Haber kapak görseli
Genel
3 dk okunma süresi
Pozitif

Gerçek şifa tek kelimedir: Sevgi

Hayatın zorlu sınavları, en büyük dönüşümlerin habercisidir. Oyuncu Deniz Uğur, “dur, bak, gör, değiş” diyerek özetlediği şifa yolculuğunda her birimizi içimizdeki iyileştirme gücünü keşfetmeye davet ediyor.

Deniz Uğur

Sevgiyle merhaba…

Belki bu yazının başlığı, kişisel gelişimi yüzeysel bir trend gibi görenlere klişe gelebilir. Ama bazen en basit sözler, en derin hakikati taşır. Kadim öğretiler bize hep aynı şeyi söyler: “Sevgi, varoluşun özüdür.” Tasavvufta buna “aşk” denir. Mevlana’nın dilinde bu, insanın yaratıcıyla kurduğu en saf bağdır. Uzakdoğu felsefelerinde ise “evrensel yaşam enerjisi” olarak adlandırılır. Adı her dilde farklıdır, ama özü birdir: Şifa, sevgidir.

Yaşam amacımız mutlu olmaksa eğer, görünürde sahip olduklarımızın ardında gizli olan ve bize mutluluğu gerçekten hissettiren şey, aslında sevgidir. Sahip olduklarımızın ötesinde, bizi doyuran şey budur.

Düşünün; insanlar neden kafelere, restoranlara, parklara, konserlere gider? Yalnızca yemek yemek, bir şeyler içmek ya da vakit geçirmek için değil. Asıl neden, başkalarıyla bir arada olmaktır. Çünkü insan, özünde bir enerji varlığıdır. Aurası, başka insanların aurasıyla buluştuğunda görünmez bir sevgi alışverişi yaşanır. Yan yana gelmek, aynı sofrayı paylaşmak, aynı şarkıya eşlik etmek bu yüzden bizi iyileştirir. Ve insanın özü böyledir. Tek başına var olmak için yaratılmamıştır. İnsan, insana muhtaçtır. ‘Ben’ dediğimiz şey bile aslında ‘biz’in bir parçasıdır.

“Dur, bak, gör, değiş”

Kendi yaşam yolculuğumda bunu çok derinden deneyimledim. Sağlıkla ilgili sayısız sınavdan geçtim. Ameliyatlar, ağır tedaviler… Ama her seferinde, ruhsal yolculuğumda bir basamak daha ilerlediğimi gördüm. Çünkü her hastalık bana bir şey fısıldadı ve anladım ki, hiçbir hastalık şanssızlık değildir, ceza hiç değildir. O aslında bir çağrıdır. Ruhumuzun bize verdiği bir işarettir: “Dur, bak, gör, değiş.” Eksik kalan bir tarafı fark etmemiz, içsel sıçrama yapmamız için verilmiş bir fırsattır.

Bu yalnızca bireysel bir deneyim değil, kolektif bir gerçek. Biz, bir zincirin halkalarıyız. Görünmez bağlarla birbirimize bağlıyız. Tasavvufun ifadesiyle, “hepimiz aynı denizin damlalarıyız.” Modern bilimin diliyle ise evrende her şey titreşimdir, enerji alışverişidir. Birimizden yayılan titreşim mutlaka diğerine dokunur. Bu yüzden bireysel iyileşme ile toplumsal iyileşme birbirinden ayrılamaz.

Küçük dokunuşlar, büyük yaralar sarar…

İnsanın içindeki en büyük armağan, empati kurabilme yeteneğidir. Bireysel olarak empatiyi kaybettiğimizde yalnızlaşırız. Toplum olarak empatiyi kaybettiğimizde ise çürürüz. İçinde bulunduğumuz hız çağında karşı karşıya olduğumuz en büyük tehlike budur, sevgisizleşmek. Geçenlerde, markette önümdeki tanımadığım bir kadının alışveriş arabasını boşaltmasına yardım ettim. Kadının yüzündeki şaşkınlık ve ardından gelen sevinç beni derinden etkiledi. Çünkü belli ki benden sabırsızlık göstermemi, homurdanmamı bekliyordu. Oysa en küçük bir iyilik bile ruhu aydınlatabiliyor. O an, ne kadar çok insanın sevgiye aç olduğunu düşündüm. Üzüldüm. Bunu trafikte de görüyoruz. Sinyal verip sol şeride geçmek isteyen birine yol vermediğimizde, yalnızca bir aracı engellemiyoruz, aracı süren insanın kalbini kırıyoruz. Oysa küçücük bir jestle koca bir iyilik yapabiliriz. Sevgi böyle bir şeydir; küçük dokunuşlarla büyük yaralar sarar. Bugün, dünya genelinde çok sayıda insanın mutsuz, kaygılı ve depresif hissettiğini biliyoruz. Peki, çözüm nerede? Çözüm, birbirimizi hatırlamakta. Sevgi, bir kişinin içinde kalırsa körelir. Paylaşıldıkça büyür, yayıldıkça şifa getirir.

Unutmayalım, hepimiz aynı bütünün parçalarıyız. Sufi dervişlerin dediği gibi: “Ben yok, biz varız.” İnsanlığın en büyük başarısı, sevgiyi hatırlamak ve yeniden merkezine almak olacaktır. Çünkü kaderimiz birbirine bağlı. Her birimiz iyileşmeden aslında hiçbirimiz iyileşmiş olmuyoruz. Son söz olarak tekrarlamak isterim: Şifa tek kelimedir, o da sevgidir. Kalplerimizi bu hakikate açtığımızda hem bireysel hem de kolektif olarak yeniden doğabileceğiz. Sevgiyle kalın. Hep sevgide kalın.

Sevgi, bir kişinin içinde kalırsa körelir. Paylaşıldıkça büyür, yayıldıkça şifa getirir.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo