Haber kapak görseli
Genel
7 dk okunma süresi
HELLO!

Adana Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı fikir önderi Ali Haydar Bozkurt: “Bu karnaval, yerelden küresele uzanan bir başarı hikayesi”

İçeriği Paylaş

Ali Haydar Bozkurt, bu yıl 14’üncü kez düzenlenecek Adana Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı’nın dününü, bugününü, yarınını ve baharın enerjisini sokaklara taşıyan etkinliğin şehre kattığı kültürel, sosyal ve ekonomik değeri HELLO! için anlattı.

Röportaj: Kemal Atılgan

Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt ile bu yıl 14’üncü kez düzenlenecek olan, yurtiçinden ve yurtdışından yüz binlerce yerli ve yabancı turistin katılması beklenen Adana Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı’na dair konuştuk.

HELLO!: Nisan’da Adana’da Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı artık her yıl tekrarlanan bir buluşma noktası gibi oldu. Bu yıl hangi tarihler arasında Adana’da olacağız?

Ali Haydar Bozkurt: Karnaval bu yıl 1-5 Nisan tarihleri arasında, her yıl olduğu gibi yurtiçinden ve yurtdışından yüz binlerce yerli ve yabancı turistin katılımıyla 14’üncü kez düzenlenecek. Her yıl büyük ilgi çeken kortej geçişimizi de 4 Nisan Cumartesi günü şehir merkezinde binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştireceğiz. Yine birbirinden ilginç kostümler, rengarenk boyalı yüzler, portakal rengi ile hazırlanmış aksesuarlar ile binlerce kişinin bu dostluk yürüyüşüne katılmasını bekliyoruz. Tüm konuklarımızı ve Adanalıları bu renkli korteji tüm hat boyunca yerinde izlemeye davet ediyoruz.

HELLO!: Bu yıl karnaval ziyaretçilerini neler bekliyor? Etkinlikler geçmiş yıllardaki gibi yine dolu dolu mu?

A. H. Bozkurt: Karnavalı en başından beri sadece bir eğlence etkinliği olarak görmedik. Kültürel, sanatsal etkinlikler de portakal çiçeklerinin benzersiz kokusuyla baharın coşkusunu bir kez daha yaşatacak. Her yıl olduğu gibi yine zengin bir içeriğe sahip olacak. Sanatçılarımız, yurtiçinden ve yurtdışından gelen etkinlik grupları, yerel ve ulusal topluluklar, spordan sanata, sanattan eğlenceye kadar birçok etkinlik beş gün boyunca doyasıya yaşanacak. Ünlü sanatçılarımızın açılış ve kapanış konserleri, dans gösterileri, üniversite müzik gruplarının konserleri, halk oyunları gösterileri, bando gösterileri, sergiler, söyleşiler, sinema ve tiyatro oyunları, spor müsabakaları ile sokak gösterileri de unutulmaz anlar yaşatacak ve katılımcılara hayatları boyunca hatırlayacakları benzersiz bir deneyim sunacak. Tarih, kültür, doğa, gastronomi, sağlık, eğitim ve spor turizminde eşsiz imkanları bulunan bir kent olan Adana, hem imaj hem de ekonomik anlamda farklı bir yere ulaşmış bir şehir olarak bir kez daha öne çıkacak.

HELLO!: Karnaval süresince Adana sokaklarında mutluluk ve eğlence hakim olacak? Siz neler hissediyorsunuz?

A. H. Bozkurt: Evet, bu beş gün boyunca herkesin birlikte eğlendiği, herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir etkinlik olmasını hep arzu ettik. Karnaval döneminde Adana sokaklarında gülümseyerek eğlenen insanları görünce çok mutlu oluyorum. Bugün artık yerli yabancı yüz binlerce insanın Adana’da buluştuğu dev bir etkinliğe sahne olan karnavalımızın, dün küçücük bir filizken bugün nasıl büyük bir çınara dönüştüğüne şahitlik ediyoruz. Benim için bir gençlik hayalimin gerçekleşmesi, bugün bu kadar büyümesi, herkes tarafından sahiplenilmesi ise tarif edilemez bir duygu… Gelecek 10 yıl değil, 100 yıl sonra da bizler olmayacağız ama portakal çiçekleri açmaya devam edecek ve bu gelenek belki de binlerce yıl yaşayacak. Hatta bunu ilk kim akıl etti, onu bile anımsamayacaklar.

HELLO!: Temalar, karnavala farklı bir değer katıyor. Bu yıl özel bir temanız var mı?

A. H. Bozkurt: ‘Dünya Çocukları’ temasını birkaç yıl önce, sürekli bir tema olarak seçmiştik. Bundan sonra hep olacak. İstiyoruz ki Türkiye’nin ve dünyanın her yerinden çocuklar da gelsinler. Çocuğun olduğu her yerde masumiyet ve güzellik vardır. Karnavala her yıl çok ciddi çocuk katılımı oluyor. Bu yıl da öyle olmasını bekliyoruz. Aileler de çocuklara özel etkinliklerden çok mutlu oluyor... Karnaval boyunca çocuklara özel yarışmalar, atölyeler, pony club etkinlikleri, resim yarışmaları, resim atölyeleri gibi birbirinden farklı birçok etkinlik olacak.

HELLO! Geçmiş yıllarda katılımcı sayıları nasıl bir seyir izliyordu? Bu yıl öngörünüz nedir?

A. H. Bozkurt: Her yıl artarak süren çok ciddi bir katılım var. Bunu yerinde ve rakamlarla gözlemliyoruz. Türkiye’nin her yerinden insanlar geliyor, dünyanın her yerinden geliyorlar. Geçtiğimiz yıl Koreliler gördüm, Tayvanlılar gördüm. Japon, Kanadalı, Brezilyalı, Afrika’dan gelenler gördük. Rusya’dan, Avrupa’nın birçok ülkesinden çok gelen oluyor. Karnavalımız Türkiye’nin de önemli bir değeri olmayı başardı. Siyasetten uzak, kimsenin ötekileştirilmediği, birlikte eğlenilebilen, çiftetelli oynarken tango da yapılabilen ve daha da

önemlisi çok geniş kitlelere ulaşan karnaval hayalimiz gerçeğe dönüşmüş durumda. Aslında yola çıkarken hedefimiz ilk beş yıl içinde ulusal anlamda tanınmak, ikincisi uluslararası bilinirliği sağlamaktı. 10 yıla yayılmasını hedeflediğimiz süreci ilk üç yılda tamamladık. Bu, olağanüstü bir durumdur. Şu anda karnavalımız birçok yabancı turizm acentesinin destinasyon listesinde yer alıyor. Dünyanın dört bir köşesinden turistler her nisan ayında Adana’da buluşuyor. Karnavalın yerel olmaktan çıkıp ulusal ve uluslararası boyuta taşınması büyük bir turizm hareketliliği sağladı. Yalnızca Adana’nın değil bütün bölgenin tanıtımına yöneldik.

HELLO!: Büyük bir turizm hareketliliği oluyor diyebilir miyiz?

A. H. Bozkurt: Evet ama yalnızca Adana için değil. Karnavalın yerel olmaktan çıkıp ulusal ve uluslararası boyuta taşınması büyük bir turizm hareketliliği sağlıyor. Böylelikle ciddi bir ekonomik hacim oluşuyor. Karnaval, şu anda Adana’nın değil, bütün bölgenin tanıtımına yönelmiş ve bu da ekonomik anlamda hareketlilik yaratmıştır. Dünyanın her yerinden Adana’ya gelenler otomobille iki saat sonra Kapadokya’ya, yarım saat sonra Tarsus’a, 45 dakikada Mersin’e, bir saatte İskenderun’a ve dört saatte Göbeklitepe ile Nemrut’a gidebiliyorlar. Karnaval süresince sadece Adana’da değil; Gaziantep, Tarsus, Mersin ve Adana’nın ilçelerindeki otellerde de doluluk artıyor. Uçaklarda, otobüslerde yer bulmak zorlaşıyor. Havayolu ve otobüs şirketleri çok sayıda ek sefer koyuyorlar, talebe yetişemiyorlar. Yoğunluk nedeniyle şehirde binlerce kişinin konakladığı kamp alanı bile kuruldu. Bunun yanında esnafımızın morali yükseldi, ticareti arttı. Bu ekonomik canlanma küçük esnaftan başladı ve tüm Adana’ya yayıldı. El işleri satan kadınlarımız, yeme içme sektöründeki insanlarımız yani kısacası ekonomiyi oluşturan her unsurda büyük bir ekonomik hareketlilik sağlandı.

HELLO!. Karnaval Adana’nın kimliğine ne tür katkılar sunuyor?

A. H. Bozkurt: “Özgür ruhun başkenti” olarak nitelenen Adana, bir sanat ve sanatçı kentidir. Bu değerlerimiz kentimizin ne denli önemli bir pozisyona sahip olduğunu gösteriyor. Çünkü Çukurova’nın verimli toprakları, insan değerini ve kaynağını da ortaya koyuyor. Karnavalın hayata geçirilmesinin arkasında her sene ciddi bir emek harcanıyor. Benim ismim ön planda ama isimsiz kahramanlarımız gece gündüz çalışıyor bu organizasyon için. Bir de ilk günden bir hayalimiz daha vardı; bu işin imece usulü, herkesin katkısıyla oluştuğu bir organizasyon olmasıydı. Evet, bir karnaval komitesi var ve tüm organizasyonu koordine ediyoruz. Dünyanın her yerinden ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden aktiviteleri ile yer almak isteyen birçok sanatçı, bilim insanı, sporcu ve kurumlar var. Herkese hitap eden bir program sunuyoruz. Karnavalın sürdürülebilirlik çalışmaları da önemli bir yer tutuyor. Bu kapsamda ‘Adana, Doğa ve Tarih’ teması doğrultusunda, sürdürülebilirlik pilot uygulamaları devreye alındı. Bunun yanında 2026 yılı için yapılacak ‘Genç Girişimcilik ve İnovasyon’ hazırlıkları da şimdiden başlatıldı. Karnaval vasıtasıyla genç ve yaratıcı zihinlerin yeşerdiği bir ortam oluşturma yolunda ilerleme kararlılığındayız.

HELLO! Adanalı olmak ne demek? Adana’yı nasıl tanımlıyorsunuz?

A. H. Bozkurt: Adana’nın farklı bir enerjisi var. Mevsimine göre, günün saatine göre değişse de temelde hep ‘Adana enerjisi’ dediğim bir şey var, tarifi zor. İnsan çocukluk ve gençlik anılarının yaşandığı yeri ‘ev’ gibi görüyor sanırım. Mesela nisan ayında limonata gibi ne terleten ne üşüten bir havada, bir akşamüzeri turunç ağaçlarının altında durun, dinleyin, koklayın ve hissedin... O enerjiyi dünyanın başka hiçbir yerinde bulamadım ben. Karnaval için Adana’ya gelen herkesin büyük şaşkınlıkla ayrıldığını gözlemledim. Adana’ya götürdüğüm arkadaşlarım, “Ben böyle medeni bir yer görmedim, İstanbul bu kadar medeni değil” dediler. Adana öyledir aslında. Hoşgörü çok yüksektir Adana’da. Ramazan ayında bu masadakiler yemek yerken yan masadakiler iftarı bekleyebilir. Kimse kimseye karışmaz. Irk olarak, orijin olarak, mezhep olarak bir sürü insan vardır Adana’da. Kimse kimseye yan gözle bakmaz.

HELLO!: Portakal Çiçeği Karnavalı’nın geleceği hakkında planlarınız nelerdir?

A. H. Bozkurt: 2013 yılından bu yana hep daha iyi ne yapabiliriz görüşünü taşıyarak bu yönde adımlar attık. Gördüğüm kadarıyla sürdürülebilir olması çok önemli bir konu. Ekolojik, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla nesiller boyu sürdürülebilir, insana ve doğaya saygılı, dünya çapında bir karnaval için tüm paydaşlar olarak hep birlikte çaba göstermeliyiz. Çevresel hedeflerin yanında sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel hedeflerimiz de olmalı. Bu bağlamda; karnavaldaki ekonomik faaliyetlerin çeşitliliğinin artması ile getirilerinin geniş kitlelere yayılması yine öncelikli olunması gereken konuların başında yer alıyor. Rasyonel bir plan çerçevesinde; ekolojik, ekonomik ve sosyal açıdan sürdürülebilir karnaval için doğru hedefler oluşturmalı, bu hedefler için görev alacak paydaşlarla ilişkilerimizi sürekli geliştirmeliyiz.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo