
Haçlı şövalyeleri kimlerdi? Avrupa’nın savaşçı tarikatları
Birinci Haçlı Seferi başarıya ulaşmış olsa da Avrupalıların Levant’taki varlığı istikrarsız bir haldeydi. Ayrıca bölgede teşkil edilmekte olan Haçlı devletleri komşu Müslüman güçlerin saldırılarına karşı savunmasızdı. İlaveten, tehlikeli topraklardan geçerek dini vecibelerini yerine getirmek için doğuya doğru seyahat eden ve korunmaya ihtiyaç duyan bir Hristiyan hacı kitlesi de vardı. Bu bağlamda, Haçlıların yeni Kudüs Krallığı’nda ve çevresinde büyük zorluklarla elde ettikleri kazanımları korumak için dindar şövalyelerden oluşan askerî yapıdaki tarikatlar ortaya çıktı.
Templar (Tapınak) Şövalyeleri
Resmi olarak "İsa'nın zavallı askerleri" olarak bilinen bu gayretli savaşçılar, Haçlı topraklarının savunulmasında temel dayanak noktasıydı.
1119 yılında Kudüs’teki Tapınak Tepesi’nde kurulduğu için Tapınak Şövalyeleri olarak da anılan Templar Şövalyeleri manastır tarikatları arasında en iyi bilinenidir. Bu tarikat onlarca yıl boyunca Kutsal Topraklarda yoğun bir şekilde savaşmıştır. Dini gayretleriyle tanınmış olan Tapınak Şövalyeleri iffet, çok sade bir yaşam ve duadan oluşan dindar özellikleriyle tanınmıştı. Asıl görevleri Kudüs Krallığı’nı ve hacıları savunmak olsa da zaman içinde zenginleştiler ve bu nedenle etki alanları da genişledi. Bir tahmine göre, 1170-80’lerde güçlerinin zirvesine ulaşan bu tarikatın Levant’ta 2.600 ve ayrıca Hristiyan âleminin genelinde 7.000 şövalyesi vardı. Şok süvari birlikleri olarak kullanılan Templar Şövalyeleri en büyük zaferlerini 1177’de yapılan Montgisard Muharebesi’nde kazandılar. Kudüslü IV. Baldwin’in komuta ettiği 80 Tapınak Şövalyesi Selahaddin Eyyubi’nin tahminen 26.000 kişilik ordusunu bozguna uğratan bir süvari hücumuna katkıda bulunarak kralın küçük kuvvetine yardımcı oldu. Clairvauxlu Bernard ideal bir Templar Şövalyesinin nasıl davranması gerektiğini tarif etmişti: “O gerçekten korkusuz bir şövalyedir çünkü bedeninin çelik zırhla korunduğu gibi ruhu da inancının zırhıyla korunur. Ne şeytanlardan ne de insanlardan korkmasına gerek vardır, zira ölümden korkmaz, aksine ölümü arzular.”

Aziz Lazarus Şövalyeleri
Gölgede kalan ancak eşsiz bir nitelik taşıyan bir hastalık olarak kabul edilen cüzzama yakalanmış savaşçılar da yer alıyordu.
Tarihte ilk kez 1142 yılında adı geçen bu tarikat, Birinci Haçlı Seferi’nden önce Kudüs’te bulunan bir cüzzam hastanesinde kurulmuştur. Batıda bir günah olarak görülen cüzzam, doğuda daha yaygın bir hastalıktı ve Bizanslı din adamları cüzzamlıları Tanrı’nın lütfuyla işaretlenmiş kişiler olarak görüyorlardı. Cüzzam hastalığına yakalanan Templar ve Hospitalye Şövalyeleri bu tarikata katılabilir ve görevlerine devam edebilirlerdi. Hospitalye Şövalyeleri gibi bu tarikat da tıbbi görevlere odaklanmıştı. Ancak 1291’de Akka’nın Düşüşü de dâhil olmak üzere pek çok muharebeye katılmışlardı. Akka’da muharebeye giren Aziz Lazarus Tarikatı’na bağlı şövalyelerin tamamı orada öldürülmüştü.
Töton Şövalyeleri
Akıllarda öncelikle Baltık'taki seferleriyle kalsalar da, bu Alman Tarikatı ilk olarak kutsal topraklarda kuruldu.
“Kudüs’teki Alman Aziz Meryem Evi’nin Kardeşler Tarikatı”, Akka Kuşatması’nda Alman Haçlıların maruz kaldığı kötü koşulların bir sonucu olarak yaklaşık 1190 yılında askerî bir tarikat olarak kuruldu. Bu nedenle tarikat hem hastane faaliyetlerini yürütmek hem de askerî görevleri yerine getirmek için teşkil edildi. Şövalyeler sadece Alman soylularından olmak zorundaydı. Tarikat üyeleri yapısal olarak ve sergiledikleri dindar davranışlar açısından Templar Şövalyeleri’ne benziyorlardı. Akka merkezli olan bu şövalyeler Suriye ve Mısır’da savaştılar ama sonunda Doğu Avrupa’daki ünlü savaşlara katılmak üzere bölgeden ayrıldılar.
Akka Aziz Thomas Şövalyeleri
Çoğu Haçlı kuvvetleri Fransız ya da Alman kökenli olsa da bu özgün tarikat İngilizdi ve aslan yürekli Richard'ın seferleri sırasında kurulmuştu.
1191’deki Akka Kuşatması sırasında Londra’daki Saint Paul Katedrali Başrahibi, Hristiyan ölüleri gömdükten ve yaralılarla ilgilendikten sonra bu tarikatı kurdu. Canterburyli ünlü Aziz Thomas Becket’e adanan bu tarikat, İngiliz keşişlerin sadece Levant’ta değil, Kıbrıs, İngiltere ve İrlanda’da da hastaneler ve kiliseler kurmasıyla büyümüştür. Beşinci Haçlı Seferi sırasında Winchester Piskoposu tarafından askeri düzene sokulan tarikat, Akka’nın 1291’de düşmesine kadar 100 yıl boyunca Akka’da kalmış ve üstatları ile diğer dokuz üye orada öldürülmüştür.

Hospitalye Şövalyeleri
Diğer adıyla "Aziz John Hastanesi Şövalyeleri" olarak bilinen ve sağlık alanında askeri bir disiplinle faaliyet yürüten bu şövalyeler kalıcı bir miras bırakmışlardır.
Birinci Haçlı Seferi’nden bile önce, Kudüs’teki Kutsal Kabir’in yanında bulunan Aziz Yuhanna Hastanesi yoksul ve hasta hacılara bakıyordu ancak 1099’dan sonra bu tarikatın askerî işlevleri daha ön plana çıktı. Hospitalye Şövalyeleri 1187’ye gelindiğinde Suriye’de Humus’un yaklaşık 50 km batısında bulunan Krak des Chevaliers (Şövalyeler Kalesi) de dâhil olmak üzere, Levant’ta 20’den fazla kaleyi kontrol ederken, tıbbi faaliyetlerini de sürdürüyorlardı. Haçlı Seferleri sona erdikten çok uzun zaman sonra da Akdeniz’de, özellikle Malta’da Müslümanlarla savaşmaya devam ettiler. Bugün bile onların mirası Aziz John Ambulans Teşkilatı olarak varlığını sürdürmektedir.












