Haber kapak görseli
Genel
5 dk okunma süresi
Mindfulness

Çocuklarda mindfulness: Ne kazandırır, nasıl destekler?

İçeriği Paylaş

Yetişkinlerde yürütülen çalışmaların olumlu etkileri, çocuklarla yapılan uygulamaların da yolunu açtı ve çocuklarda mindfulness yaygınlaşmaya başladı. Doğaları gereği mindful olan çocukların bu özelliğinin kalıcılığını sağlamak için alışkanlığa dönüşmesi çok önemli…

Yazı: Prof. Dr. Bilge Uzun

Sizde de olur mu bilmem, aynı anda birden fazla iş yapıp zaman kazanma yanılsaması. Modern hayata uyum sağlama döngüsü bunun adı. Yemek yerken e-postalarımızı yanıtlarız örneğin; fonda bir müziğin tınısı da varsa, oh değme keyfime! Yürürken ya da araba kullanırken telefonda konuşuruz, bir süredir ertelediğimiz görüşmeleri de bu vesileyle aradan çıkarmışızdır. Nasıl yönetiyoruz zamanı ama! Öyle ya, aynı anda ne kadar çok şey yapabilirsek o kadar becerikliyizdir.

Ya da öyle olduğumuzu zannederiz…

Oysa, size bir haberim var. Modern zamanın getirileri aynı anda birden fazla şeyle meşgul olmak gibi görünse de, odaklanma oranımızın meşgul olduğumuz şey sayısına bölündüğünün farkında bile değiliz. Hâl böyleyken; son yıllarda yaygınlaşan odaklanamama, kaygı, depresyon ve stres, yaşamın koşturmacasıyla beraber en büyük sorunlarımız hâline geldi bile. Neyse ki her soruna karşın bir antidot geliştirme özelliği olan zihne de sahibiz. Bu doğrultuda son yıllarda, modern ama kaotik dünyanın yarattığı endişe, stres ve tükenmişlik kısır döngüsünü kırmak, bunların olumsuz etkilerini azaltarak mutluluk ve başarı motivasyonumuzu yeniden kazanmak amacıyla güncel ve tinsel bir yaklaşım oluşturulmuş: Fark et, anda kal, fark’andalık, namıdiğer mindfulness. Bu yaklaşım, her ne yapıyorsak sadece yaptığımız şeye odaklanmamız için bize bir yol açar, yön gösterir.

Peki nedir bu mindfulness?

Bu dergi elinizdeyse, buna dair fikriniz olduğunu tahmin ederim. Kısaca söyleyeyim. Temeli Güneydoğu Asya’nın dört bin yıllık Budist meditasyon pratiklerine dayanan mindfulness, Massachusetts Üniversitesi’nde bir tıp doktoru olan Jon Kabat-Zinn’in çalışmalarıyla Batı dünyası tarafından tanınmaya ve kabul görmeye başlamış. Kökeni, Buda’nın öğretilerinin orijinal dili olan Pali dilinde; farkında olma, dikkat etme ve bunu hatırlama kavramlarını ifade eden “sati” kavramına dayanmaktaymış. Her ne kadar Budizm kökenlerine dayanıyor olsa da uygulamaların Antik Yunan felsefesi, varoluşçuluk akımı, Batı kültürünün doğalcılığı, Amerikan kültürünün hümanizmi gibi felsefelerle de ortak kavramları bulunduğu görülmekteymiş. Hatta benzer inanç ve uygulamalara Mevlânâ’nın Mesnevilerinde bulunan deyişlerinde de rastlamak mümkünmüş. Buna göre mindfulness uygulamaları, dağılmış ve/ya bölünmüş olan zihnin dinginlik ve sükûnete kavuşmasını hedeflemekteymiş.

Mindfulness uygulamalarına ilişkin uluslararası alan yazını bulguları yetişkinlerde son 45 yılı, çocuk ve ergenlerde ise son 20 yılı işaret eder. Uygulamaların son yıllarda seküler bir yaklaşımla tüm kültürleri etkisi altına almasının ardında, beyin ve beden üzerinde önemli etkileri olduğunu ortaya koyan bilimsel bulgular yatmaktadır. Sadece duyuşsal ve bilişsel beceriler değil maneviyat ve tinsel öğretileri de içeren mindfulness yaklaşımı, bireyin kendi ile ilişkisinin yanı sıra kişilerarası ilişkilerin de niteliğini güçlendirir. Sözü daha fazla uzatmadan gelelim çocuklara…

Çocuklar doğaları gereği mindful’dur

Yetişkinlerde yürütülen çalışmaların olumlu etkileri, çocuklarla yapılan uygulamaların da yolunu açmış ve çocuklarda mindfulness yaygınlaşmaya başlamış. Doğaları gereği mindful olan -bilhassa yedi yaş altı- çocuklar, bir ortama girdiklerinde içinde bulundukları anı büsbütün hissederek gözlemler. Bilirsiniz, onlar için yargılar yoktur. Duyguları doğal ve kendiliğindendir. Bu yaşantıların öğretilerle bilişsel dönemi içeren ileri yaşlara aktarılmaması, becerilerin unutulmasına ve kişilik oluşumunda toplumdan esinlenmeye neden olur. Hâl böyle olunca, çocukluk özelliği olan mindfulness becerilerinin kalıcılığını sağlamak için alışkanlığa dönüşmesi ne kadar da önemlidir!

Peki ya çocuklarla yürütülen araştırmalar? Bunu dilerseniz gelişimsel aşama ile ele alalım. Öncelikle okul öncesi dönem: Manevi değerlerin oluştuğu, sosyal ilişkilerin başladığı, öz güvenin ve dilin geliştiği, keşfetmenin derinleştiği okul öncesi dönemde, kişilik yapısı henüz belirlenirken mindfulness eğitimi sunmanın çocukların gelişimi ve sağlığı üzerinde olumlu etkiler bırakacağı öngörülmüş ve bu yönde yürütülen çalışmalar artmıştır. Bulgular tahmin edildiği gibi okul öncesi dönem çocuklarında öz-denetleme becerileri ve uyku düzeninde artış, somatik stres belirtilerinde azalma sağlamıştır.

Gelelim ilk öğretim seviyesine: Yürütülen çalışma bulguları mindfulness uygulamalarının çocukların davranış sorunlarını azalttığını, göreve odaklanma sürelerini arttırdığını, öz-düzenlemeyi desteklediğini, dikkat sorunlarıyla baş etmeyi kolaylaştırdığını, kaygı, depresyon, psikolojik sıkıntı ve uyumsuz davranışlarda iyileşme olduğunu göstermiş. Tüm bu çalışmalar, mindfulness uygulamalarının ilkokul düzeyi çocuklarda sosyal, duygusal ve akademik beceriler üzerinde olumlu etki yarattığını da gösteriyor.

Okul programlarında mindfulness

Uygulamaların küçük gruplarda yaygınlaşması, daha geniş gruba hitap edebilmek amacıyla okul programlarına aktarıldı. Bu doğrultuda, ortaokul ve ergen grupları hedef alan iRest for Kids, Inner Kids, Mindful Schools, MindUp, Learning to Breathe, Mindfulness in the Schools Project gibi birçok program ortaya çıktı. Bulgular mindfulness uygulamalarının çocuklarda seçici dikkat becerilerinde artış, sınav kaygısı ve dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda azalma olduğunu ortaya koyarken, ön ergenlik dönemi öğrencilerinde optimizm ve pozitif duygulanımda artış olduğunu gösterdi. Davranış problemleri ve depresyonun yönetilmesine ilişkin yürütülen çalışmalar da benzer bulgularla olumlu sonuçlar gösterdi. Ayrıca, uygulanan mindfulness programlarının sınıf içinde öğrencilerin dikkat yönetimi, stres, kaygı ve bilişsel fonksiyonları üzerinde etkili olduğu görüldü.

Son yıllarda okullarda mindfulness uygulamalarının öğrenciler üzerinde hem sosyal hem de bilişsel katkılarının ortaya konmasıyla, çalışmalar ABD ve İngiltere ile sınırlı kalmamış, diğer Avrupa ülkelerinde de görülmeye başladı. Evrensel bulgular mindfulness becerilerinin okul çağı çocuklarında iyi olma ve duygu düzenleme becerilerine olumlu etkileri olduğunu ortaya koydu. Dünyadaki pek çok okul, eğitim programına yerleştirdiği mindfulness uygulamalarıyla öğrencilerinin olumlu kazanımlar edinmesini ve okul iklimine olumlu katkı sağlamasını amaçladı.

Bu amaçla Türkiye’de de 2015 yılında Mindful Okul Müfredatı’na ilişkin ilk adımlar atıldı. Türkiye genelinde hizmet veren bir okul zincirinin Psikolojik Danışma ve Rehberlik (PDR) direktörlüğünü yürüten Özen Yazgan ile birlikte geliştirdiğimiz Mindful Okul Uygulamaları PDR müfredatına dâhil edildi. Çocuklarda mindfulness düzeyinin belirlenmesine yönelik bir ölçüm aracının olmamasından hareketle, kolları sıvayıp “BAU Çocuklar İçin Mindfulness” ölçeğini de geliştirdik. 7 bölgedeki 81 okulun 25 bin öğrencisinden alınan verilerin bulguları, mindfulness uygulamalarının 7-11 yaş grubu çocuklarda okula ilişkin yaşam kalitesini arttırırken, bilişsel kaygı düzeyini de azalttığını ortaya koydu.

Mindfulness becerileri bir süreci içererek yaşam stili oluşturur. Bu doğrultuda becerileri çocuklara aktarabilmek için eğitimcinin öncelikle Mindfulness Eğitimi (ME) ile öğretilen formal ve informal pratiklerden oluşan uygulamaları kendi yaşamına aktarmış olması; ardından bu becerileri çocuklara öğretebilmek için Eğitimde Mindfulness (MinE, Mindfulness in Education) programını tamamlamış olması beklenir.

Söyleyecek çok şey var ancak “oynayamıyorum yerim dar!” Zira bana ayrılan kelime sayısının çoktan sonuna geldik. Demem o ki, çocuk insanın atasıdır! Tüm bireyler anlama ve kavrama yeteneği ile dünyaya gelir. İnsan doğasında olan bu beceriler yaşın ilerlemesiyle bilişsel seviyenin değişmesi sonucu kaybedilebilir. Bu nedenle mindfulness becerilerinin yaşamın erken dönemlerinde alışkanlığa dönüştürülmesi önemlidir. Ne demiş atalarımız, “Ağaç yaşken eğilir.” Bir Bilge de eklemiş, “Mindful zihin mindful bedende bulunur.”

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo