
Aytül Ayke Fıratoğlu İstanbul’unu anlatıyor
Yazı: Sevda Barandır Sungurtekin
İstanbul’da yapmayı en sevdiğiniz şeyler… Mesela: İstanbul’un her noktası benim için ayrı bir kıymet taşıyor. En sevdiğim şey, İstanbul’da daha önce bilmediğim sokaklar arasında yürümek ve şehri her seferinde tekrardan keşfetmek. Kökleri çok uzun yıllara dayanan İstanbullu bir aileden gelmeme rağmen hala bu kadim kentte keşfedilecek yerler olması onu eşsiz yapıyor.

En sevdiğiniz, en çok alışveriş yaptığınız ya da tasarımlarını en çok beğendiğiniz mağaza?
Mavi, İstanbul’un markası. Her zaman gardırobumda Mavi’den parçalar oluyor. Ayrıca Louis Vuitton ve Dior da vazgeçilmezim. İstanbul’da en beğendiğim mağazalar Bebek’teki Jaune ve Nişantaşı’ndaki Fey. İkisi de ruhu olan ve benim stilime çok yakın mağazalar.
Favori restoranınız, yemeklerini ve tarzını çok beğendiğiniz şef?
Arkestra, her zaman ilk tercihim. Şefi Cenk Debensason her sezon muazzam menülerle bizleri çok mutlu ediyor. İstanbul’un benim için en ikonik restorantıysa müthiş lezzetleri, Beyti Bey’in nezaketinin her köşesine yansıdığı olağanüstü atmosferiyle çocukluğumdan beri en sevdiğim lokanta olan Beyti. Öğlenleri, genellikle Hünkar ya da Nişantaşı Brasserie’ye gidiyorum. Ayrıca Pandeli ve Karaköy Lokantası da vazgeçilmezlerim.
Gitmeyi sevdiğiniz mekân, kafe?
Ben gerçek bir dondurma severim. Lillo, İstanbul’da en sevdiğim dondurmacı. Özellikle Caddebostan şubesinde vakit geçirmekten, gelatolarını denemekten ve bir Bağdat Caddesi kahve molası yaşamaktan büyük keyif alıyorum.
Gezmeyi en çok sevdiğiniz müze?
Topkapı Sarayı. Her gezdiğimde muhteşem geçmişimizdeki inceliklere tekrar tekrar hayran oluyorum.

En sevdiğiniz kitapçı?
Beyoğlu’ndaki Minoa, Bağdat Caddesi Penguen ve Nişantaşı Reasürans Pasajı’ndaki Patika Kitabevi.
Şehirde yapmayı en çok sevdiğiniz şey?
Kadıköy, Beşiktaş Vapuru’nda gün batarken dışarıda oturmak, yolda eski İstanbul’u seyretmek ve içeriden gelen canlı müziği dinlemek eşsiz. Ayrıca sabahın ilk saatlerinde Zeyrek Çinili Hamam’dan çıkıp yürüyerek Karaköy’e inmek, Namlı’da kahvaltılık alışverişi yapıp ardından simit fırınından sıcacık simitlerle eve dönmek İstanbul’un en güzel anlarından.
En sevdiğiniz semt?
Nişantaşı’nı her zaman ilk sıraya koyarım. Ancak çocukluğumun geçtiği Florya – Yeşilyurt bölgesine her gittiğimde içim bambaşka bir huzurla doluyor. O zamanlarda evlerin bahçelerinden gelen gül, hanımeli kokuları ve bahar aylarında okuldan eve dönüşte duyduğum yeni biçilmiş çim kokusu hep burnumun direğini sızlatıyor.

En sevdiğini yürüyüş rotası?
Şakınbakkal, Fenerbahçe sahil yolu. Pek çoğumuzun hayallerindeki medeni, güzel İstanbul.
En sevdiğiniz kültür-sanat-yaşam merkezi?
Arter’de her zaman çok özel sergiler oluyor. Burada vakit geçirmeyi çok seviyorum.
Şehirdeki kaçış noktalarınız?
Pek çok kişi gibi Büyükada… Çok uzun zamandır gitmedim ama Anadolu Kavağı’na gittiğimde de kendimi bambaşka bir yerde hissediyor ve İstanbul’un yorucu olabilen temposundan uzaklaşıyorum.












