Haber kapak görseli
Genel
6 dk okunma süresi
Pozitif

Aşırı merhametin gizli bedeli: Neden fazlası psikolojinize zarar verir?

Merhamet ölçeğinin en üst noktasında yer alan insanlar, bazen başkaları için bir şeyler hissetme ve bu doğrultuda aktif bir şeyler yapma yetenekleri nedeniyle çok fazla zorluk yaşar. Aşırı miktarda duygusal zeka bile sıkıntıya neden olabilir. Merhametli olmak birçok yönden hediyedir ancak bu durumda iyi bir şeyin fazlası çokça sıkıntıya yol açabilir.

UZM. KLN. PSK. ECEM ŞENEL

Merhamet konulu bir yazı yazacağımı öğrendiğim an, aklıma hemen merhametin insan psikolojisindeki olumlu etkileri geldi. Nitekim psikoloji biliminin merhamet üzerinde yaptığı çalışmaların neredeyse hepsi olumlu sonuçlar vermiştir. Merhametli davranışların insanların ruh sağlığı, stres düzeyleri, mutluluk seviyeleri ve sosyal ilişkileri üzerinde olumlu etkilere sahip olduğu gösterilmiştir (Carr, 2016). Ayrıca terapi odalarında yapılan merhamet uygulamaları ve müdahalelerinin, bireylerin psikolojik refahlarını artırabileceği yönünde kanıtlar bulunmaktadır (Tarhan, 2017).

Kliniğimde bu yazı üzerinde çalışırken, zamanında birkaç danışanımın “Aşırı merhamet duymaktan çok sıkıldım”, “Artık bu kadar merhametli olmak istemiyorum çünkü bana zarar veriyor” dediğini anımsadım. Her aşırılığın zararı gibi, fazla merhamet duygusunun da insan psikolojisine olumsuz etkiler yarattığını söyleyebiliriz. Merhametin olumlu etkileri ve hatta pek çok açıdan bir hediye olması bir yana, fazlasının psikolojik acıya neden olabileceğini ele alacağım. Öncelikle, çoğu insanın merhamet duygusuna sahip olduğunu söylemekle başlayayım. Başkalarının acılarına karşı derin bir anlayış ve hassasiyet gösterme eğilimimiz çocukluğumuzdan beri mevcuttur. Akabinde başkalarının kötü durumlarını hissetme ve kendimizi onların yerine koyma becerisini geliştiririz. Bunun beraberinde, hissettiğimiz karşı tarafın acısını dindirmek veya hafifletmek için aktif bir eyleme geçme arzusu gelir. Merhamet çoğu zaman ahlaki gelişimimize ve karar vermemize yardımcı olur. Yaşamdaki değerlerimize rehberlik eden önemli bir unsurdur.

Hayat yolculuğumuz boyunca birçok insanla tanışırız. Muhtemelen bu yolculuk sırasında merhamet duygusunu farklı derecelerde yaşayan insanlarla karşılaşmışsınızdır. Bazıları başkalarının acılarını az hissediyor ve buna göre yaşıyor gibi görünüyorken, bazıları da son derece merhametli, şefkatli ve empatik olabiliyor. Uzun yıllar terapist kimliğimle bu duyguyu bolca yaşadığımı söylemeliyim.

Merhamet ölçeğinin en üst noktasında yer alan insanlar, bazen başkaları için bir şeyler hissetme ve bu doğrultuda aktif bir şeyler yapma yetenekleri nedeniyle çok fazla zorluk yaşar. Aşırı miktarda duygusal zeka bile sıkıntıya neden olabilir. Merhametli olmak birçok yönden hediyedir ancak bu durumda iyi bir şeyin fazlası çokça sıkıntıya neden olabilir.

Fazlası zarar verebilir

Fazla merhametli olan insanlar, çeşitli olumsuz deneyim türleri açısından daha büyük risk altında olabilir. Bazıları derin hissetmenin doğası nedeniyle istemeden de olsa kendi kendine psikolojik ızdıraplarını tetikleyebilir. Bazıları da merhamet ölçeğinde ortalamanın altında olan insanlar tarafından istismar edilebilir.

Aşırı merhamet duygusuyla yaşayan insanlar genellikle sezgiseldir. Bu aynı zamanda tükenmişlik ve duygusal açıdan bitkinlik duygusuna da yol açabilir. Başkalarının duygularını anladığınızda, onların acılarını derinden hissettiğinizde ve bu acıyı dindirmek için aşırı bir arzuyla eyleme geçtiğinizde, kişisel kaynaklarınızı önemli ölçüde tüketebilirsiniz. Aynı zamanda daha az merhamet sahibi olan bireylerin merhametsiz davranışları karşısında incinme ihtimalleri fazladır.

Aşırı merhametli insanların başkalarının sorunlarını üstlenme riski daha yüksektir. Bu tür bir birey, başkalarının kendi sorunlarını çözmesine izin vermesi gerektiğini bilse de yardım etme dürtüsü güçlüdür. Kendi kararına aykırı olsa bile başkalarına yardım etmek, onların acı çekmesinden kaynaklanan acı duygularından kurtulmak anlamına gelebilir, ki bu da sınır çekmeyi zorlaştırır. Sağlıklı sınırlar belirlemek bireylerin iyi oluş hallerini destekler. Fakat fazla merhamet duygusuna sahip bireyler bu konuda da zorlanır çünkü kendilerini suçlu hisseder. Suçluluk duygusu da sahip olduğumuz geniş duygu yelpazesinde en zorlayıcı duygulardan biridir. Terapi alarak bu duygunuzu tanıyabilir ve işlevsel bir şekilde bu suçluluğunuzu daha anlamlı bir yöne doğru dönüştürebilirsiniz.

Merhametli insanların, etikten yoksun insanların tuzağına düşebileceğini hayal etmek kolaydır. Birisi aldatma konusunda beceriye sahipse, merhametli bir insanın duygularına oynamak ve onun kaynaklarını kullanmak basit olacaktır. Fakat burada, merhametli kişinin rasyonel bir sınır çekebilmesi ve durumu mantık çerçevesinde anlamlandırması bu konuda aldatılmaya düşmesini engelleyecektir. Böylelikle merhamet duygusunun ikili ilişkilerde derinlemesine bir yatırım olmaktan çıkmasını sağlayabilirler.

Aşırı merhametli insanlar, aynı zamanda hayatlarının üzerinde hiçbir kontrolleri olmadığını hissedebilir. Acı çeken veya yardıma muhtaç biriyle karşılaşmak bile bireyleri saatlerce negatif bir şekilde oyalayabilir. Bir danışanımın bu durumu “acı süngeri” olarak tabir ettiğini hatırlıyorum. Bu danışanım sırf bu durumdan kaçınmak ve biraz içsel huzur yakalamak için insan etkileşimlerinden çekilmeyi strateji olarak belirlemişti. En azından hayatı üzerinde küçük de olsa bir kontrol oluşturabilmişti. Bu strateji kısa süreliğine işe yarasa da uzun vadede onun için önemli ve değerli bir şeye sırtını dönmüştü: Sosyallik, ikili ilişkiler, insani etkileşimler vs... Bireyler işe yaramayan stratejilerle hem acıdan kurtulamaz hem de yaşamaya değer bir hayattan kendilerini yoksun bırakırlar.

Yaraları iyileştirmek mümkün mü?

Bireyler fazla merhamet duymanın kendilerine ve ruhlarına ne kadar zarar verdiğini anladıklarında, sıklıkla acı verici bir iyileşme dönemiyle karşı karşıya kalırlar. Bir merhametlinin, ister iyi niyetli bir arkadaşı olsun, ister niyeti ne olursa olsun avantaj elde eden başka biri olsun, birisi tarafından kendisine oynandığını fark etmesi çoğu zaman daha da acı vericidir. Birçok kişi kandırılmanın veya kullanılmanın yutulması zor bir lokma olduğunu ifade eder.

İyileşme süreci, öncelikle aşırı merhamete sahip bir bireyin bu durumun ona zarar verip vermediğini algılamasıyla başlar. Ardından daha net sınırlar koyarak, kendi ihtiyaçlarını belirleyip, bunları önceliklendirerek ve bunlara saygı duymayı öğrenerek şifa bulabilirler. Bu ilk başta zor olabilir ancak pratik yaptıkça bakımı kolaylaşır. Bakım diyorum çünkü aşırı merhametin açtığı psikolojik yaralar ancak özümüze bakım yaparak iyileşebilir.

Sınır koymanın ilk becerilerinden biri ve en net şekli “hayır” demektir. Daha önce de belirttiğim gibi bu tür bir sınır, kişide suçluluk ve daha sonrasında pişmanlık gibi zorlayıcı duygular oluştursa da birey bu olumsuz duygulara rağmen kendini önceliklendirerek uzun vadede gerçekten yerini bulabilecek daha sağlıklı ve dengeli bir merhamet duygusunu deneyimleyebilir. Başkalarına hayır demek, kişinin kendisine evet demek ise o zaman bu oldukça sağlıklı bir “hayır”dır. İnsanları memnun etme eğilimleri olan aşırı merhametlilerin hayır demeyi ve bu konuda suçluluk duygusunu serbest bırakmayı denemeleri gerekir.

Fazla merhamet duygusuna sahip kişilerin, başkalarıyla aşırı bir şekilde empati kurmasının duygusal anlamda tükenmişliğe götürdüğünü biliyoruz (Gilbert ve ark., 2011). Buna yönelik psikolojik bir müdahale olarak kişinin kendisiyle empati kurmasını önerebilirim. Aşırı merhametlilerin iyileşmesi için kişinin kendi ihtiyaçlarını geçerli olarak görebilme yeteneği çok önemlidir. Kendi kendine empati sahibi olmak, kişinin kendi düşüncelerine, duygularına ve sınırlamalarına şefkat duyması ile boş bir kuyunun su veremeyeceğinin farkına varması anlamına gelir.

Bir başka etkili yöntem ise öz bakım uygulamalarıdır. Aşırı merhamet duyan bireylerin, bazen başkalarının ihtiyaçlarından kopması gerekir. Kişisel bakım bu konuda yardımcı olabilir. Örneğin; telefonu kapatmak, bir süreliğine sosyal medyadan uzak durmak ve sadece kendisiyle olmaya zaman ayırmak oldukça basit ve uygulanabilir öz bakım rutinleridir. Bu sayede aşırı merhametin bedellerinden biri olan fiziksel ve psikolojik enerji yoksunluğu noktasında, bu bireylerin yeniden şarj olması için güçlü yollardır.

Tüm bu iyileşme sürecinde kişinin kendi öz değerleri doğrultusunda bir davranış planı belirlemesi ve bu yolculukta aşırı merhamet duygusunun kontrolü ele almasına izin vermeden daha dengeli bir duygusal var oluşa izin vermesi önemlidir. Bu süreçte bir uzman tarafından psikolojik destek almanın faydaları yazmakla bitmez, deneyimlenmesi gerekir. Buna istinaden bahsettiğim danışanımın iyileşme sürecinden sonra benimsediği birkaç bilişsel deneyimi paylaşmak isterim:

“İnsanların kendi duygularını ele almalarına izin vermek de bir çeşit merhametli davranıştır.”

“İnsanlara yardım ederken, onların duygularını bedenimde taşımadan da bunu yapabiliyorum.”

“Başkalarının duygularını düzeltmek veya değiştirmek benim sorumluluğumda değil.”

“Sınır koymaya ve bunları dile getirmeye iznim var.”

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo