
Antik çağlardan gelen şifalı bir bitki: Ashwagandha
MIBOSO WELLBEING
@miboso.wellbeing
Gökyüzünün sonsuzluğunda süzülen yıldız kümelerinden içinde binlerce karıncayı barındıran karınca kolonilerine kadar her şeyin uyum içinde devindiği bir evrende yaşıyoruz. Evrende kalbimizin attığı her saniye bizler için bir lütuf. Bu lütuf; içinde insan, doğayla uyum içinde bir yaşam sürdürerek ondan ruhsal, bedensel ve zihinsel anlamda şifa elde edebilir.
İnsan, bin yıllardır yaşamın sırrını doğada arıyor. Bitkilerin şifa veren özelliği, bin yıllar önce insanlar tarafından keşfedilmiş ve bugün halen kullanılmaya devam ediliyor. Özellikle Hindistan’ın geleneksel tıp sistemi olarak adlandırılan Ayurveda’da bitkiler önemli bir yere sahip. Bu sistemde kullanılan bitkilerden biri de ashwagandha.
Kökleri, meyveleri ve çiçekleri tıbbi amaçlarla kullanılabilen ashwagandha; Hindistan, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’nun bazı bölgelerinde yaprak dökmeyen bir çalı formunda yetişiyor. Sağlığı destekleyen özellikleri nedeniyle, dünyanın pek çok farklı coğrafyasındaki insanlar tarafından değişik formlarda kullanılıyor.
Enerjiyi artırıyor
Bitkiler, uygun dozda kullanıldığında içeriklerindeki yararlı maddeler sayesinde pek çok rahatsızlığın şifası olabiliyor. Ashwagandha da antik çağlardan beri kullanılagelen yararlı bitkilerden biri. Bitki biliminde “withania somnifera” adıyla anılan ashwagandha, vücut üzerinde dengeleyici bir etki yaratan bitki bazlı bir adaptojen.
Ashwagandha bitkisi, özellikle Ayurveda’da binlerce yıldır stresi azaltmak, enerji seviyelerini artırmak ve konsantrasyonu geliştirmek için kullanılmaya devam ediyor. “Kış kirazı” veya “Hint ginsengi” olarak da bilinen bitkinin ismi ise kökünden geliyor. Bitkinin kökü, at kokusuna benzer bir kokuya sahip olduğundan, Sanskritçe’de “at kokusu” anlamına gelen ashwagandha ismiyle biliniyor.
Kökleri, meyveleri ve çiçekleri tıbbi amaçlarla kullanılabilen bitki; Hindistan, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’nun bazı bölgelerinde yaprak dökmeyen bir çalı formunda yetişiyor. Sağlığı destekleyen özellikleri nedeniyle, dünyanın pek çok farklı coğrafyasındaki insanlar tarafından değişik formlarda kullanılıyor.
Doğru dozda ve sürede kullanmak önemli
Ashwagandha; toz, tablet veya sıvı formunda alınabiliyor. Bitkinin faydaları, cilde veya saça yapılacak topikal uygulamalardan ziyade oral takviye ile görülüyor. Bu bitkiyi rutininize dahil ederken, size uygun dozu bulmanız da büyük önem taşıyor. Her bitkisel tedavide olduğu gibi bu bitkinin de şifası dozunda saklı. Sizin için doğru dozu ve kullanım süresini belirlemenin en iyi yolu ise bir uzmana danışmaktan geçiyor.
Farklı kullanım biçimleri bulunsa da geleneksel olarak toz formunda tüketilen ashwagandha; su, ılık süt ve balla karıştırılabiliyor. Bunun yanı sıra çay formunda da tüketilebiliyor. Yarım çay kaşığı ashwagandha tozu, bir su bardağı sıcak su ile karıştırılıp bir çay kaşığı bal ile tüketilebiliyor.
Peki, ashwagandha ne zaman içilir? Genel olarak, günün her saatinde kullanılabiliyor. Sizin kullanım amaçlarınıza ve vücudunuzun vereceği tepkiye göre ise kullanım saati değişebiliyor. Örneğin, bitkiyi genel sağlığınızın bir parçası olarak değerlendirecekseniz pek çok vitamin takviyesi gibi onu da sabahları kullanabilirsiniz. Mide hassasiyetinize göre ashwagandha’yı aç karnına veya kahvaltı sonrasında tercih edebilirsiniz. Birçok bitkide olduğu gibi ashwaganda’nın faydalarını görebilmek için bu bitkiyi belirli bir süre kullanmanız gerektiğini unutmamalısınız.
Güvenli bir bitki
Ashwagandha, güvenli ve toksik olmayan bir bitkidir. Ancak ashwagandha da dahil olmak üzere sağlık rutininize yeni bir ürün eklemek istediğinizde, bu durumu doktorunuza bildirmeniz önem taşıyor. Aşırı kullanım, her üründe istenmeyen sonuçlara sebep olabiliyor. Bu nedenle ashwagandha’yı yüksek dozlarda kullanmamaya dikkat etmek gerekiyor.
Bütünsel sağlığa faydalı oluyor
“Ashwagandha ne işe yarar ve faydaları nelerdir?” sorusunun cevabını merak ediyor olabilirsiniz. Tüm doğal gıdalarda olduğu gibi “Şifası dozundadır” kuralını hatırlayarak kullandığınızda, ashwagandha’nın pek çok faydasını görebilirsiniz. Bunlar:
- Stres ve kaygıyı azaltır.
- Sürdürülebilir enerji seviyelerini, gücü ve canlılığı destekler.
- Odağı ve hafızayı güçlendirir.
- Kan şekerini ve yağ oranını düşürür.
- Kalp sağlığını destekler.
- Sağlıklı bir bağışıklık sistemi için katkı sağlar.
- Zihinsel süreçleri sakinleştirir.
- Sağlıklı uyku düzenini destekler.
- Cinsel sağlık üzerinde olumlu etkileri olduğu düşünülür.
- Eklem sağlığını destekler.
- Tiroit seviyesinin düzenlenmesine katkı sunar.












