
Birinci Dünya Savaşı Afrika’yı nasıl değiştirdi? Sömürge yarışının kanlı son perdesi
Tarafsızlığı güvence altına alan Berlin Konferansı (1884-85)
Afrika toprakları üzerindeki kontrollerinin kırılganlığının farkında olan ve istikrarsızlığın isyan için bir fırsat penceresi açabileceğinden korkan sömürge liderleri, Avrupa’da bir savaş çıkması durumunda sömürgelerinin tarafsız kalacağı konusunda anlaşmaya vardı.
Zaian Savaşı (1914-21)
Berberi kabilelerin Fransızların Atlas Dağları’na doğru genişlemesine direnmeleri, sömürge liderlerinin Avrupa’daki savaşla ilgili endişelerini haklı çıkardı. Fransızlar ilk başlarda Berberiler karşısında başarılı olsalar bile Avrupa’da savaş patlak verince zorlandılar. Batı Cephesi’ne piyade, süvari ve topçu birliklerini gönderdikten sonra, sömürgeci Fransız kuvvetleri 1934 yılındaki yatıştırma hareketine kadar geçen sürede bölgenin tam kontrolünü yeniden ele geçirdiler.
Kamerun Seferi Başlıyor (6 Ağustos 1914)
Tarafsızlık antlaşması, Fransız ve İngiliz yüksek komutanlıklarının sömürgelerdeki güçlerine Alman kolonilerine saldırma emri vermesinden önce sadece bir hafta geçerli kaldı. Sömürgeci güçler arasındaki ilk silahlı çatışma, Alman Kamerun’un İngiltere, Fransa ve Belçika imparatorlukları tarafından ortak işgali sırasında gerçekleşti.

Togoland seferi (6-26 Ağustos 1914)
Birinci Dünya Savaşı, Togoland Seferi ile Batı Afrika’ya sıçradı. Komşu durumdaki İngiliz ve Fransız sömürgelerinden gelen kuvvetler Kamina’da birleşerek Alman birliklerini okyanus kıyısında bulunan başkent Lomé’den çıkardı. Almanların direnişi Müttefiklerin durdurulamaz ilerleyişini sadece geciktirdi ve Almanlar Ağustos sonunda Togoland’ı teslim etti.
Maritz İsyanı başlıyor (15 Eylül 1914)
Güney Afrika’nın Müttefik Devletler için savaşmayı kabul etmesi ordu mensupları arasında şiddetli bir muhalefete yol açtı. İsyancı General Koos de la Rey, Güney Afrika Ordusu’nun önde gelen subaylarının istifa etmesi için yapılan toplantıya giderken bir polis barikatında yanlışlıkla vuruldu. Bunun bir cinayet olduğundan şüphelenen Yarbay Manie Maritz, Almanya ile ittifak halinde Maritz İsyanı’nı başlattı.
Müttefiklerin Douala çıkarması (26-27 Aralık 1914)
İngiliz donanmasının Douala Limanı’nı bombalaması, Almanya’nın işgal altında tuttukları Kamerun’daki varlıkları açısından sonun başlangıcı oldu. Bombardımanın ardından yapılan çıkarma direnişle karşılaşmadı ve çok sayıda yapılan etkili deniz harekâtı Müttefiklerin Kamerun kıyılarının büyük kısmında hâkimiyet kurmasını sağladı.
Tanga Muharebesi (3-5 Kasım 1914)
Britanya’nın Alman Doğu Afrikası adı verilen toprakları ele geçirme girişimi günümüzde Tanzanya sınırları içinde bulunan Tanga Limanı’na yapılan bir taarruzla başladı. İngiliz Hint Seferi Kuvvetleri, Almanlar karşısında dokuza bir oranında üstün olmasına rağmen, dağınık bir şekilde geri çekilmek zorunda kaldı. Maxim makineli tüfekleri de dâhil olmak üzere geride bırakılan modern teçhizat, Alman Doğu Afrika’sının savunulmasına katkıda bulundu.
Senussi Seferi (Ocak 1915 – Kasım 1918)
Osmanlı İmparatorluğu, Libya ve Mısır’da yaşayan Senusi göçebelerini sömürgeci işgale karşı cihat başlatmaya ikna etti. Ancak İngilizler kararlı ve hızlı hareket için uçak ve motorlu hafif topçu bataryaları kullandı. Hareketli çöl savaşı ortamında devrim niteliğindeki bu uygulama, Batı Avrupa’daki yıpratıcı ve durağan siper muharebelerinden tamamen farklıydı.
Kamerun Seferi'nin seyri değişiyor (31 Mayıs – 10 Haziran 1915)
Britanya’nın Garua’daki kaleyi ele geçirmesi, Almanya’nın Kamerun’da serbestçe hareket etme ve Britanya kontrolünde olan komşu ülke Nijerya’ya baskın yapma kabiliyetini sona erdirdi. Bölgede geçici olarak bulunan donanma toplarının amansız bombardımanı, Alman teslimiyeti kaçınılmaz oluncaya kadar on gün boyunca devam etti. Garua’nın kaybedilmesiyle, Kuzey Kamerun’daki iyi savunulan Mora bölgesindeki Alman birlikleri tecrit edildi.
Königsberg Kruvazörü'nün imhası (11 Temmuz 1915)
Hint Okyanusu’ndaki en güçlü gemi olan Königsberg hafif kruvazörü, Ekim 1914’te İngiliz Kraliyet Donanması tarafından keşfedildiği zaman onarım için Rufiji Deltası’nda (Tanzanya) saklanmaktaydı. Gemiyi batırmak için yapılan birçok girişim başarısız olsa da sonunda HMS Mersey 150 mm çapındaki altı topunu Königsberg’e doğrultarak yıkıcı bir etki yarattı.

Sollum Körfezi'indeki imha (5-6 Kasım 1915)
Afrika’daki seferler sırasında Müttefik Devletlere ait gemiler sürekli olarak Alman denizaltı (U-boat) tehdidiyle karşı karşıya kalıyordu. Özellikle SM U-35 Alman denizaltısı, Kasım ayı başlarında HMS Tara adlı buharlı gemiyi ve Abbas gambotunu batırıp Nur el Bahr gambotuna ciddi hasar vermek suretiyle Müttefik gemileri üzerinde yıkıcı bir rol oynadı. Esir alınan denizciler karaya çıkarıldı ve Senusi kuvvetlerine teslim edildi.
Darfur'un İstilası (Mart - Kasım 1916)
Afrika muharebe sahalarında yaşanan karmaşa içinde, sömürgeciler nüfuzlarını kıtada bağımsız kalmış bulunan bir avuç bölgeye de yayma fırsatı buldular. Bağımsız Darfur, 1916 yılında Sultan Ali Dinar’ın Sudan’a haraç ödemeyi reddetmesi üzerine nihayet İngiliz kontrolündeki Sudan’ının bir eyaleti olarak ilhak edildi. Sudan hükümeti ile bölgede faaliyet gösteren Fur ayrılıkçıları arasındaki gerginlik bugün de devam etmektedir.
Doğu Afrika'da dönüm noktası (Mart 1916 – Kasım 1917)
General Jan Smuts’un komutayı devralması ve Güney Afrika’dan takviye kuvvet getirmesi üzerine Müttefikler nihayet Doğu Afrika’da ilerlemeye başladılar. Smuts’un kuzeyden başlattığı ve Belçikalı kuvvetlerin de batıdan destek verdiği taarruz, Almanları Portekiz kontrolündeki Mozambik’e girmek zorunda bıraktı.Bunun ardından Almanlar Mozambik’teki Portekiz garnizonlarını yağmaladı.
Adubi Savaşı (Haziran – Temmuz 1918)
Afrika’da Avrupalı güçler arasındaki çatışma sona ererken sömürgelerdeki kargaşa devam etti. Adubi Savaşı, nispeten bağımsız olan Egba halkının sömürgecilerin aldığı vergilere direnmesiyle başladı. 30.000 isyancıdan oluşan bir güç, liderleri öldürülünceye veya tutuklanıncaya kadar üç hafta boyunca sömürge birlikleriyle savaştı. Savaşı kazanan İngilizler sömürgeler üzerindeki kontrollerini pekiştirdi ve angarya uygulamasını başlattı.
Afrika'da barış (25 Kasım 1918)
Mütareke, Afrika topraklarının kaderini belirleyen ağır yağma ve sömürü sonucunda ortaya çıkan hastalık ve kıtlık nedeniyle ölmeye devam eden yerli Afrikalıların çektiği acıların sonunu getirmedi. Yukarıda açıklanan Afrika’daki çatışmalar sırasında 750.000 Afrikalı hayatını kaybettiyse de birçok sömürge 1960’lara kadar özgürlüğüne kavuşamadı.
Mütareke Günü (11 Kasım 1918)
Almanya’nın Doğu Afrika kuvvetlerinin komutanı Tümgeneral Paul von Lettow-Vorbeck, Almanya’nın savaşı kaybettiğini kabul etmeyince Afrika’da işler karıştı. Vorbeck’in teslim olmayı ve askerlerini Almanya’ya geri göndermeyi kabul etmesi için bölgedeki geçici ateşkes iki hafta uzatıldı.
© Alamy, Getty
Benzer Haberler

Nelson kimdir? Britanya’nın en büyük amirali

1812 Savaşı’nda kölelerin kaçış hikâyesi: Kölelikten askerliğe uzanan yol

Silahçıların Piri John Moses Browning: Dünyayı değiştiren silah tasarımcısı









