Haber kapak görseli
Genel
4 dk okunma süresi
Auto Show

Azami Yol, Asgari Ses

Nissan Qashqai e-Power, geleneksel hibrit araçlardan farklı olarak, tekerleklerini sadece elektrik motoru ile hareket ettiren, ancak şarj edilmesine gerek olmayan benzersiz bir sürüş teknolojisine sahiptir.

Bir otomobilin gerçek karakteri, yalnızca teknik verilerle değil, zamanla ve kilometrelerle şekillenir. Hele ki, manzaranın doruğu, çoğu gezginin hemfikir olduğu gibi, Britanya’nın kır yollarında başlıyor, tepelerin sisle öpüştüğü, taş köprülerin altından dere seslerinin yükseldiği yerlerden geçiyorsa…

Auto Show Dergisi / Aralık 2025-Ocak 2026

Britanya’nın kuzey rüzgarlarıyla okyanus tuzunu karıştıran o uzun yolda, direksiyonun başındayken yalnızca bir yeni modeli değil, yeni bir fikri düşünüyorduk… İskoç koyunlarının arasında dolaşan gayda sesine karışıyor; güneyde ise okyanus, kayalıklara vuran dalgalarla yolculuğun son noktasını mühürlüyor. Nissan Qashqai e-Power ile geçtiğimiz, John O’Groats’tan başlayan ve Land’s End’de denizle buluşan bin millik yani 1.600 kilometreyi aşan bu yol, sadece bir harita üzerindeki çizgi değil, elektrifikasyon çağının sınandığı bir rota gibiydi. Her virajda, her hızlanmada, mühendisliğin ulaştığı son başarılarla, yeşil teker izi bırakan bir aracın ne kadar iyi düşünülmüş olduğunu düşündürüyordu.

Qashqai e-Power, elektrikli sürüşün tüm inceliklerini, kablo ve şarj istasyonu bağımlılığından kurtararak sunuyor. Bu sistemde tekerlekleri her zaman elektrik motoru döndürüyor, 1.5 litrelik turbo benzinli motor ise yalnızca jeneratör görevi görüyor. Yani güç aktarımında bir mekanik karmaşa değil, neredeyse Zen’e yakın bir sadelik var. Gaz pedalına dokunduğunuz anda gelen anlık tork, sarsıntısız bir ivmelenme ve sessizlik, tam elektrikli bir otomobil hissi yaratıyor ama menzil kaygısı olmadan.

Yeni nesil e-Power mimarisi, motor, jeneratör, invertör, redüktör ve kontrol ünitesini tek bir kompakt gövdede topluyor. Bu “5-in-1” yapı, titreşimi ve ağırlığı azaltarak mühendisliği bir tür sessiz zarafete dönüştürmüş. Sistemin kalbinde, yalnızca bu mimari için geliştirilen 1.5 litrelik, 190 HP gücünde ve 311 Nm tork üreten turbo motor yatıyor. Nissan’ın STARC (Stratified Auto-ignition Combustion) adını verdiği özgün yanma teknolojisi, termal verimliliği %42’ye çıkararak dizel motorlara meydan okuyor. Büyük turbo, düşük sürtünmeli bileşenler ve 0W16 ultra ince yağ sayesinde motor o kadar pürüzsüz çalışıyor ki, sabit hızda 600 1/min’e kadar düşük devirlerle yol alıyor.

Gürültü seviyesi, önceki nesle göre 5.6 dB azalmış; kulağa bu fark, otoyolda ilerlerken bir tür meditasyon sessizliği gibi geliyor. Spor moduna geçtiğinizde toplam güç 205 HP’ye, tork 330 Nm’ye ulaşıyor; 0-100 km/s hızlanma 7.6 saniyeye düşüyor. Ancak Qashqai’nin asıl büyüsü rakamlarda değil, akışında. Elektrik motorunun anlık tepkileriyle birleşen lineer ivmelenme, sürücüyü hız göstergesinden çok, yolun ritmine odaklıyor. Cornwall’ın rüzgarlı tepelerinde, Somerset’in elma bahçelerinde, İskoçya’nın dar taş köprülerinde otomobil, hızın değil, akıcılığın anlamını yeniden tanımlıyor.

Verimlilik tarafında da tablo etkileyici: 4.5 lt/100 km’lik ortalama tüketim, teorik olarak 1.200 kilometrelik menzil anlamına geliyor. CO emisyonu 102 gr/km’ye kadar düşmüş. Gerçek yol koşullarında yapılan testte elde edilen 5.35 litrelik ortalama tüketim bile, önceki nesle kıyasla %16 daha verimli bir tablo sunuyor. Bu fark, mühendislikten çok, bir felsefenin sonucu: “daha azla daha çok yapma” anlayışı.

Bu uzun yolun sessiz kahramanı sadece motor değil, yazılım. Yeni ProPILOT sürücü destek sistemi, kavşak görüşünden, çok şeritli yol takibine kadar her adımda sezgisel biçimde devreye giriyor. Google Haritalar, Asistan ve Play Store entegrasyonuna sahip bilgi-eğlence sistemi, yolculuğu dijital bir refakatçiye dönüştürüyor. “Nissan Trip Stories” fonksiyonu, her molayı bir hikayeye çevirirken, otomobilin içi bir zaman makinesi gibi hem geleceğe hem geçmişe açılıyor.

Sunderland’deki üretim hattında başlayan bu hikaye, yalnızca bir modelin değil, bir sanayi dönüşümünün de parçası. Nissan’ın EV36Zero projesiyle aynı hatta üretilecek yeni Leaf ve Juke, yenilenebilir enerjiyle desteklenen bu tesisin karbon nötr geleceğine işaret ediyor. Qashqai e-Power, tam elektrikliye geçişin en akıllı köprüsü olarak bu dönüşümün öncüsü rolünde. Yolculuğun sonuna gelindiğinde, Land’s End’in rüzgarında otomobilin metaline sinmiş tuzlu nem, bir tür hatıra gibi kalıyor. Direksiyonun ardında geçen 1.600 kilometre boyunca, Qashqai’nin sessizliği yalnızca mekanik bir özelliğe değil, bir karaktere dönüşüyor. Motorun derinlerdeki uğultusu ile elektrik tahrikinin ipeksi sessizliği birleştiğinde, insan kendini bir makineyi değil, düşünen bir yol arkadaşını kullanıyormuş gibi hissediyor.

SONUÇ

OKAN ALTAN / INGILTERE

2006’da Crossover segmentini doğuran Qashqai, bugün yeniden kendi yarattığı dünyayı tanımlıyor. Bu kez, içten yanmalı bir kalbin elektriğe dönüşen nabzıyla; sessiz, olgun, usta bir biçimde…


© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo