
Terraria’dan sıkılanlara değil, doyamayanlara 5 yeni oyun
“Terraria” 2011’de çıktı. Küçük bir bağımsız oyun olarak başladı. Kısa sürede büyük bir kitleye ulaştı.
Oyuncular rastgele oluşan bir dünyaya giriyor. Yandan ilerleyen haritada keşif yapıyor. Düşmanlarla savaşıyor. Topladıkları kaynaklarla silah ve ekipman üretiyor. Ürettiklerini geliştiriyor.
Oyunu tek başına oynayabiliyorsun. Çevrim içi co-op desteği de var. Mod desteği sunuyor. Yıllar içinde birçok platforma geldi. 2025 itibarıyla 64 milyon kopya sattı. Bu rakam bile başlı başına bir başarı.
Peki tüm boss’ları kestiysen ne olacak? Benzer bir deneyim arıyorsan aşağıdaki oyunlara göz atabilirsin. Her biri farklı bir tat sunuyor. Ama keşif, savaş ve üretim üçlüsünü koruyor.
Minecraft

Kum havuzu türü denince çoğu kişinin aklına bu oyun geliyor. 2011’de tam sürüm olarak çıktı. Oyun küplerden oluşan bir dünyada geçiyor.
Kaynak topluyorsun. Silah yapıyorsun. Ev kuruyorsun. Canavarlarla savaşıyorsun. İstersen arkadaşlarınla birlikte oynuyorsun. İstersen onlara karşı mücadele ediyorsun.
Oyun birçok farklı mod sunuyor. Neredeyse tüm büyük platformlarda yer alıyor. Tarihin en çok satan oyunu unvanını taşıyor.
Basit görünen yapısı seni yanıltmasın. Oyun derin. Harita neredeyse sınırsız. İçinde gizli detaylar ve sürprizler var. Yıllardır popülerliğini koruyor. Boşuna değil.
Starbound

“Terraria”ya en çok benzeyen oyunlardan biri bu. Ama bu kez fantezi değil, bilim kurgu dünyasındasın.
Dünya yok oluyor. Karakterin evrenin uzak bir köşesine savruluyor. Yeni gezegenler keşfediyorsun. Gezegenleri dönüştürüyor, kaynak topluyor ve üs kuruyorsun.
Her gezegen farklı. Oyun her seferinde yeni bir harita oluşturuyor. Bu da her oyunu farklı kılıyor.
Karakterini özelleştirebiliyorsun. Uzay gemini bile düzenliyorsun. Oyun küçük bir hikâye de anlatıyor. Bu sayede yaptıklarının bir anlamı oluyor.
“Terraria” formülünü alıyor. Ölçeği büyütüyor. Uzaya taşıyor.
Forager

“Forager” daha sade bir deneyim sunuyor. Kamera yukarıdan bakıyor. Kaynak topluyor, ekipman üretiyor ve karakterini güçlendiriyorsun.
Seviye atlıyorsun. Yeni yetenekler açıyorsun. Üs kuruyor ve geliştiriyorsun.
Oyunun odağı daha çok üretim tarafında. Maden kazıyorsun. Tarım yapıyorsun. Balık tutuyorsun. Yemek pişiriyorsun.
Savaş var ama tempo daha sakin. Zindanlara giriyorsun. Düşman kesiyorsun. Ama oyun seni yormuyor. Listedeki en rahat deneyim bu olabilir.
Valheim

Bu kez hayatta kalma tarafı ağır basıyor. Viking temalı bir dünyadasın. Ama burası bir tür öteki dünya.
Canavarlarla ve yarı tanrılarla savaşıyorsun. Avlanıyorsun. Kaynak topluyorsun. Ev kuruyor ve güçleniyorsun.
Oyun gece ve gündüz döngüsüne sahip. Sekiz farklı bölge sunuyor. Atmosfer zaman zaman sertleşiyor. Bazı anlarda gerilim yükseliyor.
Erken erişim süreci güçlü bir temel gösterdi. Tam sürümle birlikte daha da oturacak. “Terraria”yı sevenler burada daha karanlık bir tat bulabilir.
Core Keeper

“Core Keeper” 2024’te tam sürüm çıktı. Oyun yer altında geçiyor. Tüneller kazıyor, mağaraları keşfediyorsun.
Bulduğun kaynaklarla ekipman üretiyorsun. Yapılar kuruyorsun. Güçlendikçe daha derine iniyorsun.
Oyunu tek başına oynayabilirsin. Yedi arkadaşınla birlikte de girebilirsin. Co-op tarafı güçlü.
Farklı bölgeler sunuyor. Boss savaşları var. Atmosferi merak duygusunu canlı tutuyor. Türü baştan yazmıyor. Ama elindekini iyi kullanıyor.
Benzer Haberler

Xbox’ın yeni konsolu ortaya çıktı: Project Helix PC oyunlarını da çalıştıracak

Ubisoft efsaneyi geri getiriyor: Black Flag Remake resmen duyuruldu

Nintendo’nun yeni kozu mu? Pokopia rekor kırarak zirveye oturdu









