Haber kapak görseli
Genel
3 dk okunma süresi
İstanbul Life

Benim İstanbulum: Burçin Akgün Ünaldı’nın şehir günlüğü

İstanbul’u tüketilen bir şehir değil, sabırla keşfedilen bir ilham alanı olarak gören Burçin Akgün Ünaldı; sürdürülebilir moda yaklaşımından kültür-sanat tutkusuna, mahalle mekânlarından botanik bahçelere uzanan rotalarıyla kendi İstanbul’unu anlatıyor.

Akademik kariyerine devam ederken, Türkiye’de moda sektörü ve endüstrisi hakkında dijital bir içerik yaratma amacıyla 2008 Aralık ayında, Styleboom isimli Türkiye’nin ilk moda blogunu kuran; şimdilerde ise bir yandan ekonomist kimliği ile danışmanlığa devam ederken bir yandan ağırlıklı olarak sürdürülebilir moda ve life style içeriklerden oluşan @styleboom hesabı için dijital içerikler ve projeler üreten Burçin Akgün Ünaldı hayatı yüksek topuklar üzerinde yaşamayı seviyor! Onunla İstanbul’da yapmayı en sevdiği şeyleri konuştuk.

En sevdiğiniz, en çok alışveriş yaptığınız ya da tasarımlarını en çok beğendiğiniz mağaza?

Çok sık alışveriş yapmıyorum ama Local Makers, Midnight Istanbul, Vakkorama ve Yirmiyedi Kuzguncuk seçkilerini çok beğeniyorum. Giyimde çoğunlukla Türk tasarımcı markalarının koleksiyonlarından uzun süre kullanabileceğim parçaları almayı tercih ediyorum; sample sale ya da indirimlerini sıkı takip ediyorum. Modellerini en sevdiğim RTW mağazalar Brooks Brothers, Exquise, M&S, Benetton, COS ve Massimo.

Favori restoranınız, yemeklerini ve tarzını çok beğendiğiniz şef?

Favori restoranım hatta zaafım Fauna, muazzam lezzetleri bir yana, chefi İbrahim Bey’in “Fauna sabrı ve zamanı olanlar içindir” mottosunu da çok seviyorum. Fauna için yavaşlayabilirim. Burada pancarlı burrata, ala domates soslu makarna ve kuzu incik favorilerim. Boğaz hattında Azur Yeniköy, hem mezeleri hem etleriyle mükemmel ama mütevazı bir mahalle meyhanesi olan Çakıl Bostancı ve kahvaltıda ise Yumma Moda müdavimi olduğum mekânlar.

Gitmeyi sevdiğiniz mekân, kafe?

Moda İskelesi, Dem Moda ya da Bomontimoda’da kahve, çay ve tatlı. Ataşehir’deki SushiCo Zen’de golf klübe karşı gün batımı kokteyli. Bale temsilleri öncesi adresim AKM Divan Brasserie. Çok sık gittiğim ve kapandığına üzüldüğüm bir yeri de anmak istiyorum: Fransız Kültür içindeki kafeyi çok arıyorum; orası İstiklal’deki sığınağımdı.

Gezmeyi en çok sevdiğiniz müze?

Her Cuma’yı kendime #kültürsanatcuması adıyla ayırdım ve senelerdir her cuma bir müze ya da galeri ziyareti yapıyorum mutlaka. O yüzden hepsini de çok seviyorum ama İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin ve Dolmabahçe’deki Resim Müzesi’nin yeri bende ayrı. Çünkü bu ikisinde sadece müzedeki eserler değil tüm ortamı ve ambiyansı beni alıp başka yerlere, başka zamanlara götürüyor.

En sevdiğiniz kitapçı?

Kuzguncuk Nail Kitabevi bir taneciğim. Bir de gizli mabedlerimden biri Gülhane Parkı içinde yer alan Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Kütüphanesi’dir.

Şehirde yapmayı en çok sevdiğiniz şey?

İş haricinde çoğunlukla eğlence, yeme-içme, para saçma şeklinde yaşanıyor İstanbul, oysa unutulmuş, gizli kalmış ya da kendini pek gösterememiş öyle güzellikleri var ki. Ve biz unuttukça kaderleri kapatılmak ya da taru- Nezahet Gökyiğit Botanik Bahçesi mar edilmek oluyor. Örneğin Süleymaniye’de Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi vardı, öyle kıymetliydi ki içindeki her bir çiçek her bir ağaç ama işte yok oldu gitti. İMÇ’de şehrin tarihinin ilk çağdaş sanat yerleştirmeleri vardı hepsi bakımsız kaldı sonra bir özel insiyafit toparladı kurtardı. Böyle çok örnek var.

Şehirde en çok tarihi yarımadayı ve galerileri gezmeyi seviyorum, mutlaka Süreyya ya da AKM’de bale izliyorum, sanki turistmişim gibi belediye ya da kimi derneklerin düzenlediği bazı turları bulup katılıyorum, hanları ve eski mahalleleri keşfetmeyi seviyorum.

En sevdiğiniz semt?

Sanıyorum Koşuyolu, Yeniköy, Moda.

En sevdiğini yürüyüş rotası?

Bana bir başlangıç vermeniz yeter:)

En sevdiğiniz kültür-sanat-yaşam merkezi?

Şu sıralar DasDas Ataşehir.

Şehirdeki kaçış noktalarınız?

Sanırım çoğunu yukarıda sıraladım. Ama iki tane daha ekleyeyim, biraz ellerimi de kirleteyim kafam dağılsın kaçışım Magaflora Moda’da sevgili Yıldız Kurt’un botanik çizim, mum, aromaterapi atölyesi. Bir de evime çok yakın bir vaha olan Ataşehir’deki Nezahet Gökyiğit Botanik Bahçesi.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo