Haber kapak görseli
Genel
4 dk okunma süresi
Start Up

Kentlerin Geleceğini Kuluçkada Tasarlamak

Mimarlık, yalnızca mekan tasarlamak değil insan yaşamını dönüştüren bütüncül çözümler üretmektir. Bu nedenle, teknoloji odaklı girişimcilik ekosistemi de aslında yeni nesil şehirlerin tasarım laboratuvarıdır.

Bir mimar olarak yıllar boyunca şehirleri yalnızca binaların toplamı olarak değil yaşayan ve dönüşen ekosistemler olarak gördüm. Meslek hayatımda, her yapının ardında bir kültür, bir ekonomi, bir teknoloji katmanı ve insanların günlük yaşamına dokunan sayısız hikaye olduğunu deneyimledim.

Prof. Dr. Atilla Dikbaş / İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü

Start-Up Dergisi / Eylül-Ekim-Kasım 2025

Bugün İTÜ ARI Teknokent’in genel müdürü olarak bu bakış açısını girişimcilik ekosistemine taşıyor, geleceğin şehirlerini şekillendirecek vizyoner fikirlerin doğuşuna, büyümesine ve dünyaya açılmasına tanıklık ediyorum. Çünkü şehirlerin geleceğini yalnızca mimarlar değil mühendisler, tasarımcılar, veri bilimciler, yatırımcılar ve vizyoner girişimciler birlikte inşa ediyor. Mimarlık, yalnızca mekan tasarlamak değil insan yaşamını dönüştüren bütüncül çözümler üretmektir. Bu nedenle teknoloji odaklı girişimcilik ekosistemi de aslında yeni nesil şehirlerin tasarım laboratuvarıdır.

İşte bu yüzden, şehirlerin geleceğini şekillendirecek fikirlerin nasıl doğduğunu, nasıl büyüdüğünü ve küresel ölçekte nasıl etki yarattığını anlatmak için bu yazıyı kaleme aldım. İTÜ ARI Teknokent ve İTÜ Çekirdek’te, fikirler kuluçkada filizlenir, teknolojiyle beslenir, küresel ölçekte etki yaratacak çözümlere dönüşür.

PROPTECH VE CONTECH

Gayrimenkul ve inşaat teknolojileri yani PropTech ve ConTech artık kentlerin dijital çağdaki “dili”ni oluşturuyor. Bu dil, sensörlerden akan verilerle, yapay zekanın aldığı kararlarla, dijital ikizlerin sunduğu görünürlükle konuşuyor. İnşaat teknolojileri artık yalnızca mühendislik konusu değil veri bilimi, tasarım ve insan odaklı yaklaşımların kesişim noktası.

GIRIŞIMLERIN HARITASI

Ekosistemimizdeki girişimler, geleceğin şehirlerinin yalnızca mimarisini değil işleyişini, güvenliğini ve sürdürülebilirliğini de dönüştürüyor. Her biri, kent yaşamının farklı bir “fonksiyonunu” üstlenerek bugünün sorunlarına çözüm üretirken yarının ihtiyaçlarını da öngörüyor. Önümüzdeki beş yıl, PropTech (gayrimenkul teknolojileri) ve ConTech (inşaat teknolojileri) dikeylerinin akıllı şehirler vizyonuyla bütünleşerek kentlerin dönüşümünde başat rol üstleneceği bir dönem olacak. İTÜ ARI Teknokent ve İTÜ Çekirdek ekosisteminde gözlemlediğimiz girişimcilik eğilimleri, bu alanlarda yalnızca teknolojik yeniliklerin değil enerji verimliliği, sürdürülebilirlik, güvenlik, erişilebilirlik ve dijitalleşme eksenlerinde köklü dönüşümlerin yaşanacağını gösteriyor. Bu alanları, önümüzdeki beş yıl içinde şehircilik ve inşaat teknolojilerinde en köklü değişimlerin yaşanmasını beklediğimiz stratejik dikeyler oldukları için seçtim. Mesleki deneyimimden ve ekosistemimizdeki girişimlerden edindiğim gözlemlerden yola çıkarak önümüzdeki dönemde 8 temel gelişmenin öne çıkacağını öngörüyorum:

Enerji çözümleri: Şehirlerin karbon nötr hedeflerine ulaşabilmesi için yenilenebilir kaynaklardan maksimum verim almak ve şebekeden bağımsız çözümler geliştirmek kaçınılmaz olacak. RePG Energy, ortamın nem ve ısı farkından elektrik, ısıtma, soğutma ve su üreten yüzde 100 yerli patentli teknoloji geliştiriyor. Rumitech, güneş ve rüzgar enerjisini kendi kendine yeten akıllı direklere dönüştürüyor.

Sürdürülebilirlik çözümleri: Karbon emisyonlarının raporlanması ve azaltılması artık hem regülasyon hem yatırımcı beklentisi haline geldi. Döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliği bu dikeyin temelini oluşturuyor. Some Carbon, endüstriyel karbonu deniz üzerinde yeşil yakıtlara dönüştürüyor. Carbon Smart, yapay zeka destekli karbon ayak izi yönetimi sağlıyor.

İş sağlığı ve güvenliği çözümleri: İnşaat ve endüstriyel alanlarda yapay zekayla risklerin önceden tespiti, önümüzdeki yıllarda iş kazalarının azaltılmasında en kritik faktörlerden biri olacak. Stroma Vision, kameralarla riskli durumları tespit ederek kazaları önlüyor. Pincident İSG, iş güvenliği süreçlerini uçtan uca dijitalleştiriyor.

Malzeme teknolojileri: İnşaat sektöründe atıkların dönüştürülmesi ve biyobazlı malzemelerin kullanımı, hem çevre standartları hem maliyet avantajı açısından hızla yaygınlaşacak. BİGES Kompozit, tekstil atıklarından kompozit paneller üretiyor. Harcy, tekstil atıklarından yüksek performanslı ısı yalıtım malzemeleri geliştiriyor. MYCONOM, mantar misellerinden biyobozunur kompozit malzemeler üretiyor.

Proje yönetimi teknolojileri: Dijital ikizler, bulut tabanlı planlama ve yapay zeka destekli analizler, inşaat projelerinde maliyet ve zaman kaybını minimuma indirecek. Bimcrone, dijital ikiz temelli inşaat yönetim platformu. Poder, yapay zekayla inşaat projelerinde süreç analizi ve akıllı arama özelliklerine sahip.

Risk analiz ve karar destek teknolojileri: İklim değişikliğinin getirdiği afet riskleri, altyapı yatırımlarında proaktif karar mekanizmalarını zorunlu kılacak. Sensed AI, bina ve altyapıların durumunu sürekli izliyor. Deepwise, şehir altyapılarının dijital ikizini oluşturarak arıza ve yatırım tahminlemesi yapıyor.

Tasarım ve planlama teknolojileri: Artırılmış gerçeklik, yapay zeka ve otomasyonla desteklenen tasarım süreçleri, hem hata payını hem proje sürelerini önemli ölçüde düşürecek. BIMMade, Türkiye’nin ilk 3D dijital ikiz veri tabanını kuruyor. CoBoT AI, yapay zekayla BIM süreçlerinde tasarım otomasyonu sunuyor.

Kurumsal çözümler: Sektördeki aktörlerin dijital platformlarda bir araya gelerek iş birliği yapması, tedarik zincirini ve bilgi paylaşımını güçlendirecek. Revy, gayrimenkul profesyonelleri için müşteri ilişkilerini güçlendiren bir platform. Resibu, networking, eğitim ve tedarik zincirini dijitalleştiriyor.

GELECEĞIN KENT MANIFESTOSU

Şehirleri inşa etmek, yalnızca yapı yapmak değil yaşamı tasarlamaktır. Bu yaşamı teknoloji, sürdürülebilirlik ve insan odaklı yaklaşımla şekillendiren her girişim, geleceğin kent manifestosunun bir parçası olacak. Bugün bu ekosistemde geliştirilen çözümler, önümüzdeki yıllarda şehirlerin güvenlik, sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesi standartlarını yeniden tanımlayacak. Bu dönüşüm girişimciler, yatırımcılar, kurumlar ve şehir vizyonerlerinin birlikte inşa ettiği ortak bir girişimcilik ekosistemi sayesinde mümkün olacak. Belki de en önemlisi, burada atılan her adım yalnızca bugünün sorunlarını çözmekle kalmayacak, gelecek nesillerin yaşayacağı, çalışacağı ve nefes alacağı şehirlerin hikâyesini yazacak. Bizim işimiz sadece bugünün sorunlarını çözmek değil gelecek nesillerin yaşayacağı, çalışacağı ve nefes alacağı şehirlerin hikayesini yazmak.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo