
Aleyna Solaker kendi yolunda, kendi ritminde
Yayın Yönetim Danışmanı: Ferhan Kaya
Yayın Yönetmeni: Deran Çetinsaraç
Röportaj: Elif Gürsoy
Fotoğraf: Murat Sargın
Styling: Tülin Demir Styling asistanı: Jasmine Berkis
Makyaj: Hamiyet Akpınar Saç: Akın Ünal Saç asistanı: Görkem Gürer
Makyaj asistanı: Fatemeh Rahimi
Fotoğraf asistanı: Zehra Sargın
Menajerlik ajansı: UK İletişim PR ve iletişim: Şefkat Peker
Video: Ahmet Taymi Genel Video asistanı: Turan Böcek
Bazen hayatın en yoğun dönemleri, aynı zamanda en çok kendini keşfettiğin zamanlar olur. Aleyna Solaker için de tam olarak böyle bir süreçten söz etmek mümkün. Set temposu, yeni projeler ve büyüyen bir kariyerin ortasında o hala kendini “keşif halinde bir genç kız” olarak tanımlıyor. Bu samimiyet, onun hikayesini daha da gerçek kılıyor. Kamera karşısında ilk heyecanını hala hatırlayan, hayallerindeki rolün karanlık ve kırılgan yanlarını merak eden Solaker, bir yandan yoğun çalışma temposuyla ilerlerken diğer yandan sporla kurduğu yeni ilişkiyi, zihnini susturduğu mutfak anlarını ve hayatını yaz gibi hissettiren bu dönemi anlatıyor.

Şu sıralar nasılsın? Kendinle ilgili bu aralar geçirdiğin dönemi nasıl tanımlarsın?
İyiyim gerçekten. Diziden dolayı çok yoğunum ama çok mutluyum. Çünkü insan kendi istediği şeyleri yaptığında çok yoğun da olsa, bu seni motive ediyor ve daha çok çalışmak istiyorsun. Kendime daha az vakit ayırdığım bir dönem ama bunun da dengesini artık sağladığımı düşünüyorum. O yüzden keyifli diyebilirim.
Aynaya baktığında kimi görüyorsun? Mesela bir oyuncu mu, bir kadın mı, yoksa hala keşif halinde bir genç kız mı?
Kesinlikle hala keşif halinde olan bir genç kız diyebilirim. Çünkü kendimi hala kadın olarak göremiyorum. İçim zaten hiç öyle değil bence.
Kamera karşısında ilk kez kendini gerçekten “ait” hissettiğin an hangisiydi?
“Kırgın Çiçekler” zamanında başarı elde ettiğimizde ekip ve oyuncu arkadaşlarımızla çok mutlu olduğumuz anlar vardı. Ama ilk an ve ilk sahnelerimiz benim için hem en çok özel olan hem de çok mutlu olduğum, “Gerçekten bunu istiyorum ve buraya aitim” dediğim andı.

“Güller ve Günahlar” dizisi senin kariyerinde nasıl bir kırılma ya da sıçrama noktası olabilir?
Azra karakteri ilk geldiğinde onun içinde olmak çok istemiştim ve bunun için gerçekten çok mutluyum. Dizimiz başarılı ilerlediği için bunun bana tabii ki artısı oldu ve beni çok mutlu ediyor. Ekibi, yönetmenlerimizi ve oyuncu arkadaşlarımı da çok seviyorum; onların da çok büyük katkısı olduğunu düşünüyorum.
Hayalindeki rol nasıl bir karakter? Güçlü mü, kırılgan mı, karanlık mı? Onu nasıl tarif edersin?
Çok ama çok oynamak istediğim roller var ama bu saydığınız üç özelliğin de aynı anda olduğu bir rolü oynamak isterdim. Karanlık tarafının ne olduğu önemli ama biraz daha dram tarafı ağır bir rol için ise çok heyecanlanırdım.
Hayatının şu dönemine bir mevsim adı versen hangisi olurdu? Neden?
Yaz demek istiyorum. Hem yoğun geçiyor, hem çok eğlenceli, hem de kendimi iyi hissettiğim bir dönemdeyim.

Bir gün boyunca telefonun olmasa, günü nasıl geçirirdin?
Ben maalesef çok telefona bakan biriyim. Instagram olsun, senaryo okumak olsun, oyun oynamak vs. Ama aklıma ilk gelen şey mutfakta vakit geçirmek olurdu. Çünkü yemek yapmayı ve sunmayı çok seviyorum. Bana terapi gibi geliyor, hiçbir şey düşünmüyorum ve zamanın nasıl geçtiğini de anlamıyorum.
Hayatında “bıraktığımda hafifledim” dediğin bir alışkanlık ya da düşünce oldu mu?
Alışkanlık olarak bilmiyorum ama düşünce demişken ben çok ama çok düşünen biriyim. Takarım, üzülürüm, haftalarca aynı şeyi bile düşünebilirim. Bunu azaltmaya çalışıyorum elimden geldiğince. Bazen başarılı olabiliyorum bazen de pek yapamıyorum ama bu kesinlikle çözmek istediğim bir durum.
Ruhun yorulduğunda bedenin sana nasıl sinyal verir? Bu sinyalleri artık daha iyi okuyabiliyor musun?
Tabii ki yaşım ilerledikçe daha iyi anlıyorum diyebilirim. Ona göre direkt müdahale etmeye çalışıyorum. Artık çok daha iyi kontrol edebildiğim için mutluyum.

Sporla aran nasıl? Sana en iyi gelen egzersiz türü hangisi ve neden?
Benim sporla aram açıkçası hiç iyi değildi. Hep çok büyük bir arzuyla başlayıp sonra çok kısa zamanda bırakıyordum. Genelde de hep pilates yaptım. Şimdi fitness’a başladım ve çok keyif aldım. Düzenli gidiyorum ve bırakmayı da düşünmüyorum. Bana çok iyi geldiğini de anladım, o yüzden devam.
Aynada gördüğün değişim mi seni motive eder, yoksa hissettiğin güç mü?
İkisi de mutlu eder. Çünkü değişimle ilgili bir şeyler yapıyorsam, spor gibi, tabii ki bunu görüp sonuç almak isterim. Bu beni daha da bağlar ve mutlu eder. Hissettiğim güce gelirsek hayatımda kafama koyduğum, hayalini gerçekleştirdiğim şeyleri başarıp yapmak da ayrı bir motivasyon. Bu da yoluma devam edip yapmak istediklerimi özgüvenle gerçekleştirmeme yardımcı oluyor.
Güzellik senin için bir sonuç mu, yoksa bir hal mi? Kendini en güzel hissettiğin an nasıl bir an?
Bazı anlar moduma göre çok değişiyor güzel hissettiğim zamanlar. Ama açıkçası bir şeyler başardığımda ya da bir iyilik yaptığımda, iyi bir sonuç aldığım şeyler yaşadığımda kendimi daha güçlü hissediyorum. Bu yüzden de daha özgüvenli olabiliyorum.












