Haber kapak görseli
Genel
5 dk okunma süresi
İstanbul Life

4 semt 4 mekan

Semtler arası mekik dokurken, her durakta nefis lezzetlerin tadına bakıyor, kokuların, dokuların arasında kayboluyor, şenlikli ziyafet sofralarında farklı dünyalara tanıklık ediyoruz.

BEGÜM NALBANTLI

ETİLER’de Ege ve Boşnak lezzetlerinin dayanışması

SİPSTER

Etiler Alkent’te kapılarını açılan mekânların arasına, yazın ortalarında Sipster da eklenmişti. Alaçatı’daki macerasının ardından Ege’nin ferahlığını şehre taşıyan Sipster, neşeli sofralarıyla hem semt sakinlerini hem de yenilik peşinde koşan yeme-içme tutkunlarını ağırlıyor. Aegean Neo Bistro konseptiyle öne çıkan mekânın arkasında, İzmirli ve Boşnak köklerinden beslenen vizyonuyla Şef Berrak Korukçu ve miksoloji alanındaki yetkinliğiyle tanınan Burcu Akıl var.

Berrak Korukçu, mutfakta Ege’nin doğallığını, Boşnak mutfağının zenginliğiyle harmanlıyor. Ildır enginarıyla hazırlanan enginarlı pilav, tarama köpüğü, tahin soslu uykuluk, koruk ekşili karides orzo, sakızlı labne eşliğinde pancar & yeşil elma, Ege otları mücveri, ağır ateşte pişmiş dana döş keşkek, ıtırlı lor tatlısı gibi özgün tabaklar dikkat çekenler arasında.

Bar menüsündeyse Burcu Akıl’ın elinden çıkan imza kokteyller çok havalı. Aromatik bitkilerle demlenmiş cinlerden, acı biberle tatlandırılmış tekilalara kadar deyim yerindeyse döktürüyor kendisi. Tarçın ve chili ile demlenmiş cin, satsuma, narenciyeyle hazırlanan Serendipity, ıtırlı ve elmalı cin, taze limon ve elma notalarıyla yaratılan Çıtır, acı biberli tekila, narenciye ve agavenin buluştuğu Chili Margarita, Sipster’ın ruhunu yansıtanlardan birkaçı. Kokteyllerin yanı sıra yerel üreticilerin şaraplarından rakılara, dünya markası tekila ve viskilerden, biralara uzanan seçenekleriyle, zengin bir bar kültürüyle karşılaşmaya da hazır olun. Pazartesi-cumartesi günleri 12:00-23:00 saatlerinde açık.

BOMONTİ’de patatesin en çılgın halleri

HABAK

Adını, Antakya mutfağında reyhanın karşılığı olan Arapça kökenli kelime Habak’tan alıyor. Paylaşmaktan, keşfetmekten ve sofrada bir araya gelmekten hoşlanan herkese hitap eden bir mekân. Başrolde, mütevazı ama sınır tanımayan bir malzeme var: Patates. Kendisi burada sıradan bir ürün değil, mutfağın kalbi. Haşlanıyor, fırınlanıyor, marine ediliyor. Bazen çıtır çıtır bazen de yumuşacık ve sürprizlerle çıkıyor karşınıza.

Antakya’nın yerel malzemeleri ve Akdeniz’in ferah esintisiyle birleşerek, bambaşka tatlara dönüşüyor. Menüde günün her saati için yüzünüzü güldürecek seçenekler var. Kahvaltı tabakları arasında İspanyol omlet, Habak scrambled, tatlı patatesli pancake ya da vegan kahvaltı gibi yaratıcı başlangıçlar öne çıkıyor. Potato bowl’ları yani kendi tabirleriyle artizan kumpir yorumları, mutfaktaki imzaları. Brunch bowl, üç mantarlı, karidesli, prosciutto crudo ve özellikle akya pastırmalı balık pazarı bowl gibi kaseler, geleneksel kumpiri modern dokunuşlarla yeniden yorumladıkları lezzetler.

Öğlen ve akşam için bowl ve salatalar aklınızda olsun. Örneğin fümeli antrikot bowl veya avokadolu kale salata hafif ama doyurucu bir alternatif. Paylaşmak isteyenler için tapas’lar ve şarküteri tabakları ideal. Tatlılara gelince, reyhanlı Habak panna cotta, kömbe cheesecake ve vegan kömbe kurabiye gibi sıra dışı seçeneklere şans verebilirsiniz. Ayrıca Habak special kokteylinden Mezcal Margarita’ya, ferah spritz’lerden Habak limonataya geniş bir içecek listesi mevcut. Hafta içi öğlen saatlerindeyse günlük öğle menüsü devreye giriyor. Pazartesiden cumaya, 11:30 itibarıyla, “fine casual” yaklaşımıyla sınırlı sayıda hazırlanmış tabaklar servis ediliyor. Antakya mutfağından esinlenen bu özel menüde, kuru patlıcan dolması & gavurdağ salata gibi seçenekleriniz var.

Menü her gün farklı bir tabakla yenileniyor. Mekân, pazar-perşembe 10:00- 00:00, cuma-cumartesi 10:00-02:00 saatlerinde açık. Mutfaksa 11:00-23:30 arasında aktif.

KUZGUNCUK’ta İskenderun mutfağının sihirli yorumları

DAFNİ ATEŞBAŞI

Nakkaştepe Yolu No: 56’daki Dafni Ateşbaşı, yalnızca lezzetli yemekler sunmuyor aynı zamanda bir hikâye de anlatıyor. İşin başında yetenekli kadın şef Yaren Çarpar var. İskenderun mutfağını modern yaklaşımlarla yorumlayan Çarpar, yıllarca sabır ve tutkuyla hayal ederek hayata geçirmiş burayı. Anlayacağınız Dafni yalnızca bir restoran değil, Yaren Şef’in çocukluğundan itibaren biriktirdiği anıların, tatların ve değerlerin bir tezahürü. Kendisi İskenderun’da ailesinin kendisine bıraktığı zengin kültürel mirasla büyümüş. Hatta annesi, bölgenin ilk kadın bar işletmecisiymiş. İş disipliniyle, cesareti ondan öğrenmiş. Anneannesiyse sofraların yalnızca yemek değil, birleştirici bir güç olduğunu göstermiş. Ve şimdi Dafni’de sunulan her tabakta bu hikâyenin izleri var. Mekân adını Hatay mitolojisindeki “defne”den alıyor. Defne, kökleri derinlere uzanan, zamana meydan okuyan bir ağaç. Tıpkı Yaren Çarpar’ın mutfak yolculuğunda büyüttüğü hayali gibi… 18 yaşında İstanbul’a gelen, eğitimini Mutfak Sanatları Akademisi’nde tamamlayan Çarpar, Zuma, Le Petit Maison gibi farklı yerlerde çalıştıktan sonra 21 yaşında, önce Arda Türkmen’in Karaköy’de açtığı Forneria’da mutfağın başına geçiyor daha sonraysa yine aynı binada açılan Mükellef Karaköy’de ekibini yönetiyor. Bu tecrübelerin ardından gastronomi dünyasında sağlam bir yer edinmesi, ona kendi mekânı Dafni’ye uzanan yolu açıyor. Menüde, anneannesinden miras tariflerin izleri var. Muammara, leblebi tozuyla hazırlanıyor; atom, köz patlıcanla zenginleşiyor, taş kadayıf, pastırmalı ve peynir dolgulu bir paçanga versiyonuna dönüşüyor. Napolitan pizza hamuruyla hazırlanan açık ekmekler, üstünde yer alan sakatat çeşitleriyle gerçek bir ziyafet. İçli köfteler, baharatlı tandır etiyle doldurulup islenmiş yoğurt eşliğinde sunuluyor. Ocakbaşı kültürünü yeni nesillerle buluşturmak için tasarlanan küçük çöp şişler de mekânın alameti farikalarından.

Pazartesileri hariç her gün 12:00-00:00 saatlerinde açık. Cumartesi-pazar günleri 10:00-14:00 arasında serpme kahvaltı var.

PERA’da mezelerle donatılan uzun sofralar

LOKANTA LİMU

Yeniköy ve Alaçatı’da Cafe Bistro olarak hizmet veren Molka’nın sahibi ve işletmecisi Sevtap Dilekci ile Aheste Pera ve Yan Mutfak kurucu şefi Sara Tabrizi’nin hayata geçirdiği Lokanta Limu’yu, Yeniköy’den tanıyor olma ihtimaliniz yüksek. Bir süredir de Meşrutiyet Caddesi’nde, zarif sofralarında özenle hazırlanmış tabaklarıyla ağırlıyorlar misafirlerini. Akşamı şahane bir manzarayla karşılıyorsunuz. Mekân, Yeniköy’deki ruhunu korurken, Pera’da, şarap eşlikçisi yemeklerin de ön planda olduğu özgün bir menü sunuyor. Uzun paylaşımlı sofralar ve mezeler üzerine lezzet odaklı, modern bir meyhane… Adını, Farsçada misket limonu anlamındaki Limu’dan alan restoranda, özünden çok uzaklaşmadan, kattıkları ufak yorumlarla, meze ağırlıklı çilingir sofraları kuruyorlar. Altını çizdikleri bir diğer konu da kendilerini deneyim değil, müdavim lokantası olarak tanımlamaları. Ayrıca yaz sezonunda müzik, gastronomi ve eğlenceyi bir araya getirdiklerini ve Lokanta Limu Pera/Altın Saatler ortaklığıyla güçlerini birleştirdiklerini hatırlatalım. Bu iş birliğine ise Klein Entertainment ev sahipliği yapıyor. Yani saat 19:30’da servis vermeye başlayan mekânda, 22:30 itibarıyla gecenin seyri yavaş yavaş değişiyor ve sahneyi Kıvanç Kasar’ın işletmeciliğini üstlendiği Altın Saatler devralıyor. Ekim ortasına kadar devam edecek Altın Saatler’de, pazartesileri dışında her gün sürekli bir hareketlilik ve eğlence var. Cuma ve cumartesi geceleriyse eğlencenin dozu iyice artıyor.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo