
House of Icons Marka Direktörü Cansu Eroğlu “Gerçek lüks, yarattığı histe saklı”
Sanat ve tasarımla kurduğu bağı profesyonel bir vizyona dönüştüren Cansu Eroğlu, bugün House of Icons markasını bu bakış açısıyla şekillendiriyor. Klasik mağaza anlayışının ötesine geçen House of Icons; ikonik ürünleri, zamansız tasarımları ve dünyanın seçkin markalarını bir araya getiren küratöryel bir showroom olarak konumlanıyor. Yaklaşık 2000 metrekarelik alanında farklı disiplinleri buluşturan bu yapı, yalnızca bir alışveriş noktası değil; ilham veren, yaşayan bir deneyim merkezi olmayı amaçlıyor.
HELLO!: House of Icons markasını kısaca tanıyabilir miyiz?
Cansu Eroğlu: House of Icons markasını, ikonik ürünleri ve zamansız tasarımları bir araya getiren, yaşayan bir ilham ve deneyim merkezi olarak tasarladık. Bu nedenle Hi, klasik bir mağaza anlayışının ötesinde, dünyanın seçkin markalarının tek çatı altında buluştuğu küratöryel bir tasarım showroom’u. Markayı, bizimle aynı vizyonu paylaşan bir ekiple birlikte kurguluyor ve geliştiriyoruz. Yaklaşık 2000 metrekarelik showroom’umuzda, Atmosphera, Capital, Contardi, Ezpeleta, Foscarini, Glas Italia, Hessentia, Italamp, Lema, Leucos, Living Divani, Longhi, Penta, Polspotten, Porada, Rückl, Saba, Talenti, Varaschin, Vermobil gibi markaların çağdaş ve klasikleşmiş tasarımları bulunuyor. Eroğlu Global Holding’in modadan tasarıma uzanan köklü birikimi de bu yapının en önemli ilham kaynaklarından biri. Amacımız, global ölçekte güçlü estetik anlayışını, Türkiye’de dekorasyona ve tasarıma ilgi duyan kitleyle buluşturarak ilham veren bir deneyim sunmak.

HELLO!: Markanızın hedef kitlesini ve tasarım dilini nasıl tanımlarsınız?
C. Eroğlu: Yaşam alanlarına özen gösteren, estetikten keyif alan ve seçimlerinde kaliteye önem veren bir kitle diyebilirim. Evini sadece bir yaşam alanı değil, kendini ifade ettiği bir yer olarak gören bir profilden bahsediyoruz. Tasarım dilimizde ise zamansız ve dengeli bir yaklaşım benimsiyoruz. Abartıdan uzak ama karakterli, farklı tarzlara uyum sağlayabilen ve uzun süre keyifle kullanılabilecek parçalar sunmaya odaklanıyoruz. Her koleksiyonda kendi çizgimizi korurken, farklı yaşam tarzlarına da hitap edebilen bir denge kurmaya özen gösteriyoruz.
HELLO!: House of Icons markasının tasarım dili ile sizin kişisel zevkleriniz nasıl kesişiyor?
C. Eroğlu: İkisi arasında oldukça doğal bir uyum var. Tasarımın sadece görsel değil, aynı zamanda hissedilen bir deneyim olduğuna inanıyorum ve bu yaklaşım hem markada hem de kişisel tercihlerimde belirleyici oluyor. Ben detaylarıyla fark yaratan bir estetik anlayışa sahibim. Mekanlarda abartıdan uzak, dengeli ve zamansız bir atmosfer yaratmayı önemsiyorum. Bu nedenle House of Icons’ın tasarım dili kendi bakış açımın kesişmesi hem karar alma süreçlerinde hem de ortaya çıkan işlerde daha bütüncül ve samimi bir dil oluşmasını sağlıyor.
HELLO!: Günümüzde lüks kavramı nasıl bir dönüşüm yaşıyor? Değişen tüketici alışkanlıkları House of Icons markasına nasıl yansıyor?
C. Eroğlu: Günümüzde tüketiciler artık çok daha bilinçli. Kalite, özgünlük ve uzun vadeli kullanım gibi unsurlar her zamankinden daha önemli. Aynı zamanda kişiselleştirme ve yaşam tarzına uyum da belirleyici hale geliyor. Seçeneklerin giderek arttığı bir dünyada, beklentileri doğru okumak ve anlamlı çözümler sunmak çok önemli. Bugün dekorasyon anlayışı, kusursuz görünen mekanlardan ziyade kişisel hikayeler anlatan alanları merkeze alıyor. Mekanlar artık sadece estetik değil; dinlenme ve odaklanmayı destekleyen alanlar olarak da kurgulanıyor. Pandemiyle birlikte evlerin çok amaçlı kullanımı bu dönüşümü daha da hızlandırdı ve doğayla bağ kuran, daha yaşanabilir alanlara olan ihtiyaç belirginleşti. Biz de Hi’da bu değişimi merkeze alarak, tasarım dili ve hikayesi güçlü markaları bir araya getiriyoruz. Dekorasyonu işimizin merkezine alan bir marka olarak, Eroğlu Global Holding’in amiral gemisi projelerinden Skyland İstanbul’da konumlanan Skyland Hom Dekorasyon Merkezi’ndeki showroom’umuzda ziyaretçilere yalnızca ürün değil, farklı yaşam senaryolarını deneyimleyebilecekleri bütüncül bir kurgu sunuyoruz.
HELLO!: Koleksiyonlarınızda estetik kararlar alırken hangi ilham kaynaklarından faydalanıyorsunuz?
C. Eroğlu: Farklı disiplinlerin kesişiminden ilham alıyoruz diyebilirim. Mimari, modern sanat, moda ve seyahatler bu anlamda en besleyici alanlar. Özellikle farklı şehirlerin ritmi, dokusu ve yaşam biçimleri, tasarım kararlarımızı doğrudan etkiliyor. Trendleri takip ederken, onları birebir uygulamak yerine Hi’ın karakterine uygun şekilde yeniden yorumlamayı tercih ediyoruz. Malzeme seçimi, renk paleti ve form dili gibi tüm unsurlarda dengeli ve zamansız bir estetik oluşturmak istiyoruz.
HELLO!: Markanız için benimsediğiniz tasarım dili, ev dekorasyonunuza nasıl yansıyor? Yaşam alanınızı tasarlarken nasıl bir ruh hali yaratmak istediniz?
C. Eroğlu: House of Icons’ın tasarım dilinde öne çıkan yalınlık, sofistike detaylar ve dengeli kontrastlar, kendi yaşam alanımda da doğal olarak karşılık buluyor. Benim için ev zihinsel olarak dinlenebildiğim bir alan. Bu yüzden dekorasyonda sakinlik hissini ön planda tutarken, karakterli parçalarla mekana derinlik katmayı önemsiyorum. Doğal dokular, nötr tonlar ve dokunsal zenginliği olan malzemelerle sıcak ama aynı zamanda güçlü bir atmosfer yaratmayı tercih ediyorum. Amacım, zamansız bir şıklıkla birlikte kişisel bir hikaye anlatan, içinde vakit geçirdikçe kendini iyi hissettiren bir yaşam alanı oluşturmak.
HELLO!: Yaşam alanlarını dönüştürmek isteyen okuyucularımıza vereceğiniz en önemli tavsiye ne olurdu?
C. Eroğlu: Yaşam alanınızı tasarlarken trendlerden ziyade size iyi hissettiren bir atmosfer yaratmaya odaklanın. Mekanın size nasıl hissettirdiği en doğru rehberdir.
HELLO!: “Gerçek lüks…” diye başlayan cümleyi nasıl tamamlarsınız?
C. Eroğlu: Gerçek lüks, çoklukta değil, içinde kendinizi gerçekten iyi hissettiğiniz, sade ama doğru kurgulanmış bir yaşam alanında saklı.
HELLO!: Okuyucularımıza ilham verecek bir yaşam mottosu paylaşır mısınız?
C. Eroğlu: Az ama öz olanın gücüne inanıyorum. Hayatı da yaşam alanlarını da bilinçli seçimlerle kurgulamak, gerçek dengeyi getiriyor.
Benzer Haberler

Türk modasının duayen ismi Dilek Hanif'ten zamansız ve rafine bir yorum

MET Gala 2026: Modanın sanatla buluştuğu gece

Ebru Şinik ve Prof. Dr. Pelin Arıbal Ayral’dan sağlıklı yaşamın şifreleri









