Haber kapak görseli
Genel
4 dk okunma süresi
HELLO!

Bytelli kurucusu Ceyda Telli: “Mücevher benim için bir ustalık geleneği”

İçeriği Paylaş

Köklü kuyumculuk geleneğini çağdaş bir tasarım disipliniyle yeniden ele alan bir mücevher markası Bytelli. Efes Kuyumculuk’un yıllara dayanan zanaat birikimi ile tasarımcı Ceyda Telli’nin estetik yaklaşımı, markanın yaratıcı omurgasını oluşturuyor.

Yazı: Sinem Kın

Ceyda Telli için mücevher bir aksesuar kategorisi değil, anlam taşıyan bir form. Tasarımları geçici trendlerden değil, kalıcı duygusal temalardan besleniyor. Bu yaklaşım da kurucusu oldu Bytelli’yi, gündelik kullanım ile özel an arasındaki sınırı yumuşatan, zamansız bir konuma yerleştiriyor. O da zaten tam olarak aynı şeyi söylüyor: “Zamansızlık her şeydir...”

HELLO!: Bytelli çok yeni bir marka. Önce doğuş hikayesini sizden dinleyebilir miyiz? Mücevher tasarımına ilk ilginiz ne zaman başladı?

Ceyda Telli: Mücevher aslında benim için hiçbir zaman ‘sonradan seçilmiş’ bir alan olmadı. Çocukluğumdan beri hayatımın içindeydi. Atölyelerde vakit geçirmek, ustaların ellerini izlemek, taşların nasıl kesildiğini görmek... Bunların hepsi gündelik hayatımın bir parçasıydı. Ama tasarım tarafına bilinçli olarak yaklaşmam Milano’da eğitim aldığım yıllarda oldu. Orada mücevhere bir ifade biçimi olarak bakmayı öğrendim. Bytelli de aslında bu iki dünyanın birleşiminden doğdu; aileden gelen güçlü zanaat bilgisi ve benim daha çağdaş, daha kişisel bir tasarım dili kurma isteğim.

HELLO!: Milano’daki Istituto Marangoni eğitiminiz tasarım yaklaşımınızı nasıl dönüştürdü?

C. Telli: Milano bana perspektif ve özgürlük kazandırdı. Mücevherin modayla, sanatla, mimariyle ve hatta gündelik hayatla nasıl konuşabildiğini gördüm. Mücevherin bir fikir taşıyabilen, bir duygu anlatabilen değerli bir obje olduğunu daha iyi özümsedim. Döndüğümde mücevherle ilgili bildiğim birçok kalıp kafamda değişmişti. Tasarımlarıma daha kavramsal yaklaşmaya başladım; sembol, hikaye ve duygu benim için çok daha önemli hale geldi.

HELLO!: Köklü bir İzmirli mücevher ailesinden geliyorsunuz. Bu miras sizi nasıl şekillendirdi?

C. Telli: Mücevheri bir ustalık geleneği olarak görerek büyümek en büyük şansım oldu. Babam Halil Telli ve Efes Kuyumculuk sayesinde çok küçük yaşlardan itibaren atölyede ustalarla yan yana olma fırsatını yakaladım. Taşın nasıl tutulacağını, altının nasıl işleneceğini, bir parçanın sabırla nasıl mükemmelleştirildiğini görmek tasarım anlayışımı çok etkiledi. Çünkü mücevherde fikir kadar üretim bilgisi de çok önemli. Bugün Bytelli’de ortaya çıkardığımız her parça, o ustalık geleneğinin izlerini taşıyor.

HELLO!: Tasarımlarınızda duygu çok ön planda. Mücevher sizin için ne ifade ediyor? Koleksiyondaki en kişisel parçanız hangisi?

C. Telli: Mücevheri aslında bir tür anı nesnesi olarak da görüyorum. İnsanlar çoğu zaman hayatlarındaki önemli bir şeyi, bir ilişkiyi, bir başlangıcı, bir anı temsil ettiği için taşırlar mücevherleri. Bu yüzden tasarımlarımda duygu her zaman önemli bir katman. Koleksiyondaki en kişisel parçalardan biri benim için ‘Love Bomb’. Kalp çok tanıdık bir sembol ama Bytelli ve Efes olarak, biz onu biraz daha güçlü, hatta patlayıcı bir enerjiyle yorumladık. Aşkın dönüştürücü ve sarsıcı bir güç olduğunun altını çizmek istedim.

HELLO!: Bytelli kadını sizce nasıl bir kadın?

C. Telli: Bytelli kadını güçlü, özgüvenli, kendi tarzına hakim; fakat bunu göstermek için çok çaba harcamayan biri. Kendi stilini bilen, seçimlerini kendisi yapan ve mücevheri kişisel ifadesinin bir parçası olarak gören bir kadın. Bence en önemli özelliklerinden biri de özgünlük. Bu parçaları seçen biri genellikle trendlerin peşinden koşan biri değil; kendi hikayesine, stiline uygun olanı seçen biridir.

HELLO!: Kendi stilinizle markanız nasıl örtüşüyor?

C. Telli: Modayı seviyorum ama onun kurallarına çok sadık biri değilim. Trendleri takip etmekten çok onları izlemek hoşuma gidiyor; biraz uzaktan, biraz eğlenerek. Bir şey bana iyi hissettiriyorsa giyerim. Bir gün incilerle çok klasik olabilirim, ertesi gün spor bir ceketle tamamen başka bir şeye dönüşebilir. Bu özgürlük duygusu aslında markamın da ruhunda var. Mücevher benim için bir ‘tamamlama’ parçasından çok, bir görünümün ana hikayesi gibi. O yüzden stilim de Bytelli gibi; oldukça sezgisel, biraz oyuncu ve en çok da içimden geldiği gibi.

HELLO!: Sembol kullanımı (kalp, bağ, iz) sizin için nasıl bir anlam taşıyor?

C. Telli: Semboller aslında insanlığın ortak dili. Bir kalbi ya da bir bağı gördüğümüzde çoğumuz benzer duyguları hissedebiliyoruz. Ben bu sembolleri mümkün olduğunca sade ama güçlü yorumlamaya çalışıyorum. Çok açık olmadan, biraz açık uçlu bırakmayı seviyorum. Çünkü mücevherin anlamı aslında onu taşıyan kişiyle tamamlanıyor. Ufak bir yol gösteriyorum diyebiliriz sadece.

HELLO!: Zamansızlık kavramını nasıl yorumluyorsunuz?

C. Telli: Ben zamansızlığı trendlerden bağımsız bir tasarım dili olarak görüyorum. Bir parça bugün de anlamlı olmalı, 20 yıl sonra da. Bunun yolu da bana kalırsa, formu mümkün olduğunca net tutmak, dönemsel detaylara çok düşmemek. Ve zamansızlık benim için aynı zamanda kaliteli üretim de demek. İyi yapılmış bir mücevher zaten zamana ve getirdiği geçici her şeye dayanır. Zamansızlık her şey demek.

HELLO!: Tasarladığınız bir parçanın üretim sürecinde sizi en çok heyecanlandıran aşama hangisi?

C. Telli: En sihirli an, tasarımın ilk kez hayat bulduğu an. Çizimde gördüğünüz bir formun, ustanın elinde yavaş yavaş gerçek bir objeye dönüşmesi inanılmaz heyecan verici bir süreç. O noktada tasarım sadece bir fikir olmaktan çıkıp somut bir şeye dönüşüyor. Dönüşen parçaları da insanların üzerinde görmek özellikle tarifi imkansız bir duygu.

HELLO!: Koleksiyonlar arasında manifestonuzu temsil eden parça hangisi?

C. Telli: Birini diğerinden ayırmam imkansız. Öyle ki, köklere yöneldiğim ‘Legacy Arcana’ da özgürlüğü ve minimal formu sahiplendiğim ‘Thunderbird’ de sevginin ve aşkın, dünyadaki yegane önemli şeyin altını çizen son koleksiyonum ‘Love Hurts’ de benim ve markamın manifestosu gibi. Özellikle ‘Love Hurts’teki kalpler gerek formları gerek kullanış alanlarıyla son derece yenilikçi ve mücevhere getirilen yeni, genç bir yorum niteliğindedir.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo