Haber kapak görseli
Genel
2 dk okunma süresi
İstanbul Life

Beyoğlu’nun sıcak, çağdaş ve davetkâr yeni ritmi

İçeriği Paylaş

Tarlabaşı’nda kapılarını açan Canopy by Hilton İstanbul Taksim; sanattan gastronomiye, tasarımdan sosyal yaşama uzanan tarzı ile Beyoğlu’nun çok katmanlı hikâyelerine çağdaş bir yaşam deneyimi ekliyor. Otel, içerisinde yer alan iki imza restoranı aracılığıyla yerel kültür ile gastronomiyi özgün bir deneyimde buluşturuyor.

Canopy by Hilton markasının Türkiye’deki ilk adresi olan otel, Beyoğlu semtine Hilton’un “lifestyle” segmentini yansıtan yepyeni bir otel kazandırıyor. Osmanlı’nın ve yakın dönem Cumhuriyet’in kültürel yaşam merkezi olmuş Tarlabaşı’nın, Taksim 360 projesi kapsamında yenilenen sokaklarında konumlanan otel, bölgenin çok katmanlı tarihinden ve sanatsal kimliğinden ilham alarak, misafirlerine sadece bir konaklama değil, semt ile bağ kurabilecekleri çağdaş bir yaşam deneyimi sunuyor.

Şehrin hikâyesini tasarıma taşıyan mimari

Altı kata yayılan otelde, 15’i süit olmak üzere toplam 110 oda bulunuyor. Her bir oda, İstanbul’un çok katmanlı kimliğini Art Deco dokunuşlarla harmanlıyor. Terrazzo detaylar, özel tasarım mobilyalar ve yerel kumaşlar; modern şıklıkla birleşen otantik bir atmosfer yaratıyor. Avluya açılan bir restoran ve bar konseptleri de yer alıyor.

Bölgenin ruhunu sofralara taşıyan iki imza restoran: Loya ve Karas

Canopy by Hilton Istanbul Taksim, bulunduğu semtin tarihinden ilham alan iki imza restoranı aracılığıyla yerel kültür ile gastronomiyi özgün bir deneyimde buluşturuyor. Tarihi bir avluya açılan Loya, gün boyu hizmet veren bir brasserie. Executive Chef Merve Nur Aşık’ın liderliğinde, Türk ve dünya mutfaklarından ilham alan menüsüyle Beyoğlu’nun çok kültürlü mutfak mirasını çağdaş dokunuşlarla yeniden yorumlayan Loya; iç mekânı ve avlusuyla kahvaltıdan akşam kokteyllerine kadar günün her saatinde sıcak ve sosyal bir buluşma noktası olarak hizmet veriyor.

Otelin çok yakında açılması planlanan ikinci imza mekânı Karas ise adını Ermenicede “pişmiş toprak kap” anlamına gelen “karas” kelimesinden alıyor. 1830 yılında Mıhitaryan Ermeni Okulu olarak inşa edilen tarihi bir binada konumlanan şarap barı, geçmişte sarnıç olarak kullanılan alanı şarap mahzeni olarak değerlendiren özgün yapısıyla öne çıkıyor. Karas, Anadolu toprağının kokusunu ve yüzyıllara dayanan bağcılık geleneklerini yansıtan, yerel üreticilerden özenle seçilmiş şarap koleksiyonunu şefin imza lezzetleriyle birlikte kendine özgü atmosferinde sunuyor.

Sanatla nefes alan bir otel

Otel yalnızca tasarımıyla değil, aynı zamanda özel oluşturulmuş sanat eseri seçkisiyle de öne çıkıyor. Otelin tüm alanlarına yayılan sanat eserleri, otelin mimari konseptiyle uyumlu olarak ALAN Project sanat ekibi tarafından tasarlanmış. ALAN Project bünyesinde farklı disiplinlerden sanatçıların imzasını taşıyan eserler, İstanbul’un çok kültürlü karakterine göndermede bulunurken Canopy by Hilton markasının sıcak, çağdaş ve davetkâr kimliğini de yansıtıyor. Her bir eser otel içinde kendi mikro anlatısını oluştururken, bir araya geldiklerinde Beyoğlu’nun dönüşen yüzünü yansıtan bütüncül bir sanatsal ağı ortaya koyuyor.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo