Haber kapak görseli
Genel
5 dk okunma süresi
Tempo Travel

Masalsı bir güzellik: Kopenhag

Birinci sınıf müzelere, bol yeşil alanlara ve rengarenk evlerin sıralandığı masalsı güzellikte sokaklara sahip Kopenhag’ı yürüyerek ya da bisikletle keşfedebilirsiniz.

Kopenhag, hem tarihi hem de modern bir dokuya sahip. Bu şehri keşfetmek çok keyifli.

Kanallarına, sade mimarisine, gurme restoranlarına, birbirinden keyifli müzeleri ve sanat galerilerine hayran kalacağınız bir şehir.

İskandinavya’nın en havalı şehirlerinden biri olan Kopenhag, hem tarihi hem de modern bir dokuya sahip. Kökeni yaklaşık 10. yüzyıla dayanan, başlangıçta küçük bir balıkçı köyü olan şehir, günümüzde yaşam kalitesi ve sürdürülebilir şehircilik anlayışıyla ideal şehir olarak tanımlanıyor. Kanallarına, sade mimarisine, gurme restoranlarına, birbirinden keyifli müzeleri ve sanat galerilerine hayran kalacağınız Kopenhag’ı keşfetmek için en ideal yol ise yürümek ya da bisiklete binmek.

Metro, tren ve otobüsü de kolaylıkla kullanabilirsiniz ama yürüyerek her an şehrin farklı bir detayını yakalama şansınız çok daha fazla. Tercihiniz ne olursa olsun bu turist canlısı şehirdeki en iyi deneyimlere yönelik rehberimiz şehirdeki vaktinizi verimli bir şekilde geçirmenize yardımcı olacak.

• Şeker rengindeki tarihi binaları ve hareketli atmosferiyle şehrin en popüler yerlerinden biri olan Nyhavn, uğrayacağınız yerlerin başında olsun. Kopenhag kartpostallarını süsleyen bu liman bölgesi, sahil şeridinde gezinmeye, kafelerinde vakit geçirmeye ve fotoğraf çekmeye doyamayacağınız bir yer. Danimarkalı yazar Hans Christian Andersen de uzun yıllar Nyhavn’da yaşamış ve birçok masalını burada kaleme almış. Limana doğru biraz yürüseniz yazarın ünlü masalından esinlenerek yapılmış Küçük Deniz Kızı heykelini göreceksiniz. Kanalın içine kadar girdiği bu bölgeden kalkan teknelerle birkaç saatlik bir Kopenhag turu da yapabilirsiniz.

• Kopenhag’ın masalsı yüzü Tivoli Bahçeleri, dünyanın en eski eğlence parklarından. 1843 yılında açılan ve Disneyland’e ilham kaynağı olduğu söylenen parkta, atlı karıncadan hız trenlerine, konserlerden tiyatro gösterilerine kadar her zevke göre birçok eğlence bulunuyor. Yürüyüş yapılabilecek romantik bahçelerin, göletlerin de yer aldığı Tivoli Bahçeleri, Kopenhag ziyaretlerinin olmazsa olmazı.

• Tarihi yapılar, meydanlar ve çeşmelerle dolu Strøget Caddesi, yaklaşık 1,1 km’lik uzunluğuyla dünyanın en uzun yaya caddelerinden. İskandinav modasının zarafetini keşfedeceğiniz butikler, nefis tatlar deneyimleyebileceğiniz restoranlar, eğlenceli performanslar sergileyen sokak sanatçıları ve Guinness Dünya Rekorları Müzesi’yle bu cadde tam bir cazibe merkezi. • Havanın açık olduğu bir gün Strøget Caddesi’nin birkaç sokak ilerisinde bulunan Rundetaam adlı tarihi gözlem kulesine tırmanın. 34,8 metre yüksekliğindeki kuleden tüm şehri görmeniz mümkün.

• Zengin bir kraliyet geçmişine sahip Danimarka’nın başkentinde, Danimarka Parlamentosu, Başbakanlık Ofisi ve Yüksek Mahkeme’ye ev sahipliği yapan Christiansborg Sarayı, mimari güzelliğiyle görülmeye değer ve kraliyet ailesinin kışlık konutu olan Amalienborg Sarayı, kraliyet mücevherleri ve taç hazinesi ile ünlü olan Rosenborg Kalesi de görülmesi gereken yerler arasında. Kombine giriş biletiyle üçünü de gezebilirsiniz. Rosenborg Kalesi’nin içinde konumlandığı Kraliyet Bahçesi (Kongens Have) ise yürüyüş, piknik ve dinlenme için halka açık. Burası Kopenhag’ın en sevilen yeşil alanı.

• Rosenborg Kalesi’ne gelmişken hemen yanında yer alan Botanik Bahçesi’ni (Botanisk Have) de dolaşın. Bahçe yaklaşık yaklaşık 10 hektara yayılıyor. 1874 yılında Viktoryen tarzında yapılmış bir sera olan Palmehuset ile dağ iklimine özgü bitkilerin bulunduğu Alp Bahçesi ise buranın mutlaka görülmesi gereken kısımları.

• Birinci sınıf müzelere ev sahipliği yapan şehirde ilgi alanınıza uygun birkaç müze mutlaka bulacaksınız. 14.000 yılı aşkın bir geçmişi kapsayan nefes kesici bir koleksiyon görmek için Ulusal Müze’yi ziyaret edebilirsiniz. Germen Demir Çağı’na tarihlenen Altın Boynuzlar, Tunç Çağı’ndan kalma Güneş Arabası, Viking Büyücü Sergisi bu müzede görecekleriniz arasında. Şehrin farklı dönemlerine ait günlük yaşam öğeleri ve tarihi olaylar hakkında bilgi edinmek istiyorsanız Kopenhag Müzesi’ne, Antik Mısır, Yunan ve Roma eserlerinin yanı sıra 19. yüzyıl Fransız ve Danimarka sanatını görmek istiyorsanız da Yeni Carlsberg Heykel Müzesi’ne gidin. Modern tasarım peşindeyseniz adresiniz Danimarka Tasarım Müzesi olmalı. Müzenin yanında kentin göz kamaştırıcı mermer kilisesi Marmorkirken yer alıyor.

• Granit ve cam kaplı ek binası Siyah Elmas ile dikkat çeken Kraliyet Kütüphanesi ve 32 metre öne doğru uzanan çelik çatısıyla dikkat çeken Opera Binası’nı da listenize ekleyin. Modern mimarinin ikonik örnekleri olan bu yapılar şehrin kültürel yüzünün iki önemli simgesi. • Çılgın konutlar, rengarenk grafitiler, el yapımı ürünler satan dükkanlar görmek için 1971 yılında bir grup hippi, sanatçı ve aktivist tarafından kurulan Christiania Özgür Şehri’ne (Fristaden Christiania) gidin. Şehrin doğusunda yer alan bu yarı özerk bölge, Kopenhag’ın en sıra dışı kısmı.

• Şehrin gastronomi kültürünü keşfetmek için Torvehallerne Market’e uğrayın. 60’a yakın tezgahın bulunduğu pazar, meyveden Danimarka çöreklerine, şarküteri ürünlerinden çikolatalara iştah kabartan ürünlerle dolu. Oturma alanlarının da bulunduğu pazara aç gidip leziz ürünlerin keyfini çıkarın.

• Kopenhag sadece Danimarka’nın değil, dünyanın da en önemli gastronomi merkezlerinden biri. Burada sokak lezzetlerinden Michelin yıldızlı restoranlara kadar pek çok seçenek sizi bekliyor. Çavdar ekmeği üzerine birbirinden nefis malzemelerle hazırlanan açık sandviçlerini (smørrebrød) ve patatesle servis edilen balık köftelerini (fiskefrikadeller) tatmayı ihmal etmeyin.

Hardallı ve soğanlı kırmızı sosislerini (rod polse) şehirdeki sosis arabalarından birinden alın. Tarçınlı çöreklerini (kanelsnegl) gördüğünüz yerde durup yanına da bir kahve ısmarlayarak bu güzel şehirde olmanın keyfini çıkarın.

Yazar: Ayşe Ece Aktürk

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo