Haber kapak görseli
Bilim & Teknoloji
2 dk okunma süresi
How It Works

İlaçların doğrudan hücrelere ulaştırılmasını sağlayacak moleküler makineler geliştiriliyor

Altın zerrecikleri ve moleküler makineler ilaçları ihtiyaç duyulan yere ulaştırıyor.

Ecza dolabınızda ne var? İbuprofen ve parasetamol mü? Peki ya vücudunuzdaki belirli enfeksiyonları ve hücreleri hedef alabilen nanopartikül şişeleri var mı? Bu gelecek senaryosu düşündüğünüzden çok daha yakın. Yakın zamanda nanopartiküller ve nanobotlar hastalıkları teşhis ve tedavi etme yöntemlerimizi değiştirecek. Şu anda tıptaki en büyük zorluklardan ikisi, ilaçları ihtiyaç duyulan hücrelere ulaştırmak ve bu ilaçların yanlış hücrelere giderek yan etkilere neden olmasını önlemek. Ancak 2008 yılında İsviçre ve ABD'deki bilim insanları, sadece iki nanometre çapında ve bir polimer ile kaplanmış küçük altın parçacıklarının bir insan hücresine algılanmadan nüfuz edebildiğini ve hücre zarını hasarsız bıraktığını keşfetti.

Yakın zamanda, Massachusetts Teknoloji Enstitüsündeki (MIT) araştırmacılar, sadece saf altından yapılmış olanların değil, birçok farklı nanoparçacığın kullanılabileceğini keşfettiler. Her şey neyle kaplandıklarına bağlı. İşe yarayan şey, su itici ve su çekici bileşenlerin bir karışımı olan molekül kalınlığında bir kaplamadır. Hücreler yüzeyleriyle temas eden şeyleri yutma eğilimindedir, ancak kaplamadaki bileşenlerin bu özel kombinasyonu aslında hücre duvarındaki lipidlerle (yağlar ve vitaminler) birleşir.

Kullanılan nanoparçacığın boyutu da önemli; parçacık çapı kritik boyut olan yaklaşık on nanometrenin altına düşerse hücre duvarından zararsız bir şekilde geçebilir. Bundan daha büyük bir şey hücreye zarar verir. Ancak doğru kaplama ve boyuta sahip bir nanoparçacık, ilaç yükünü serbest bırakmadan önce zarın içinden hasarsız bir şekilde geçebilir. Bu doğrudan hücreye ilaç iletimi, epilepsiden diyabete kadar bir dizi hastalığın tedavisinde kullanılabilir.

Tek tek parçacıkların yanı sıra, DNA moleküllerine bağlı olan ve nükleik asit robotları olarak bilinen moleküler makineler de ilaçların doğrudan hücrelere, hatta belki de kanser hücrelerine iletilmesini sağlamak üzere geliştiriliyor. Nanomakineler aynı zamanda modern bir ameliyat aracı olarak da öne çıkıyor.

Kanser tedavisine bir başka yaklaşım da kanserli hücrelere altın nanopartiküller enjekte etmek. Altın mükemmel bir X-ışını soğurucusu olduğundan, hücreyi X-ışınlarıyla bombardıman ederseniz, ısınır ve tehlikeli hücreyi etkili bir şekilde "pişirir". Araştırma sonuç verirse, kanser tedavisinde nanopartiküllerin ve nanomakinelerin kullanılması, doktorların kanserli dokular kadar sağlıklı dokulara da zarar verebilen tüm vücut kemoterapisinden uzaklaşmasına olanak sağlayacak. Araştırmacılar, altın nanoparçacıkları içeren kanser tedavilerinin insan deneylerinin yakın gelecekte başlayabileceğini umuyor.

Moleküler makineler vücudun belirli bölgelerini hedefleyebilecek.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo