
Yeşil ve mavinin izinde: Batı Karadeniz'in rotaları
Horma Kanyonu: Kastamonu
Horma Kanyonu’nda yürürken milyonlarca yılda şekillenmiş kayaların arasında, doğanın muhteşemliğini hissederek ilerliyorsunuz. Kendine özgü bitki örtüsü, kayalık duvarlar ve bunlara eşlik eden ırmak size adeta başka bir dünyadaymışsınız hissi veriyor.

800 metreye varan derinliğiyle dünyanın en derin ikinci kanyonlarından biri olan Horma, yılın her mevsimi ziyaretçilerini farklı bir güzellikle karşılıyor. Kanyon boyunca uzanan yaklaşık üç kilometrelik ahşap yürüyüş yolu, hem güvenli hem de manzaranın keyfini doyasıya çıkarmanız için tasarlanmış. Yolun sonunda ise serin sularıyla Ilıca Şelalesi ve doğal havuzu sizi karşılıyor ve dinlenmek, yüzmek ya da sadece bu manzarayı izlemek için mükemmel bir durak oluyor.
İnceburun: Sinop
Coğrafya kitaplarından “Türkiye’nin en kuzey noktası” olarak hatırladığımız İnceburun, sadece bu özelliğiyle değil, sunduğu manzaralarla da mutlaka görülmesi gereken bir yer. Karadeniz’in ufka uzanan maviliği gün boyunca renk değiştirirken, özellikle gün batımında denizin üzerinde oluşan renk oyunları nefes kesici bir görüntü sunuyor. 1863 yılından bu yana ayakta duran deniz feneri ise bölgenin simgelerinden biri. Volkanik kayalıklar üzerine kurulu bu fener, beş kuşaktır Çilesiz ailesi tarafından işletiliyor.
Feneri başlangıç noktası olarak alıp, çevredeki Hamsilos, Bozburun ve Sarıkum gibi noktalara uzanan trekking rotalarını keşfetmek de mümkün. Hem manzara hem de doğayla baş başa kalmak isteyenler için unutulmaz bir rota.

Güzelcehisar Lav Sütunları: Bartın
Dünyada sadece dört yerde bulunan lav sütunlarının en güzel hallerinden birini Batı Karadeniz’de görebileceğinizi biliyor muydunuz? Volkanik patlamalar sonucu, 80 milyon yıl önce oluştuğu tahmin edilen sütunlar Bartın’ın Güzelcehisar köyü kıyılarında yer alıyor. Çapları değişen, beşgen şeklinde dizilmiş bu doğal oluşumlar, sahil boyunca yaklaşık 1 kilometre uzanıyor. Lav sütunlarının hemen yanında yürüyüş yapabileceğiniz bir iskele de bulunuyor. Bartın şehir merkezine araç sürüşü ile 15 dakika mesafede bulunan bu coğrafya harikasını günübirlik bir gezi ile görmek mümkün.


Tatlıca Şelaleleri: Sinop
Her tarafını yemyeşil ağaçların donattığı bir coğrafyada, içerisine çok sayıda şelalenin gizlendiği, size sadece kuş ve su seslerini dinlemenin düştüğü bir yer Tatlıca Şelaleri. Mükemmel bir doğa parkuru sunan Tatlıca Şelaleri’nde 28 farklı şelale bulunuyor. Tabiat parkına girdikten sonra şelaleleri gösteren parkuru devam ederek yürümeniz gerekiyor. Yol boyunca da farklı farklı şelaleleri, doğal havuzları görüyorsunuz. Hem ahşap parkur hem de patika yol üzerinden ilerlendiği için ayakkabılarınızın rahat olması önemli bir detay.

Amasra Bartın
Tarihiyle, doğasıyla ve sıcak atmosferiyle Amasra, yolunuzu mutlaka düşürmeniz gereken bir Karadeniz kasabası. Dar sokaklarında yürürken geçmişin izleriyle bugünün huzuru iç içe geçiyor. Sahil boyunca oturup denizin kokusunu içinize çekmek, Amasra’nın dinginliğini hissetmenin en güzel yollarından biri.

Romalılardan günümüze ulaşan Amasra Kalesi’ni gezmek, kaleyi Boztepe’ye bağlayan tarihi Kemere Köprüsü’nden geçmek, yol üstünde Çekiciler Çarşısı’na uğrayıp el emeği ahşap oymaları incelemek Amasra’yı yaşamanın adeta yazılı olmayan kuralları. Yaz aylarında Küçük Liman ya da Büyük Liman plajında denize girmekse günün en keyifli molası olabilir.
Yazar: Kübra Haniç İnce












