Haber kapak görseli
Yaşam
2 dk okunma süresi
B-Mag

İnsanlar gerçekten dünyanın sonunu bekliyor mu? Yeni araştırma çarpıcı tabloyu ortaya koydu

İçeriği Paylaş

ABD ve Kanada’da yapılan geniş bir araştırma, her üç kişiden birinin dünyanın kendi yaşamı içinde sona ereceğine inandığını ortaya koydu. İnanç, yaş ve dini kimlik bu algıyı ciddi biçimde etkiliyor.

“Dünyanın sonu ne zaman gelecek?” sorusu insanlık tarihi kadar eski. Ancak Kuzey Amerika’da bu soru artık sadece uzak bir ihtimal gibi görülmüyor.

British Columbia Üniversitesi’nin yaptığı yeni bir araştırma, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da yaşayan insanların önemli bir bölümünün dünyanın sonunu kendi hayatları içinde göreceğine inandığını ortaya koydu. Araştırmaya göre bölgede yaşayan her üç kişiden biri kıyametin kendi ömrü içinde gerçekleşeceğini düşünüyor.

3400 kişiyle yapılan araştırma ilginç sonuçlar verdi

Araştırma ekibi 3400 kişiyle görüştü. Sonuçlar, kıyamet beklentisinin küçük bir grubun düşüncesi olmadığını açıkça gösterdi.

Araştırmacılar katılımcılara iklim değişikliği, nükleer savaş riski ve yapay zekâ gibi olası tehditler hakkında sorular yöneltti. İnsanların bu riskleri ne kadar büyük gördüğünü ve olası felaketleri önlemek için hangi önlemleri desteklediğini ölçtü.

Bazı seçenekler oldukça sertti. Araştırma ekibi katılımcılara şu gibi senaryoları da sordu:

  • Ülke ekonomisinin yüzde 10’unu risk yönetimine ayırmak
  • Sıkıyönetim ilan etmek
  • Mevcut toplumsal düzeni tamamen değiştirmek

Yanıtlar, insanların dünya görüşünün bu tür kararları doğrudan etkilediğini gösterdi.

Yaş ve inanç kıyamet algısını değiştiriyor

Araştırma yaş ve dini kimlik gibi faktörlerin de önemli rol oynadığını ortaya koydu.

Genel ortalamaya bakıldığında her 100 kişiden yaklaşık 29’u dünyanın kendi yaşamı içinde sona ereceğini düşünüyor. Yaş ilerledikçe bu inanç çoğu grupta azalıyor.

Ancak bazı gruplar bu eğilimin dışında kalıyor.

Evanjelik Protestanlar yaşlansa bile bu düşünceden uzaklaşmıyor. Müslüman katılımcılar arasında ise yaş arttıkça kıyamet beklentisi biraz daha yükseliyor.

Buna karşılık cinsiyet, etnik köken ve siyasi görüş gibi faktörlerin etkisi oldukça düşük kalıyor. Araştırma bu değişkenlerin etkisini yüzde 2 ile yüzde 6 arasında ölçtü.

İnsanlar felaketin nedenine göre çözüm arıyor

Araştırma başka bir noktaya da dikkat çekiyor. İnsanlar kıyametin nedenine göre farklı çözüm yollarını destekliyor.

Bir kişi yaklaşan felaketin iklim krizi gibi insan kaynaklı olduğuna inanırsa daha sert önlemleri destekleme eğilimi gösteriyor.

Ancak sonun ilahi ya da doğaüstü bir güç tarafından geleceğini düşünen kişiler büyük toplumsal değişimlere daha mesafeli yaklaşıyor.

Araştırmanın başyazarı Dr. Matthew I. Billet, bu durumun din ve kültürün geleceğe bakışımızı güçlü biçimde şekillendirdiğini gösterdiğini söylüyor.

İnsanların harekete geçmesini belirleyen dört temel faktör

Araştırma insanların harekete geçip geçmemesini etkileyen dört temel unsuru da ortaya koydu:

  • Tehdidin ne kadar yakın olduğu
  • Felaketten kimin sorumlu olduğu
  • Kişinin kendini ne kadar etkili gördüğü
  • Felaketin nasıl sonuçlar doğuracağı

Uzmanlar, aşı karşıtı hareketlerden iklim kaygısına kadar birçok tartışmanın arkasında bu tür düşünce kalıplarının bulunduğunu söylüyor.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo