
Japonya Hindistan'ı işgal etseydi tarihte ne değişirdi?
Dr. Robert Lyman
Britanya, 1942 yılının sonunda Japon saldırıları karşısında bir dizi büyük yenilgiye uğramış, en önemlisi de bir kale şehir olan Singapur’u kaybetmiş ve Burma’dan çekilmişti. Ancak 1943’te Tuğgeneral Orde Wingate, komşu Hindistan’dan Burma’ya uzanan Japon mevzilerini ve bunlara ait altyapıyı hedef alan bir dizi özel kuvvet akınının ilkini başlattı. Japon Yüksek Komutanlığı, Hindistan’ın kuzeydoğusundaki Manipur’u istila etmek için U-Go Operasyonu adlı bir plan hazırladı. Bölgedeki kilit stratejik mevzilerin ele geçirilmesi, Müttefiklerin Burma’yı yeniden ele geçirme umutlarını suya düşürecek ve hatta İngiliz yönetiminin bölgeden gitmesini görmeye can atan önemli bir Hint Milliyetçi hareketini de güçlendirebilecekti.

Japonya’nın U-Go Operasyonu’ndaki amaçları neydi?
Tokyo 1944 yılının başlarında U-Go Operasyonu’na ve bununla bağlantılı olarak Chittagong’a yönelik harekâta (Ha-Go Operasyonu) izin verdiğinde, açıklanan amaç, Müttefiklerin Burma’ya yönelik gelecekteki operasyonlar için Manipur Prensliği’ni kullanmalarını önlemekti. Çünkü o dönemde Tuğgeneral rütbesinde olan Orde Wingate, Şubat 1943’teki ilk Chindit operasyonunu Manipur’un başkenti Imphal’den yönetmişti.
U-Go Operasyonu’nun stratejik hedefi ise Japon dış savunma çemberini Chindwin Nehri boyunca ve Burma’daki Japon kontrolüne yönelik ana kara tehdidini oluşturan İngiliz 4. Hint Kolordusu’nun konuşlu olduğu Manipur’a doğru genişletmekten ibaretti. Aslında U-Go Operasyonu Hindistan’ın “işgali” anlamına gelmiyordu. Zira böyle bir girişim için gerekli olan hava desteği, malzeme ve birlikler 1943 yılında Burma’da mevcut değildi. Ayrıca Japonya’nın Rangoon’da bulunan Burma Bölge Ordusu Komutanı General Kawabe Masakazu, yeterli kaynaklara sahip olmadığı bir operasyonu üstlenmek istemiyordu.
Japon 18. Tümeni’ne komuta eden Korgeneral Mutaguchi Assam’a doğru ilerlemeyi arzu ediyordu. İngilizlerin Kuzeydoğu Hindistan’daki mevzilenmelerine ilişkin değerlendirmesi ona Assam’daki üç önemli stratejik hedefi işaret etmişti. Bu değerlendirmeye göre söz konusu hedefler; 4. Hint Kolordusu’nun karargâhı olan Imphal, Brahmaputra Vadisi’nden Manipur’a giden tek yolun üzerinde bulunan dağ kasabası Kohima ve bunun 74 km kuzeybatısındaki Dimapur’da bulunan ve taarruz halindeki bir orduyu birkaç ay boyunca ayakta tutmaya yetecek depoları barındıran büyük ikmal üssü idi.
Kohima, Imphal’in kuzeyindeki dağlardan Dimapur’a giden yolu kontrol altında tutuyordu. Burası ele geçirilirse, Imphal’in Hindistan’ın geri kalanıyla olan kara bağlantısı kesilecekti. Korgeneral Mutaguchi en başından beri iyi bir tempoyla Kohima’nın yerine Dimapur’un ele geçirilmesi gerektiğine inanıyordu. Kendisi, bu devasa deponun ele geçirilmesinin, Korgeneral William Slim’in Imphal’i savunma kabiliyetine ve kuzey Assam’da bulunan General Joseph Stilwell’e gönderilen ikmale yıkıcı ve ölümcül bir darbe vuracağını düşünüyordu. Ayrıca İngilizlerin 1944 veya 1945’te Burma’ya bir saldırı düzenleme kabiliyetlerini de ortadan kaldırabilirdi.
Imphal’e yapılacak uzun intikal için 12.000 at ve 1.030 fille birlikte yaklaşık 30.000 asker toplandı. Mareşal Kont Terauchi Eylül 1943’te Korgeneral Mutaguchi’nin planını kabul etti. Bunun üzerine üst düzey bir kurmay subay, Orgeneral rütbesindeki Başbakan Hideki Tojo’yu planı onaylaması için ikna etmek üzere Tokyo’ya gönderildi. Başbakan Tojo, Korgeneral Masakazu’ya 15. Ordu’nun Imphal’den öteye gitmemesi için kesin talimat verdi. General Masakazu 19 Ocak 1944 tarihinde Korgeneral Mutaguchi’ye ayrıntılı emirlerini aktardı. 15. Ordu komutanı muson yağmurları başlamadan ve İngilizler harekete geçmeden önce, yani Nisan ortasına kadar Imphal’e karşı güçlü bir saldırı düzenlemesi için talimat aldı.
U-Go Operasyonu neden başarısız oldu?
İlk olarak, Müttefiklerin 14. Ordusu Japonların beklediğinden daha sıkı bir şekilde ve ustaca savaştı. Bu, Imphal Ovası’na girmek ve Müttefik ikmal üslerini ele geçirmek için Japonların öngördüklerinden daha fazla zaman harcamak zorunda kalmaları anlamına geliyordu. Japonlar, savunulan bir bölgenin gerisindeki lojistik açıdan önemli olan veya stratejik noktaları ele geçirmek için düşman direniş noktalarını atladıkları hızlı, tempolu harekâtlarda iyilerdi. Ancak U-Go sırasında aslında zorunda olmadıkları yıpratıcı muharebelere sürüklendiler. Eğer savunulan mevzileri atlayıp esas hedefleri olan Imphalve Dimapur’u ele geçirmeye odaklamış olsalardı, büyük bir zafer kazanmış olacaklardı. Tarihçi gözüyle, bunu kolayca başarabilecekleri kanaatindeyim.
İkinci olarak, 14. Ordu Komutanı Korgeneral Bill Slim’in Japonları Imphal’e ulaşmadan çok önce yıpratıcı bir çatışmada tüketecek bir strateji tasarlaması Japonları bozguna uğrattı. Bu strateji işe yaradı. İleri hatta bulunan 17. Hint ve 20. Hint tümenlerini Imphal’e çekerek hem Tiddim hem de Tamu istikametinde Japonların taarruz kabiliyetini ciddi şekilde azaltan bir savaşarak çekilme harekâtı gerçekleştirdi. Kendisi ayrıca Kohima’yı takviye etti, Imphal’e büyük bir ikmal desteği sağlayan Stamina Operasyonu sürdürmek ve muharip olmayanları tahliye etmek için hava taşımacılığını kullandı. Müttefiklerin hava gücünden istifade etmeleri Korgeneral Slim’in başarısında kritik öneme sahipti.
Üçüncüsü, Korgeneral Mutaguchi’nin 15., 31. ve 33. tümenlerinin başında olan komutanlardan hiç birisi plana inanmıyordu. Hatta en azından 33. Tümen Komutanı Yanagida ve 31. Tümen Komutanı Sato planı baltalamaya çalışıyordu. Görevi Tiddim’i ele geçirmek ve güneyden Imphal’e ilerlemek olan 33. Tümen Komutanı Yanagida, 17. Hint Tümeni’ne mensup Gurkhaların yürüttüğü savaşarak çekilme harekâtının Japon tümenine verdiği ağır kayıplar karşısında dehşete düşmüştü. Kendisi bunun üzerine aceleye getirilmeyi reddederek yavaş ve düzenli bir ilerleme gerçekleştirdi. Bu ise 17. Hint Tümeni’nin Imphal çevresine başarılı bir şekilde geri dönmesine olanak tanıdı. Kohima’da bulunan 31. Tümen Komutanı Sato ise Korgeneral Mutaguchi’nin Dimapur’a yönelik taarruzunu desteklemeyi tamamen reddetti. Son olarak, Korgeneral Mutaguchi’nin birliklerinin kapsamlı bir lojistik plana ihtiyaç duymayacak kadar hızlı hareket edebileceği varsayımının ölümcül bir şekilde yanlış olduğu ortaya çıktı. Bu varsayımın bir sonucu olarak sefer sırasında Japon birliklerinin önemli bir kısmı açlıktan öldü.
U-Go Operasyonu nasıl başarılı olabilirdi?
Korgeneral Mutaguchi’nin Dimapur’a doğru ilerlemesine izin verilseydi istila işe yarayabilirdi. Kendisi bunu yapamayınca bunun yerine birliklerini Kohima’da kullanmak zorunda kaldı. Bunun neticesinde, büyük bir stratejik olanak sağlaması hedeflenen Dimapur’u Müttefik kontrolünden çıkarma olasılığı kaybedildi. Eğer Dimapur düşmüş olsaydı, Müttefikler daha kuzeyde, Çin’e yapılacak olan hava ikmalinin (batılılar Himalayalar üzerinden yapılan bu taşımaya tümseğin veya kamburun üzerinden atlama anlamında “The Hump” adını vermişlerdi) başlangıç noktası olan Ledo’daki operasyonları sürdürmekte zorlanacak ve Burma’ya yönelik müteakip operasyonları başlatmak için Manipur’da yeterli kuvvet toplayamayacaklardı.
General Masakazu, Korgeneral Mutaguchi’nin Dimapur’a yönelik taarruz talebini reddederken stratejik düşünmüyordu. Masakazu’nun ret kararı, Japonları Kohima’da hazırlıksız yakalandıkları ya da uygun olmadıkları uzun süreli, yıpratıcı bir harekâta zorlayarak genel bir başarısızlığa uğramalarında doğrudan rol oynadı.

Hindistan Ulusal Ordusu’nun hareketleri Japonya’nın planları için ne kadar önemliydi?
Subhas Chandra Bose deneyimli bir Bengalli milliyetçiydi. Kendisi 1943 yılında Korgeneral Mutaguchi’ye, “Delhi’ye Yürüyüş” şeklinde propagandası yapılan ve Hindistan’ın küçük bir bölümünün Japonlar tarafından işgal edilmesinin bile, durdurulması mümkün olmayan bir milliyetçi yangını ateşleyeceğini söylemişti. Böylece ülke İngiliz Hindistan Yönetimi’nin (British Raj) baskısından kurtulabilecekti. Mutaguchi’ye, Malaya, Singapur ve Burma’da esir alınan birliklerden oluşturulan Hindistan Ulusal Ordusu (INA) birliklerinin Japon “kurtarıcılara” eşlik edeceği sözünü vererek, işgalin Hint halkının gözünde meşruiyet kazanmasını sağlayacağını ileri sürdü.
Bu gerçekten güçlü bir iddiaydı. Örneğin Dimapur, INA birliklerini de içeren bir kuvvet tarafından ele geçirilseydi, bunun Hindistan genelinde yaratacağı siyasi etki çok büyük olurdu.
Ancak Korgeneral Mutaguchi bu görüşün gücünü kabul etse de Japon komutanların INA birliklerine ayıracak zamanları fazla değildi ve genel olarak onları sefer sırasında kötü kullandılar. Bu birlikler sadece birkaç olayda kendi başlarına taarruz operasyonlarına giriştiler ve önemli hiçbir şey elde edemediler.
İngilizlerin ve Müttefiklerinin Japonya’nın zafer kazanması halinde uygulamaya koyacakları bir planları var mıydı?
İngilizlerin, Japonların zafer kazanmaları halinde uygulayacakları hiç bir planları yoktu, çünkü kuzeydoğu Hindistan’da herhangi bir B Planını hayata geçirme olasılığı bulunmuyordu. Dimapur değil de Imphal ve Kohima kaybedilseydi, Müttefikler Ledo’dan Hump operasyonlarını desteklemeye devam edebilirlerdi ama Japonlar Imphal’de tuttukları mevzilerde yenilgiye uğratılıncaya kadar İngilizlerin Burma’ya herhangi bir operasyon düzenlemeleri mümkün olmazdı. Bu, ancak ertesi yıl (1945) gerçekleştirilebilecek, çok büyük ve zorlu bir operasyon olurdu ve Burma’ya ilerlemeyi ancak bir sonraki yıl için düşünebilirlerdi. Japonlar Imphal, Kohima ve Dimapur’u ele geçirmeyi başarsalardı, Müttefiklerin kuzeydoğu Hindistan’daki operasyonları için oyun bitmiş olacaktı. Bu, muhtemelen Hump operasyonlarını da ciddi şekilde engelleyecek, hatta sona erdirecekti.
Japonya’nın istilası başarılı olsaydı, Hindistan’da İngiliz yönetimine karşı daha geniş çaplı bir ayaklanma olasılığı artar mıydı?
Japonların, Mutaguchi’nin Dimapur’u ele geçirmek ve böylece INA’nın Hindistan’a gelişi sayesinde bir Bengal ayaklanmasını kolaylaştırmak şeklindeki parlak fikrinin dışında, Imphal ve Kohima’yı ele geçirmelerini kendi çıkarlarına kullanmaya yönelik bir stratejileri yoktu. İngiliz Hindistan Yönetimi’ne karşı daha başka ayaklanmaların 1944’te gerçekleşme olasılığı kesinlikle vardı. Ancak bu, geniş çaplı bir ayaklanma olmazdı. Hintli milliyetçiler genel olarak Japonya’dan korkuyorlardı ve bağımsızlığa giden yolu, iktidarın bir başka emperyalist güç olarak gördükleri Japonya’ya devredilmesinden ziyade, Britanya’dan devralınmasında görüyorlardı. 1944’te Hindistan’daki milliyetçi görüşlerin çoğu, Japonya’nın bağımsızlığın kazanılmasına karşı oluşturduğu tehdit konusunda netti.
Imphal ve Kohima’da yenilgiye uğranması İngiliz ve Müttefiklerin stratejisini nasıl etkilemiş olabilirdi?
Imphal ve Kohima’nın kaybedilmesi Müttefikler için yıkıcı olurdu. Bu, askerî açıdan Korgeneral Slim’in savunma stratejisinin başarısızlığa uğramasının yanı sıra, 1942’nin sonları ile 1943’ün tamamı boyunca Hint Ordusunu yeniden teşkil etmek ve Japonlara karşı savaşa hazırlamak için harcanan önemli çabaların başarısızlığa uğraması anlamına gelirdi.
Japonya’nın Manipur’u işgal etmesi ve belki de Dimapur ve Jorhat üzerinden Brahmaputra Vadisi’ne inmesi, İngiltere’nin Hindistan’ı düşman saldırganlığından koruma konusunda süregelen başarısızlığını gösterecek ve sömürgelerinin güvenliği açısından İngilizlerin güvenilirliğini temelden sarsacaktı.
Aynı şekilde, 1944’te kazanılacak bir Japon zaferi, Müttefiklerin Burma’yı yeniden ele geçirmesini ve böylece Burma Yolu’nu Çin’e geri kazandırmaya yönelik stratejik hedefe ulaşılmasını imkânsız hale getirecekti. Bu durum Britanya’nın Çin ile olan ilişkilerini ciddi şekilde zayıflatacaktı. Çan Kay Şek, Britanya’nın Japonları Burma’dan çıkarma ve böylece Çin üzerindeki muazzam baskıyı azaltma mücadelesine içtenlikle katılma konusundaki iradesine güvenmiyordu. Son olarak, Imphal ve Kohima’da yaşanacak bir İngiliz yenilgisi, İkinci Dünya Savaşı’nın Asya’daki Japon ordularının yenilmeden sona ereceği bir miras bırakacaktı. Bu da Japon milliyetçilerinin Japonya’yı Savaş sonunda teslim olmaya zorlayan şeyin sadece atom bombası olduğunu iddia etmelerine olanak tanıyacaktı.

Neler oldu?
U-GO operasyonu başarısızlığa uğradı
Korgeneral Bill Slim tarafından uygulanan savaşarak çekilme sırasında yıpranan ve uzun süreli bir harekât için hazırlığı olmayan Korgeneral Mutaguchi kendi tümen komutanlarının isteksizliği nedeniyle daha da zor durumda kalınca, Imphal ve Kohima’daki taarruzları başarısızlıkla sonuçlandı. Bu operasyon sırasında verilen 50.000’den fazla kayıp Japonya’nın savaştaki en büyük yenilgilerinden biri oldu. Korgeneral Mutaguchi operasyonun başarısızlığından sorumlu tutularak komutanlık görevinden alındı.
Müttefikler Burma'ya ilerledi
Assam’ın güvenli hale gelmesiyle Müttefikler Burma’ya geçici akınlar düzenlediler ancak Muson mevsimi 1944 sonlarında bu faaliyetleri yavaşlattı. Arakan sahili ve adalar boyunca yapılan amfibi çıkarmalar Korgeneral Slim’in 14. Ordusu’nun Şubat ayında hayati önem taşıyan Irrawaddy Nehri’ni geçmesini sağladı. Slim, yukarı Burma boyunca ilerledi. Mandalay, 19. Hint Tümeni’nin zorlu mücadelesinin ardından Mart 1945’te geri alındı ve Slim’in güneye doğru ilerlemesinin devamı sağlandı.
Rangoon ele geçirildi
Nisan ayında Lord Mountbatten, o dönemde başkent olan kritik liman şehri Rangoon’u yeniden ele geçirmek için uzun zamandır planlanan Drakula Operasyonu’nu başlattı. Müştereken yürütülen hava ve deniz harekâtı çok az direnişle karşılaştı. Şehir daha önce Japonlar tarafından büyük ölçüde terk edilmişti. Malaya’nın yeniden ele geçirilmesine yönelik yeni planlar hazırlanırken 15 Haziran’da Müttefikler bir zafer töreni düzenlendi. Tokyo hükümeti 2 Eylül’de Müttefiklere kayıtsız şartsız teslim antlaşmasını imzaladı.
Neler olabilirdi?
Japon zaferi
Müttefiklerin Japon kuvvetlerini oyalamaya ve yıpratmaya çalışacağını anlayan Korgeneral Mutaguchi, tümen komutanlarını Imphal ve Kohima’yı ele geçirmek için iyi hazırlanmış direniş ceplerini atlayarak hızlı ve cesur saldırılar yapmaya ikna eder. Ortaya çıkan büyük fırsatı sezen General Kawabe Masakazu, Korgeneral Mutaguchi’nin yapılacak ilk taarruzun ardından Dimapur’daki lojistik merkezine bir taarruz daha gerçekleştirilmesi talebini kabul eder. Japon kuvvetleri büyük kayıplar verse de Korgeneral Mutaguchi’nin oynadığı kumar işe yarar ve Korgeneral Slim’in savunmadaki birlikleri ger
“Delhi’ye yürüyüş”
İngiltere’nin Hindistan’ın kuzeydoğusundaki mevzilerini koruyamaması, Subhas Chandra Bose’nin milliyetçi hareketine olan desteği artırır ve milliyetçi hareket Hindistan Ulusal Ordusu’nun U-Go Operasyonu’ndaki rolünün etkisiyle canlanır. Bose’nin vaat ettiği ülke çapındaki yürüyüş gerçekleşmese de, kitlesel ayaklanmalar, çıkarlarını korumak için çaresizce kaynak aktaran İngiliz Hindistan Yönetimi’nin üzerinde daha fazla baskı yaratır. Bu durum İngiltere’nin bölge üzerindeki kontrolünü ve Hindistan’daki yönetimini daha da zayıflatır.
Çin’in tecridi
Japonların Dimapur’a kadar ilerleme tehdidi ABD Hava Kuvvetleri’ni (USAAF) Himalayalar üzerindeki Hump olarak anılan hava köprüsünü terk etmeye zorlar. Bu durum, Çin lideri Çan Kay Şek’i Japonya’ya karşı yürüttüğü kendi savaş çabaları için binlerce ton silah ve malzemeden yoksun bırakır. Burma’nın güvende, İngiliz ve Hint kuvvetlerinin ise dağınık olmasıyla Japon komutanlar konumlarını sağlamlaştırıp Çin’i fethetmek ve Pasifik’teki Müttefik ilerleyişine karşı savunmak için daha fazla kaynak ayırabilirler.












