Haber kapak görseli
Genel
14 dk okunma süresi
History Of War

73. Doğu Nirengisi Muharebesi: 23 dakikada 28 Irak tankı nasıl yok edildi?

İçeriği Paylaş

Çöl Fırtınası Operasyonu sırasında yapılan kesin sonuçlu muharebede, ABD 2. Zırhlı Süvari Alayı’na bağlı birlikler Irak tanklarını ve muharebe araçlarını yok etti.

Yazan: Michael E Haskew

Saddam Hüseyin, 2 Ağustos 1990’da ordusuna komşu Kuveyt’i istila etme emri verdi. Irak’ın herhangi bir kışkırtma olmadan gerçekleştirdiği ve acımasızca yürüttüğü işgal, uluslararası toplumda büyük bir öfkeye, kınamaya ve Birleşmiş Milletler’in Irak’ın derhal Kuveyt’ten çekilmesini talep etmesine yol açtı. İşgalden üç gün sonra ABD Başkanı George H.W. Bush “Irak’ın Kuveyt’e yönelik bu saldırganlığı karşılıksız kalmayacak.” şeklinde bir açıklama yaptı.

Bu gelişmelerin ardından yapılan Çöl Kalkanı Operasyonu sırasında ABD, Irak Ordusu’nun Kuveyt’ten zorla çıkarılmasına hazırlık olarak karada, denizde ve havada ezici bir askerî kapasite oluşturmak için 35 ülkeden oluşan bir koalisyona liderlik etti. Bir milyonu aşan Irak personeline karşı, beş ay içinde 5.500 tank ve 2.500 uçak, 950.000’den fazla asker, 3.000 tank ve 2.200 topçu silahının yanı sıra deniz kuvvetlerin sağlayacağı hatırı sayılır bir ateş desteği bir araya getirildi. Koalisyon, 17 Ocak 1991’de denizaltılardan ve savaş gemilerinden fırlatılan seyir füzelerinin yanı sıra, kara operasyonları başlamadan önce Irak’ın muharebe etkinliğini azaltmak için tasarlanan ve süreklilik arz eden bir hava bombardımanı başlattı.

Koalisyona ait kara kuvvetleri, otuz sekiz gün sonra, yani 24 Şubat 1991’de Iraklı askerleri Kuveyt’ten çıkarmak, bunların muharebe kabiliyetlerini ortadan kaldırmak ve Cumhuriyet Muhafızları tümenlerini (CMT) yok etmek amacıyla Irak ordusuna karşı kara operasyonlarını başlattı. CMT’ler özellikle seçilmişti çünkü bunların bazıları 1980-88 yılları arasında yaşanan İran-Irak Savaşı’nda görev yapmış iyi eğitimli, donanımlı ve seçkin birliklerdi.

Koalisyon güçlerine komuta eden ABD’li Orgeneral Norman Schwarzkopf, kendisine verilen görevi başarmak için bir plan tasarladı. Bunun gereği olarak; Irak’ın komuta-kontrol yeteneğini ve savaşma kabiliyetini azaltmak maksadıyla ezici

bir hava gücü kullanırken, aynı zamanda olağanüstü başarılı bir aldatma operasyonu yürütüldü. Gizli operasyonlar ve sahte telsiz trafiğiyle desteklenen büyük ölçekli amfibi tatbikatlarla, koalisyonun Kuveyt’i güneyden yani Irak’ın en güçlü savunma mevzilerinin bulunduğu bölgeden istila etmeyi amaçladığı izlenimi yaratıldı. Bu sırada Schwarzkopf, muharip tümenlerden oluşan devasa bir güce batıya doğru geniş bir yay çizerek ilerlemesini, kuzeye ve ardından kuzeydoğuya taarruz etmek için düzen almasını ve Irak topraklarına oradan girmek üzere düşmanı batıdan kuşatmasını emretti.

Hava bombardımanı, Irak yüksek komutanlığını etkili bir şekilde kör etmeyi başarmış, güneyde yapılan aldatma operasyonlarının etkinliğini en üst düzeye çıkarmış ve böylece düşman kuvvetlerinin büyük kısmının amfibi bir çıkarma beklentisiyle kıyı şeridine yönelmesini sağlamıştı. Bu arada, XVIII. Hava İndirme Kolordusu’nun dört tümeni, ABD 82. ve 101. Hava İndirme Tümenleri, ABD 24. Mekanize Piyade Tümeni ve Fransız 6. Hafif Tümeni, ABD VII Kolordusu’nun oluşturduğu balyoz için kanat güvenliğini sağladı. Bu sırada ABD’nin 1. ve 3. Zırhlı Tümenleri, 1. Piyade Tümeni ve 1. Süvari Tümeni ile İngiliz 1. Zırhlı Tümeni’nden oluşan ABD VII. Kolordusu, Suudi Arabistan’daki sıçrama noktalarından hareket ederek, Irak kuvvetlerinin asıl tehdidin arkalarında olduğunu anlamalarını takiben geri çekilmelerini önlemek için yarışırcasına ilerliyordu.

Çöl Fırtınası’nın kara ayağı olan Çöl Kılıcı Operasyonu’nun doruk noktası Irak kuvvetlerine karşı kazanılan çarpıcı bir zaferdi. Schwarzkopf yaşananları şöyle açıkladı: “Düşmanın gözlerini çıkardıktan sonra, en iyi anlatımla Amerikan futbolunda çok uzun ileri pası ifade eden “Hail Mary” taktiği olarak tanımlanabilecek bir şey yaptık. Bu kesinlikle olağanüstü bir hareketti. Şunu söylemeliyim ki askerî tarihin hiçbir döneminde bu kadar büyük bir kuvvetin bu kadar uzak mesafeye ilerleyerek düşmana taarruz edebilecek şekilde mevziye girdiğini hatırlamıyorum. Bence hamlemiz oldukça etkiliydi.” Kara savaşının 100 saati boyunca VII. Kolordunun heyecan verici ilerleyişi, üstün M1A1 Abrams ana muharebe tankları ile M3 Bradley zırhlı muharebe araçları ve Irak Cumhuriyet Muhafızlarının Sovyet yapımı T-72 tankları ile daha eski modeller olan T-62 ve T-55’ler ve BMP piyade muharebe araçları arasında gerçekleşen şiddetli çatışmalarla noktalandı. VII. Kolordu’nun ileri ucundaki ABD 2. Zırhlı Süvari Alayı’nın (2. ACR – Armored Cavalry Regiment) üç taburu Kuveyt’teki düşman kuvvetlerinin kuşatılması sırasında örtme kuvveti olarak göreve başladı. Iraklı üst düzey komutanlar yukarıda açıklanan “Hail Mary” taktiğinin farkına vardıktan sonra Cumhuriyet Muhafızı Tawakalna Mekanize Tümeni VII. Kolordu’nun ilerleyişine karşı koymak üzere batıya doğru yeniden mevzilendirildi. Kara savaşının ikinci günü olan 26 Şubat’ta, 2. ACR koalisyonun ezici gücünün ilerisinde, önlerindeki düşman kuvvetleriyle temas kurmak, bunların güçlerini tespit etmek ve VII. Kolordu’nun zırhlı birliklerinin büyük kısmı harekete geçmeden önce düşmanın zayıf noktaları bulmak ya da bunları oluşturmak için ilerliyordu.

Muharebe Başlıyor

2. ACR Irak sınırını geçerek yaklaşık 20 km ilerledi ve 24 Şubat akşamı ilk kez düşman direnişiyle karşılaştı. M3 Bradley zırhlı muharebe araçları 25 mm çapındaki topları ve tel güdümlü TOW tanksavar silahlarıyla düşmana karşılık verirken, havan mermileri de etkili bir şekilde ateşlendi. Çok sayıda Irak askeri o gece alayın F bölüğüne (F - Fox) teslim oldu. Ertesi gün Alayın G bölüğü (G- Ghost) 12 küçük zırhlı araçtan oluşan bir Irak keşif birliğini imha etti. Harekâttan elde edilen istihbarat Cumhuriyet Muhafızları birliklerinin o civarda olduğunu gösteriyordu. Bunun üzerine daha önce kuzeyden sızma şeklinde planlanan harekâtta bir değişiklik yapılarak kuzeydoğuya doğru ilerleyecek şekilde bir dönüş emri alındı.

Şiddetli yağmurun indiği bir gecenin ardından, 2. ACR unsurları 26 Şubat’ta Irak 50. Tugayı’nın birkaç bölüğünü bozguna uğrattı ve alayın İngiliz 1. Zırhlı Tümeni ile operasyon sınırını güneye doğru kaydırma emri aldı. Bunu izleyen manevrada bir Irak tankı imha edildi. Sabah geç saatlerde şiddetli bir kum fırtınası görüş mesafesini kısıtladı ama 2. ACR’nin üç taburu da, neredeyse hiçbir nirenginin bulunmadığı çölde harita koordinatlarına karşılık gelen 60. Easting (Doğu nirengisi) yakınlarında Tawakalna Tümeni unsurlarıyla çatışmaya girdi. ACR birlikleri öğlene kadar Irak’a ait 23 T-55 tankı, 25 zırhlı personel taşıyıcı ve diğer araçların imha edildiğini rapor etti. 2. ACR’ye 70. Easting’e (Doğu nirengisi) ilerlemeye devam etmesi, ancak, ağır muharebe birlikleri dört zırhlı ve mekanize tümenin oluşturduğu cephede ilerlemesini sürdürürken, VII. Kolordu’nun önünde genel bir çatışmaya yol açmaktan kaçınması emredilmişti. 2. ACR’nin üç taburu, alayın dokuz süvari bölüğünün sekiziyle Cumhuriyet Muhafızlarını aramak üzere ilerledi. 2. Taburun (Cougar Taburu), E Bölüğü (E - Eagle) 12 Bradley zırhlı muharebe aracı ve 120 mm çapında yivsiz topu olan dokuz M1A1 tankıyla, genellikle kama düzeninde kalarak ileri hareketine devam etti. Bütün bunlar yaşanırken Amerikalılar bir Irak eğitim alanına girdiklerinden ya da Kuveyt sınırını geçmeden önce yakındaki bir köyden geçen paralel bir yolun varlığından habersizdi. Daha önce ABD’de eğitim görmüş olan ve düşmanla bir temas yaşanacağını öngören Iraklı komutan Binbaşı Muhammed, küçük bir sırtın ters yamacı boyunca savunma mevzileri oluşturmuş ve düşman tanklarının yüksek zemine tırmanıp tepeye çıkar çıkmaz savunmasız hale geleceğini ummuştu. Binbaşı Muhammed ayrıca köyün savunmasını personele karşı kullanılacak uçaksavarlarla tahkim etmiş ve yol tarafından gelebilecek bir hücuma karşı mevzilerine makineli tüfek yuvalarıyla desteklenen birlikler yerleştirmişti. E Bölüğü Komutanı Yüzbaşı HR McMaster’a göre Iraklılar tepenin yaklaşık 900 m ötesine takriben 40 adet T-72 tankı ve 16 adet BMP piyade muharebe aracı mevzilendirmişlerdi. Ayrıca bölgeye mayınlar yerleştirilmiş, sığınaklar ve savunma siperleri zırhlı araçları perdelemişti. Yaklaşık 2.750 m daha doğuda Binbaşı Muhammed, 18 T-72 tankı ve diğer zırhlı araçlardan oluşan bir ihtiyatla birlikte komuta yerini kurmuştu.

E Bölüğü, durması emredilen 67. Easting’e ulaştığında çatışma başladı. Daha sonra korgeneral rütbesine yükselen ve Başkan Donald Trump’ın ulusal güvenlik danışmanı olarak görev yapan McMaster düşmanla yaşanan sıcak teması şu sözlerle anlattı: “Başçavuş John McReynolds’ın M3 Bradley zırhlı muharebe aracı gözlem noktası olarak kullanılan bir Irak sığınağının üzerine çıktı. İki düşman askeri ortaya çıkıp teslim oldu ve McReynolds onları arkaya götürdü. McReynolds’un kanadında ilerleyen Çavuş Maurice Harris’in içinde bulunduğu M3 Bradley zırhlı muharebe aracı düşman ateşine maruz kaldı. Harris aracının 25 mm çapındaki topuyla ateş açarken, Üsteğmen Tim Gauthier köyün içine bir TOW roketi ateşledi. Bu patlama tanklarımızı bölgeye yönlendirecekti. Top nişancım olan Başçavuş Craig Koch hedef merkezini işaretlemek için bölgeye bir mermi attı. Bunun üzerine yakınımızdaki dokuz tankın tamamı düşman mevzisini bastırmak için köye yüksek patlayıcılı mermilerle ateş etti.” Harris, içinde bulunduğu Bradley zırhlı muharebe aracının düşman ateşi altında olduğunu bildirince, takım komutanı “O halde onları öldürün!” şeklinde net bir emir verdi.

E (Eagle) Bölüğü, 2. Taburun geri kalanı ve 3. Tabur 67. Doğu nirengisinde Iraklılarla savaşırken, McMaster 70. Doğu nirengisine ilerlemek için izin aldı ve çatışma güneye ve doğuya doğru yayıldı. Tankçılar düşman karşısında sayıca en az üçe bir üstün olduklarını bilmiyorlardı. Bu sırada bir başka Bradley zırhlı muharebe aracı TOW silahıyla bir Irak T-72 tankını vurdu ve E Bölüğü “tanklar ileri” komutuyla muharebe düzenine geçti. McMaster’ın Mad Max lakaplı tankı köyün kuzeyindeki küçük bir tepeye çıktı ve Koch bağırdı: “Tanklar doğrudan öne gelsin.” McMaster hatırladıklarını şu sözlerle aktarıyor: “Tankımın kulesinden sekiz T-72’nin tam önümüzdeki hazırlanmış mevzide olduğunu görebiliyordum. Birliğe gönderdiğim temas raporunun ardından Koch iki tankı daha imha etti. Hemen sonrasında ilerlerken dokuz Abrams tankının hepsi çatışmaya girdi. Bir dakika içinde silahlarımızın menzilindeki her şey alevler içinde kalmıştı.”

Başçavuş Koch ve McMaster’ın Mad Max lakaplı tankı yaklaşık sekiz saniye içinde üç Irak T-72’sini imha etmişti. Tek taraflı çatışma sırasında E Bölüğü’nün dokuz Abrams tankı sadece 23 dakika içinde toplam 28 Irak tankını, 16 zırhlı muharebe aracını ve 30 kamyonunu imha etmişti. Bu çatışmada Amerikalılar hiç kayıp vermedi. Yüzbaşı McMaster Irak’ın en batıdaki savunma mevzilerini temizlemekle meşgulken, yardımcısı Teğmen John Gifford telsizden şu mesajı yolladı: “Şu anda bunu bilmek istemediğinizi biliyorum ama ilerleme sınırı olan 70. Doğu nirengisindesiniz.” McMaster hemen cevap verdi: “Amirlerimize duramayacağımı, düşmanla temas halinde olduğumu, bu taarruza mecburen devam edeceğimi ve bunun için üzgün olduğumu söyle.”

Genel bir çatışmaya girilmemesi için verilen emre rağmen, E Bölüğü ve 2. ACR’nin geri kalan unsurları beklenenden çok daha büyük bir düşman kuvvetiyle karşılaşmış ve çatışmanın giderek tırmanmasını engelleyememişti. Yüzbaşı McMaster mecburen çatışmayı sürdürmüş ve savunma mevzii oluşturmak üzere teması kesememişti. Orijinal plan Cumhuriyet Muhafızlarının konumunu tespit etmek ve ardından kenara çekilerek VII. Kolordunun ağır zırhlı tümenlerinin düşmanın seçkin birlikleriyle çarpışmasını sağlamaktı. Ancak Yüzbaşı McMaster’ın tek seçeneği muharebeye devam etmekti ve bu durum daha büyük VII. Kolordu birliklerinin ileride bulunan düşman tanklarıyla muharebe etmek için yürüyüş kolu düzeninden kama düzenine geçmelerine muhtemelen engel olacaktı. Ayrıca, zırhlı birlik taburlarının büyük bir karşı taarruza maruz kalma olasılığı da vardı ancak McMaster durumun gerektirdiği şekilde inisiyatif aldı. İlerlemeye devam eden E Bölüğü, Tawakalna Tümeni’nin 18. Mekanize Taburu ile tam kapsamlı bir çatışmaya girmişti. 2. ACR’nin diğer unsurları ilerlemeye devam ettikçe,73.Doğu Nirengesi Muharebesi giderek büyüyordu. 2. ACR’nin 1. ve 3. Bölükleri önceki gün Irak 50’nci Zırhlı Tugayı ile çarpışmıştı. Şimdi ise bu birliğin hayatta kalan unsurlarının yanı sıra, Tawakalna Tümeni mevzilerinin güneyinde Irak’ın 12. Zırhlı Tümeni’nin 37’nci Tugayı ile çarpışıyordu. 3. Tabur’un I Bölüğü (I - Iron) ilerleme hattındaki boşluğu doldururken, 2. Taburun G Bölüğü ve 3. Taburun K Bölüğü (K - Killer) Birliği E Bölüğü’nün kuzeyinde mevzilenmişti. Güneş batarken ve çöl karanlığa gömülürken çatışmalar şiddetlendi.

McMaster E Bölüğü’nü Irak tank ihtiyatının bulunduğu 73. Doğu Nirengisi sırtına yönlendirdi. Kendi ifadesiyle olaylar şöyle gelişmişti: “Benim tankım ve diğerleri 16.40 civarında, yaklaşık 900 metre mesafedeki ihtiyat tanklarının birisini imha etti. Yükseltiyi aşıp toplanma bölgesine girinceye kadar diğer düşman tanklarını göremedik. Bu sırada düşman ihtiyatı harekete geçmeye çalışıyordu ama E Bölüğü tankları, onlar konuşlanamadan hepsini yakın mesafeden imha etti.”

Bu sırada I Bölüğü 70. Doğu nirengisi yönüne doğru ilerlemiş ve K Bölüğü tarafından hemen sağlanan destekle 16 Irak tankını imha etmişti. Düşman zırhlı araçlarının yanan kalıntıları arasından ilerleyen I Bölüğü ayrıca bir düşman taburunun komuta yerini de imha etti. Başka bir noktada alçak bir sırtta mevzi alan G Bölüğü Tawakalna ve 12. Zırhlı Tümen tanklarının karşı saldırılarını birkaç saat boyunca savuşturdu. Irak tanklarının yanında dalgalar halinde akın eden piyade birlikleri Amerikan mevzileri için tehdit oluşturuyordu. Kötü hava koşulları nedeniyle hava desteği zayıf olsa da yoğun topçu ateşiyle birlikte saldırganları geri püskürtmede büyük katkı sağladı. Akşam saat 9’a kadar G Bölüğü mevcut TOW roketlerinin yarısından fazlasını ateşlemiş, topçu ve MLRS yani çok namlulu roket sistemleri de destek olarak 700’den fazla roket atmıştı. Irak taarruzları sona erdiğinde, G Bölüğü düşmanın iki tank bölüğünü imha ederek büyük zayiat verdirmişti. Irak askerlerinin cesetleri çöle saçılmış haldeydi. E Bölüğü zaman zaman piyade saldırılarını savuşturdu, T-72 tankları ve BMP’lerlerden (Rus yapımı bir ZMApiyadenin zırhlı muharebe aracı) oluşan bölük büyüklüğündeki bir kuvvetle uzun mesafeden yapılan bir karşı taarruzu durdurarak düşman zırhlı araçlarını onlar daha çatışmaya giremeden imha etti. McMaster yaşananları şu sözlerle aktarıyor: “Havan birliği daha doğudaki düşman piyadelerini bastırdı ve iki topçu saldırısı düşmanın lojistik üslerini harap etti.” Başçavuş Bill Virrill, el ve çanta bombaları kullanarak sığınakları temizleyen bir ekibe liderlik etti. Saat 22.00’den hemen sonra 1. Piyade Tümeni, 3. Tabur’un bölgesinde E Bölüğü’nün güneyinden geçerek Müttefik cephe hattından ilerledi.”

Çatışmanın kargaşası içerisinde, 2. ACR’nin cephesi 74. Doğu nirengisine kadar uzandı ve 1. Piyade Tümeni 27 Şubat sabahı saat 2 civarında karanlıkta tank hatlarından geçmeye başladı. Bu birlik öncelikli olarak dikkatini Kuveyt’e giden ana yol ile birkaç tozlu çöl patikasının kesiştiği Norfolk Hedefi’ne odaklanmıştı. Artık Irak’ın18. Mekanize ve 37. Tugaylarından geriye kalanlar bir avuç Abrams ve Bradley zırhlı muharebe aracından fazlasıyla karşı karşıyaydı ama öncüler düşmanı çoktan alt etmişlerdi. 1. Piyade Tümeninin öncü birlikleri ise toplamda 300’den fazla M1A1 tankını içinde barındıran altı taburdan oluşuyordu. Bu tümene155 mm çapındaki ağır sahra topçusu ve hava koşullarının düzelmesiyle birlikte hava unsurları destek veriyordu.

Tugay büyüklüğünde bir kuvvet olan ve 15 Şubat’ta Irak savunma hattını yarıp düşman topraklarında operasyon yapan ilk ABD muharebe birliği olan Görev Kuvveti 1-41, bir tabur düşman T-55 tankıyla karşılaştı. Bunlardan bazıları motorlarını çalıştırmamıştı ve termal görüntüleme cihazına iz vermiyordu. Yönünü şaşıran Bradley zırhlı muharebe araçlarıyla donatılmış Amerikan birliğinin bir aracı düşman mevzilerinin önünden geçerken açılan ateş sonucunda tahrip oldu. Bu olayda vurulan araçtaki üç Amerikalı mürettebat öldü.

Düşmanın ilk ateşi tespit edildikten sonra, bir M1A1 bölüğü üç Irak tankını 100 mm’lik yivli toplarını yeniden doldurup ikinci kez ateşleyemeden imha etti. Bu sırada, birkaç başka M1A1 ateş açıp üç tane daha Bradley’i vurunca bir dost ateşi vakası meydana geldi. Görev Gücü 1-41’in komutanı bulunduğu mevzide toparlanarak, Irak piyade taarruzlarını kırmak ve düşman zırhlılarını mevzilerinden ayrılmaya zorlamak için topçu ateşi açılmasını emretti. Görev Gücü 1-41, birkaç saat içinde bir başka zırhlı çatışmanın yaşandığı Norfolk Hedefi’ne yönelik ABD harekâtına öncülük edecekti. Iraklılar zaman zaman direndi ve savaştı. Ancak, birçok durumda teslim olmayı seçtiler. Iraklıların teslim olmaları veya savaşmaları Çöl Fırtınası Operasyonu sırasında yapılan müthiş Müttefik kara taarruzunun kaçınılmaz sonucunu değiştirmezdi.

Sonrası

73. Doğu Nirengisi Muharebesi sırasında Amerikan kuvvetleri sadece altı kayıp verdi. G Bölüğü’ne ait bir Bradley zırhlı muharebe aracı 25 mm çapındaki topu tutukluk yaptığı ve TOW silahının lançeri çalışmadığı için hareketsiz kalmıştı. Mürettebat topu temizlemeye çalışırken, susturulduğu düşünülen Irak’a ait BMP modeli bir piyade muharebe aracı 73 mm çapındaki mermisiyle Bradley aracını vurdu. Bu olayda Çavuş Nels Moller öldü. Devam eden muharebeler sırasında meydana gelen diğer kayıplar esas olarak dost ateşinden kaynaklandı. Bir M1A1 tankı mayına basarak hafif hasar gördü ve tek bir Bradley aracı ise 73. Doğu Nirengisi Muharebesi sırasında gerçekleştirilen bir düşman saldırısında kaybedildi.

Bunun tam tersine, sayıca önemli ölçüde küçük olan 2. ACR, Irak’ın Tawakalna Tümeninin 18. Mekanize Tugayı ve 12. Zırhlı Tümeninin 37. Tugaylarının imhasında cephe hattında bulunan subayları vasıtasıyla olağanüstü bir taktik manevra ve muharebe inisiyatifi sergilemiştir. 2. ACR’nin 2. ve 3. Taburları tahminen 159 Irak tankını ve 250’den fazla diğer aracı imha etmiş, düşmana 1.000 kadar kayıp verdirmiş ve yaklaşık 2.000 esir almıştır. 55 Irak tankını ve muhtelif 45 aracı 2. Tabur tek başına yok etmiştir.

73. Doğu Nirengisi Muharebesi’nde teğmen olarak savaşmış olan emekli Albay Daniel L. Davis yaşananlara dair şunları söyledi: “73. Doğu Nirengisi Muharebesi sırasında Irak T-72’lerini birbirine bağlı iki nedenle mahvedebildik. Birincisi, tabur ve alay olarak Saddam Hüseyin’in Ağustos 1990’da Kuveyt’i işgal etmesinden önce bir yıldan fazla bir süre boyunca son derece yoğun bir eğitimden geçmiştik. Bunun ardından taarruzdan kısa bir süre önce, Kasım ayı içinde Şubat’ta görev alabileceğimize dair bir uyarı aldık ve Kasım ayından itibaren eğitimimizi bir seviye daha yükseğe taşıdık. Irak’ın T-72 ve T-55 tank gücünü yok edebilmemizin ikinci nedeni Iraklıların son derece hazırlıksız olmalarıydı.” 73. Doğu Nirengisi Muharebesi, ABD silahlı kuvvetleri tarihindeki en büyük zırhlı birlik muharebelerden ve 20. Yüzyılın son zırhlı birlik çatışmalarından biri olarak hatırlanmaktadır. Bu muharebe sahasında ve başka yerlerde koalisyon güçleri üstün eğitim, taktik koordinasyon ve teknik beceri sergilemiştir. Amerikan ve İngiliz zırhlı birlikleri üstün optikve hedef tespit sistemleri de dâhil olmak üzere, en son teknolojik gelişmeleri üzerinde bulunduran tank ve diğer silah platformlarını, Iraklılar ise genellikle Sovyet yapımı T-72 tanklarını kullanmışlardır. Bunlar muharebe kabiliyeti açısından en az bir nesil geride olan ana muharebe tanklarıydı.

73. Doğu Nirengisi Muharebesi, koalisyon güçlerinin disiplinli, iyi eğitimli ve yetenekli bir şekilde yönetilen personele sahip olduğunu; ayrıca en yeni kara savaş silahları ve sistemleriyle donatılmış olduğunu ortaya koymuştur. Hava üstünlüğünün kullanılması, her ne kadar bir ölçüde olumsuz hava koşulları tarafından tam olarak sağlanamamış olsa da, Çöl Fırtınası Harekâtı’nın başlangıcından 73. Doğu Nirengisi Muharebesine ve Irak Ordusu’nu Kuveyt’ten çıkarıp seçkin Cumhuriyet Muhafızları’nı darmadağın eden ve Saddam Hüseyin güçlerini ağır bir yenilgiye uğratan 100 saatlik kara savaşının sonuna kadar, kilit bir rol oynamıştır.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo