Haber kapak görseli
Genel
2 dk okunma süresi
Pozitif

Binlerce yıllık şifa kaynağı termal suların bilimsel etkileri

Ülkemizin rezerv bakımından hayli zengin olduğu termal sular, sağlık ve güzellik kaynağı olarak yüzyıllardır insanlığa hizmet ediyor.

Roma İmparatorluğu döneminde kaplıcaların ismi olan thermae, Latince’de sıcak anlamına geliyor. Türkçe’de ise ılıca ve kaplıca kelimeleri kullanılıyor. Termalin Türkçesinin aslında ılıca olduğunu, kaplıcanın da kapalı ılıcadan türediğini belirten Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Uzmanı Prof. Dr. Müfit Zeki Karagülle, “Tesis yapılmış sıcak su bölgesine de kaplıca deniyor. Termalin tarihi insanlık tarihi kadar eski ve insanlık var olduğu sürece yaşayacak. İnsanoğlu gezegenimizde yaşamını sürdürebildiği sürece var olacak termal geleneği; bir tıbbi disiplin, sağlığı koruma yöntemi. Termal su, yeraltından sıcak çıkan su anlamını taşıyor. Bilimsel olarak eğer bir su yeraltından 20 derecenin üzerinde çıkıyorsa bu suya termal su deniyor” diyor.

Ağrı kesici özelliğe sahip

Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) tarafından verilen Sürdürülebilir Turizm Sertifikası sahibi olan NG AFYON’da geçtiğimiz aylarda düzenlenen “Termal Weekend” etkinliğinde bir araya geldiğimiz Prof. Dr. Karagülle, termal suların en iyi bilinen ve kanıtlanmış özelliklerinden birinin ağrıyı azaltmak olduğuna dikkat çekiyor: “Tıp öğrencileriyle bir çalışma yaptık. Bir grup 38 derecede, bir grup 40 derecede termal suyla, üçüncü grup ise çeşme suyu ile banyoya girdi. Yaptığımız bu araştırmada birçok parametreye baktık ve aradaki farkları araştırarak, ağrı eşiğini ölçtük. Sadece termomineralli suya giren deneklerdeki ağrı eşiği yükseldi yani ağrıya duyguları azaldı. Çeşme suyu ile banyo yapan deneklerde ise aynı etki görülmedi.”

Termalin tarihi insanlık kadar eski Ülkemizin rezerv bakımından hayli zengin olduğu termal sular, sağlık ve güzellik kaynağı olarak yüzyıllardır insanlığa hizmet ediyor.

Termal suların en yaygın kullanım şekli banyo. Banyo yani suya girmenin dışında içme ve soluma yoluyla da termal sulardan faydalanılıyor. İçine girildiğinde suyun sadece minerallerinin değil; hidrostatik basıncı, sıcaklığı, kaldırma kuvveti ve viskozitesinin de etki ettiğini söyleyen Prof. Dr. Karagülle, “Suya girmenin insan üzerinde muazzam etkisi var. Hidrostatik basınç, suyun vücudumuzun her noktasını sarmasını sağlıyor. Bedenin kan dolaşım sistemini tamamen değiştiriyor. Kan, vücudun uç kısmından merkeze, akciğerlere dönüyor. Akciğerdeki oksijeni azalmış kanın oksijenlenmesi güçleniyor. Kalbin bir atımda gönderdiği kan miktarı yüzde 130 artıyor. Suyun viskozitesi ise dirence karşı egzersiz olanağı sunuyor ve kasların daha kolay hareket etmesini sağlıyor” diyor.

Anadolu topraklarının termomineral sular ve çamurlar açısından zengin olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Zeki Karagülle, NG Afyon’un termal suyunun yüksek silisyum içeriğiyle ön plana çıktığını da sözlerine ekliyor.

Termomineral sular, gençleşmeye de etki ediyor. Öyle ki Kleopatra’nın güzelliğinin sırrının mineral sular olduğu iddia ediliyor.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo