
Köpeklerle aynı yolda: Dengeyi, huzuru ve kendini bulmanın sırrı
BERKER ARSLAN
Çağın insanının en büyük ihtiyacı ne başarı ne hız ne de daha fazla bilgi. Bugünün dünyasında en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; denge ve iç huzur. Kalabalıklar içinde yalnızlaştığımız, zihnimizin geçmiş ve gelecek arasında savrulduğu bu çağda, bizi anda tutacak, içimize döndürecek bir rehbere ihtiyaç duyuyoruz. Bu rehber bir yol arkadaşı, rutinlerimizin olduğu, iş birliği yaptığımız, beraber yorulduğumuz, sorun yaşayıp beraber çözüm aradığımız ve anca dengede beraber çalışırsak çözdüğümüz yol arkadaşlarımız köpekler…
Köpeklerle kurulan bağın psikolojik etkisi
Köpeklerle kurulan ilişki, yalnızca bir arkadaşlık ya da sadakat bağı değildir. Bu bağ, insanın iç dünyasında duygusal regülasyon, farkındalık ve nihayetinde içsel dengeyi destekleyen güçlü bir etkidir. Bizi iyileştirir, dengede tutar ve tutarlı olmamızı sağlarlar. Araştırmalar, köpeklerle düzenli etkileşimin stres hormonlarını azalttığını, sosyal bağlılık ve güven duygusunu artırdığını, onaylanma, kabul görme ve empatiyi geliştirdiğini göstermektedir. Ancak bu istatistiklerin ötesinde, bu ilişkinin esas gücü, insanın kendi kendine olan yolculuğunda ortaya çıkar.
“Onlara sınırlar koyarken, kendi sınırlarımızı fark eder; onların ihtiyacını karşılarken, aslında kendi duygusal açlıklarımızı tanırız. Bu etkileşim, dışarıdan içeriye doğru akan sessiz bir terapidir. Kendimize benzetir, onlara benzeriz…”
Bir köpeğin davranışını anlamaya çalışırken, kendi davranış kalıplarımızla yüzleşiriz. Öfkemizin, sabırsızlığımızın, sevgimizin, beklentilerimizin aynasını onların gözlerinde ve davranışlarında görürüz. Onlara sınırlar koyarken, kendi sınırlarımızı fark eder; onların ihtiyacını karşılarken, aslında kendi duygusal açlıklarımızı tanırız. Bu etkileşim, dışarıdan içeriye doğru akan sessiz bir terapidir. Kendimize benzetir, onlara benzeriz…
İki canlının yüzde 100’e tamamlandığını düşünürseniz; sizin yüzde 70 olduğunuz yerlerde köpekler yüzde 30’dur. Sizin yüzde 30 kaldığınız yerlerde ise köpekler yüzde 70 olacaktır. Hedef, ilişkinizde iki canlının da mutlu olabildiği ve sizin kontrolünüzde olan yüzde 60’a yüzde 40’ı ya da yüzde 55’e yüzde 45’i yakalamaktır. Bu da ancak sizin tutarlı ve kontrollü tavrınızdan geçer.
Dengeyi hatırlatan dostluk
Köpekler doğaları gereği ‘şu an’da yaşar. Ne dünü yargılarlar ne de yarının endişesiyle hareket ederler. Onların bu varoluş hali, insan zihninin unuttuğu bir şeyi bize tekrar tekrar hatırlatır; ‘şu an’ın değerini. İnsanların köpekleri bu denli sevmesinin ana nedenlerinden biri de sizi ana davet etmeleridir.
Köpekle geçirilen zaman zihni dinginleştirir, kalbi yavaşlatır. Günlük yürüyüşler bir rutin olmaktan çıkar, bir tür farkındalık pratiğine dönüşür. Göz göze geldiğinizde ya da o sizi sadece var olduğunuz için sevdiğinde, dış dünyanın tüm gürültüsü içsel bir sessizliğe yer bırakır. İşte o anlarda iç huzur belirir. Bu huzur, dışarıdan gelen bir ödül değil; o anda fark edilen bir varoluş hâlidir.
“Köpekler doğaları gereği ‘şu an’da yaşar. Ne dünü yargılarlar ne de yarının endişesiyle hareket ederler. Onların bu varoluş hali, insan zihninin unuttuğu bir şeyi bize tekrar tekrar hatırlatır; ‘şu an’ın değerini.”
Kendini hatırlamak
Köpek eğitmek, ya da köpeğini eğitmeye çalışmak çoğu zaman kendini eğitmektir. Sakin kalmayı, sabretmeyi, iletişim kurmayı, sevilmeyi, güvenmeyi ve güven vermeyi o anın şartlarına göre anlık tepki vermeyi yeniden öğrenirsiniz. Bu süreçte insan, kendini hatırlamaya başlar. İnsan, içindeki karmaşadan bir adım geri çekilir ve olan bitene tanıklık etmeyi öğrenir. Bu da içsel dengeyi kurmanın ilk adımıdır. Bu içsel denge bize doğru iletişimin kapılarını açar ve bu ideal bir gelişim alanıdır. Hem kalbinize hem de zihninize hitap eder. Sevginizi ve düşüncenizi harmanlar.
Köpeğin huzursuzluğu ise çoğu zaman bizim içsel dalgalanmalarımızla ilgilidir. Duygu geçişlerinin hızlı olduğu bireylerin köpekleri, bunu sahiplerine çok daha fazla yansıtır. Onun rahatlığı ise iç dünyamızın durulduğuna dair sessiz bir onay gibidir. Bu karşılıklı etkileşim, tek taraflı bir eğitimden çok, karşılıklı bir dönüşüm sürecidir. Buna sadece bir köpek sahibi olmakla adım atamazsınız. Bu duruma karşı hazır olmanız gerekir. Hazır olduğunuzda mesajı alırsınız ve sizin için bir gelişim öğrenim alanı olur. Yoksa sorumlulukla boğulmuş bir yorgunluk ortaya çıkacaktır.
Denge, huzur ve sessiz öğretmenler
Köpekler, insanlara sadece sevgiyi değil, denge içinde yaşamayı, anda kalmayı ve kendileriyle bağ kurmayı da öğretir. Onlarla yaşarken öğrendiğimiz şey, yalnızca bir canlıyı nasıl yönlendirebileceğimiz değil, kendi hayatımızı nasıl daha bilinçli yaşayacağımızdır. Belki de bu yüzden köpekler, sadece en iyi dostumuz değil, en sessiz ama en etkili öğretmenlerimizdir. Onlarla geçirdiğimiz her an, biraz daha dengeye, biraz daha iç huzura ve biraz daha insan olmaya yaklaşmaktır.
Bu bir seçimdir. Doğa ve doğal olan, kendi içinde birbirini tamamlayan bir uyuma sahiptir. Bu melodiyi duyabilmek için niyet gerekir. Niyet ettikçe, duymaya, tanımaya, anlamlandırmaya başlarız. Ve bu melodi, zamanla bizim kendi şarkımıza dönüşür. Dünya bizi o şarkıyla tanır.












