
Madeira'da sonsuz bahar
Ilıman iklimi sayesinde yıl boyunca tatil için harika bir seçenek olan Madeira, dünyanın dört bir yanından gezginleri kendine çeken eşsiz doğal güzelliklerle dolu bir ada. Atlas Okyanusu’nun kıyılarını dövdüğü Madeira Takımadaları’nın da en büyüğü.
Engebeli arazisinin ayrı bir çekicilik kattığı ada, doğa severler, macera tutkunları ya da sadece huzur arayanlar için harika bir destinasyon. Atlas Okyanusu’ndaki bu yemyeşil vahanın küçücük boyutu sizi yanıltmasın. Gezilecek o kadar çok yeri var ki bir seferde bitirmenize imkan yok. Kalan güzelliklerini de keşfetmek için mutlaka tekrar ziyaret etmek istiyorsunuz.

Avrupa'nın en manzaralı başkenti
Adanın başkenti Funchal, yemyeşil dağlara sırtını dayayan, sahne kısmında da Atlas Okyanusu bulunan doğal bir amfi tiyatroya benziyor. Rengarenk çiçeklerin açtığı muhteşem bahçelerin ortasında yer alan Funchal’ın tarihi 5 yüzyıl öncesine dayanıyor. O dönemde Portekizli yerleşimcilerin bol bol rezene (funcho) yetiştirip Funchal adını verdiği bu güneşli koy, günümüzde birinci sınıf restoranları, kafeleri, alışveriş alanlarıyla turist gemilerinin uğrak noktası. Jakaranda ağaçlarıyla dolu başkentin cazibesi tabii ki bunlarla sınırlı değil. Şehir farklı yüzyıllardan kalma güzel mimari yapılara da ev sahipliği yapıyor. Sao Pedro Kilisesi bunlardan biri.
1590 yılında yapımına başlanan ancak 18. yüzyılda tamamlanabilen kilise, azulejo fayansları ve tavan freskleriyle dikkat çekiyor. Kulesinin güzelliğini gözden kaçırmamak için biraz yukarı çıkmanız gerek. Tepesinde bir de horoz bulunan kulenin işçiliğine hayran kalıyorsunuz. Madeira’nın en zengin ailelerinden biri olan Carvalhais ailesinin konutu olarak inşa edilen Sao Pedro Sarayı da zarif dövme demir balkonları ve giriş kapısının iki yanındaki demir fenerleriyle görülmesi gereken yerler arasında. Burası adadaki en eski müze olan Funchal Doğa Tarihi Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Bahçesinde ise Aromatik ve Tıbbi Bitkiler Bahçesi bulunuyor. Şehrin simge yapılarından Sao Joao Baptista do Pico Kalesi deniz seviyesinden 111 metre yükseklikte. Korsan saldırılarına karşı inşa edilen bu 17. yüzyıl kalesi, şehrin eşsiz manzarasının keyfini çıkarabileceğiniz yerlerden. Şehir merkezinden 20 dakikalık bir yürüyüşle ulaşabileceğiniz kalenin kafesinde soluklanmayı da ihmal etmeyin. Adanın dini ve kültürel hayatında önemli bir rolü olan ve hala aktif olarak ibadet için kullanılan Se Katedrali, Manuelin tarzında (Geç Gotik ve Erken Rönesans etkileri) inşa edilmiş.

Altın yaldızlı detaylarla süslü yapının tavanı ise sedir ağacından. Funchal’ın ilk belediye binası katedralin yanındaymış. Daha sonra farklı yerlere taşınan belediye, şimdilerde avlusunda şık bir çeşme bulunan görkemli bir binada hizmet veriyor. Şehrin mimari güzellikleri arasında Baltazar Dias Belediye Tiyatrosu da var. Her detayıyla kendine has bir kişiliği olan bu yapıyı da ziyaret etmelisiniz.
Tarihi meydan, müzeler ve bahçeler
Funchal’ın en keyifli yerlerinden biri olan Praça de Colombo, adını ünlü kaşif Kristof Kolomb’dan alan tarihi bir meydan. Daracık sokaklara açılan ve çevresindeki Madeira mimarisiyle dikkat çeken bu küçücük meydanda yıl boyu halka açık etkinlikler yapılıyor. Burada bulunan şirin restoranlarda ada mutfağından nefis lezzetler de tadabiliyorsunuz. Adanın tarihini öğrenmek isterseniz Madeira Story Center en iyi adres. Burada sanal bir yolculukla zamanda geriye gitmeniz mümkün. Böylece takımadanın büyük tarihi olaylarına şahit oluyorsunuz. Özellikle çocuklar ve aileler için eğlenceli bir öğrenme deneyimi sunan müzenin terasında bir kafe ve hediyelik eşya dükkanı da var. Futbol merakınız, Portekizli futbolcu Cristiano Ronaldo’ya da hayranlığınız varsa CR7 müzesine de uğramalısınız. Ünlü futbolcunun formalarından fotoğraflarına birçok özel eşyasının sergilendiği müzenin önünde bir de bronz heykeli yer alıyor.

Adeta bir çiçek cenneti olan adanın bahçeleri ve parkları da başkentte gezilecek yerler listenizde olsun. Egzotik bitkiler ve şelalelerle dolu Monte Palace Tropikal Bahçesi, gün batımı için harika bir yer olan Santa Catarina Parkı ve 2500’den fazla bitki türüne ev sahipliği yapan Madeira Botanik Bahçesi, aralarında en iyileri.
Azulejo fayanslı yerel pazar
Funchal’ın en keyifli, en hareketli yerlerinden biri de Mercado dos Lavradores. Burası sahile ve turistik yerlere yakın bir yerel pazar. Sebzeler, meyveler, baharatlar ve balların satıldığı tezgahları, geleneksel kıyafetler giymiş çiçek satıcılarıyla gününüzü renklendiren iki katlı pazar, 1938-1940 yıllarında popüler bir mimar olan Edmundo Tavares tarafından inşa edilmiş. Portekiz’in ünlü mavi-beyaz azulejo fayanslarıyla dekore edilen yapı kendi başına bile bir ziyareti hak ediyor.

Vereda ve Levada yürüyüşleri
Başkent Funchal’ı layıkıyla gezdiyseniz adanın macera dolu aktivitelerine sıra gelmiş demektir. Vereda ve Levada yürüyüşleri bunların başında geliyor. İlk yerleşimcilerin adanın daha çok yağmur alan kuzey kesiminden güney kesimine su getirmek için inşa ettiği sulama kanallarına levada deniyor. Bu kanallar boyunca uzanan yürüyüş parkurlarına da levada yürüyüşleri. UNESCO tarafından da tanınan bir mühendislik harikası olan levadalar 804 km’den fazla. Vereda ise daha çok dağlık ve zorlu parkurları tanımlamak için kullanılan bir terim.
Daha deneyimli yürüyüşçüler için olan vereda’lar yüksek zirvelere ulaşan veya sahil şeritlerinden geçen patikalar. Bunlardan en az birine katılmadan adayı tam olarak keşfetmiş olunmuyor. Kısa ve kolay bir yürüyüş olan Levada do Alecrim’den zorlu ama nefes kesici manzaralara sahip Vereda do Areeiro’ya kadar bir sürü rota arasından kendinize uygun olanı seçip unutulmaz bir deneyim yaşayabiliyorsunuz.

Volkanik kaya havuzunda yüzmek
Okyanus tabanından 6,5 km yüksekte, büyük bir su altı yanardağının tepesinde yer alan adanın volkanik kaya oluşumlarıyla şekillenmiş doğal yüzme havuzlarında yüzmeden adadan ayrılırsanız çok şey kaçırırsınız. Bu nedenle Funchal’dan 1,5 saatlik bol manzaralı bir sürüşle ulaşılan Porto Moniz de Madeira gezilerinin en önemli duraklarından. Burada bulunan ve Porto Moniz Doğal Havuzları olarak bilinen havuzlar, gerçekten de tamamen doğal bir yapıya sahip.
Havuzların suyu bile okyanus dalgalarıyla yenileniyor. Dalgalardan korunaklı alanları olduğu için çocuklar için de güvenliler. Porto Moniz sadece bu havuzlardan ibaret değil elbette. Sahil yolunda keyifli bir yürüyüş yaptıktan sonra deniz ürünleri restoranlarında leziz yemekler yiyebiliyorsunuz. İlla kumlu bir plaj arıyorsanız, o da var. Hatta kumları siyah olanlar bile. Doğayla iç içe olan Prainha de Caniçal, yemyeşil dağlarla çevrili Seixal ve özellikle sörfçülerin tercih ettiği Laje Plajı, plaj keyfi için en iyi seçenekler arasında. Madeira’nın küçük kız kardeşi Porto Santo adasına da geçebilirsiniz. Feribotla kolayca ulaşabileceğiniz ada, 8 km’lik mükemmel bir kıyı şeridine sahip.

Cabo Girao Uçurumu
Teraslar ve derin uçurumlardan oluşan ada coğrafyasının en ünlü doğal güzelliklerinden biri olan Cabo Girao, Avrupa’nın en yüksek deniz kenarı uçurumlarından biri. 580 metreye ulaşan yüksekliğiyle nefes kesici bir manzara sunan Cabo Girao’nun cam tabanlı bir seyir platformu da var. Yükseklik korkunuz yoksa cam yüzeyin üzerinde durmak nefes kesici bir deneyim. Burası özellikle gün batımı saatlerinde büyüleyici bir manzaraya sahip oluyor. Funchal, Camara de Lobos ve Atlas Okyanusu’nu görebiliyorsunuz. Manzara yeterince nefesimi kesmedi derseniz yamaç paraşütü imkanı da var.

Gerçek bir meydan okuma
Madeira’da yapılacak en iyi şeylerden biri de hiç şüphesiz Pico do Arieiro ve Pico Ruivo arasındaki yürüyüş. Adanın en yüksek 2 noktası arasındaki bu rota, dağlık manzaraları ve bulutların üzerinde uzanan patikaları ile ünlü. Parkur gidiş dönüş yaklaşık 11 km. 4-6 saat arasında tamamlayabileceğiniz yolda derin vadiler, sarp kayalıklar size eşlik ediyor. Birkaç tünelden de geçiyorsunuz. Özellikle yolun son kısmına doğru dik merdivenler ve kesin eğimler olduğu için biraz zorlu bir parkur. Ancak zirveye ulaştığınızda tüm yorgunluğunuza değen muhteşem bir manzara sizi bekliyor.
Santana'nın renkli evleri
Üçgen çatılı geleneksel Madeira evleriyle ilgi çeken bu köy, adanın kültürel mirasını görmek için ziyaret edilecek en güzel yerlerden biri. Geçmişte adanın kırsal kesiminde yaygın olan bu rengarenk, sazdan evlerden bazıları turistik amaçlarla hala korunuyor. Bazılarının içinde hediyelik eşya dükkanları da var. Santana’ya kadar gelmişken Madeira Tematik Parkı’nı da gezin. Bu açık hava müzesinde adanın geleneksel el sanatları ve endemik bitkileri hakkında bilgi edinebilir, doğasını ve volkan oluşumlarını anlatan kısa filmleri izleyebilirsiniz. Parktaki gölette kısa turlar yapan geleneksel Madeira teknelerine binmeyi de ihmal etmeyin.

Dar sokaklarda çılgın yolculuk
Madeira’nın en neşeli aktivitesi ise ahşap kızakla yokuş aşağı kaymak. Bu eğlenceye Monte Toboggan deniyor. Eskiden adalılar bu kızakları Monte’den Funchal’a hızlı bir şekilde gitmek için bir ulaşım aracı olarak kullanıyorlarmış. Şimdi ise kızakla kaymak turistik bir eğlence. Yaklaşık 2 km süren bu yolculukta kayarak saatte 50 km hız yapıyorsunuz. Adrenaline doymayanlar bu aktiviteyi de es geçmemeli.
Yazı: Ayşe Ece Aktürk












