Haber kapak görseli
Genel
4 dk okunma süresi
İstanbul Life

Cem Belevi’den gazino kültürüne modern yorum

İçeriği Paylaş

70’li yılların gazino kültürü, sanatçı Cem Belevi’nin Cemiyet Gazinosu projesiyle sahnelere taşındı. O yılların atmosferini günümüzle buluşturan sanatçının hedefinde bu projeyi daha da büyütmek var.

Röportaj: Günseli Büyüksağiş

Sahnede bir gazino yaratma fikri nasıl doğdu?

Aslında bu fikir bir özlemden doğdu. Sahneye her çıktığımda şunu hissediyordum: Müzik artık çok hızlı tüketiliyor ama eskiden sahne bir seremoniydi. Gazino dediğimiz şey sadece şarkı söylenen bir yer değil; bir atmosfer, bir hikâye, bir akşamın baştan sona yaşandığı bir deneyim ve kültürdü. Ben de o duyguyu yeniden yaratmak istedim. Sadece bir konser değil; girişinden finaline kadar bir sahne yolculuğu…

Gazino bir kültürdür. Siz bu kültürle tanışabildiniz mi?

Yaşım itibarıyla o döneme yetişemedim fakat aile büyüklerimden çok dinledim, filmlerden izledim. Gazino kültürüne hayranlığım aslında evde başladı diyebilirim. Babam piyano çalardı. Evimizde sürekli eski plaklar, sanat müziği, 70’ler şarkıları çalardı. O dönemlerin hikâyeleri anlatılırdı. Ben gazinoya çocukken gitmedim belki ama o ruh evimizin içindeydi. O yüzden bana hiç yabancı gelmedi.

Peki bu konsepti yaratırken nelerden ilham aldınız? Projeden önce gazino denildiğinde hayalinizde neler canlanıyordu?

Gazino denildiğinde benim hayalimde kırmızı kadife perdeler, uzun bir sahne, zengin bir orkestra, ağır ışıklar, kadeh sesleri, alkış tufanı ve saygın bir eğlence adabı canlanıyordu. Bir de o dönem sanatçılarının sahneye çıkmadan önceki heyecanı ve seyircisine olan saygısı… Bu konsepti yaratırken eski video kayıtlarından, plak kapaklarından, anılardan, hatta kostüm tasarımlarından ilham aldım. Ama baştan sona nostalji yapmak istemedim. Modern bir yorum da getirmek istedim. Çünkü “Cemiyet Gazinosu” geçmişe bir saygı duruşudur ama bugünün enerjisiyle...

“Cemiyet Gazinosu” ismi nasıl ortaya çıktı?

Evet, küçük bir kelime oyunu var: CEM-iyet Gazinosu. Hem “cemiyet” yani bir topluluk, eğlence adabını bilen bir kitle… Hem de benim ismim “Cem”i içinde barındırıyor. Aslında bu sahne bir cemiyet yaratıyor. İnsanlar sadece izlemeye değil, o atmosferde dönemin ruhunu yaşayıp bir parçası olmaya geliyor. O yüzden isim çok doğal bir şekilde çıktı. Hem kişisel hem kolektif bir anlam taşıyor.

1987 doğumlu bir sanatçı olarak 70’li yılların havasını sahneye taşımak sizi nasıl etkiliyor?

Beni inanılmaz besliyor. Çünkü o yıllarda sahne disiplini çok yüksekti. Orkestra canlıydı, sanatçı güçlüydü, repertuvar zengindi. Ben o dönemi sahneye taşırken aslında kendime de meydan okuyorum. O şarkıları söylemek, o atmosferi taşımak ciddi bir sorumluluk. Ama bir o kadar da keyifli. Sanki zaman yolculuğu yapıyorum.

Gazinoya gelenleri neler bekliyor?

Bu sıradan bir konser değil; zamanda bir yolculuk deneyimi. Gazino müdavimlerimizi önce fuaye alanında dönem dekorları ve kostümler karşılıyor. “Cemiyet Köşesi”nde seyirciler bu kostümlerle fotoğraflar çekilip zamanın ruhunu daha girişte hissetmeye başlıyorlar. Eskiden gazinolarda sırasıyla sunucu, dans gösterisi, komedyenler, sihirbazlar, üvertür solist ve assolist sahne alırmış. Biz de dönemin ruhunu birebir yaşatmak için çoğu zaman sürpriz konuklarımızı da katarak benzer şovlar sergiliyoruz. Örneğin; dansçılarımızdan sonra Komedyen Yavuz Seçkin sunuculuk yapıyor, ardından üvertür sanatçılarımız şarkılar söylüyor. Daha sonra ben 70’ler şarkılarından repertuvar sunarken Yavuz Seçkin bir anda Müslüm Gürses, Orhan Gencebay gibi ustalarımızın kılığına girerek sahneme geliyor ve düet yapıyoruz. Sahne performansım iki bölümden oluşuyor. Gazino şarkıları bittikten sonra müzik hiç kesilmeden bir dakika içinde günümüze dönüyoruz; Dekor ve ışıklarımız modern konsepte geçiyor, retro oryantallerimiz modern dansçılara dönüşüyor, orkestra ve kostümlerimiz günümüz estetiğine evriliyor. Ben de kendi pop şarkılarım ve sevilen hitlerle geceyi tamamlıyorum.

Sanatla iç içe bir aileden geliyorsunuz. Bu sizi nasıl etkiledi? Üniversitede Uluslararası Ticaret okudunuz ama tercihiniz müzik oldu. Oyunculuk da yapıyorsunuz. Hangisi ağır basıyor?

Bu benim için çok kıymetli. İkizler burcuyum; sanırım birden fazla alanda üretmek bana tek bir şey yapıyormuşum hissi veriyor. Ailem hep sanatla iç içeydi. Müzik çocukluğumdan beri tutkumdu. Lise yıllarımda okul orkestralarıyla sahnedeydim. Londra’da Brunel Üniversitesi’nde Uluslararası Ticaret ve İşletme okudum çünkü hayata farklı bir yerden bakmak istedim. Ama kalbim hep müzikte kaldı. Bugün hem oyuncu hem şarkıcı hem de oluşturduğum “Cemiyet Gazinosu” konseptinin girişimcisi olarak sahnedeyim. Aslında okuduğum alanla farklı bir meslek yapıyor gibi görünsem de, Cemiyet Gazinosu’nda hepsini birleştirdiğimi fark ediyorum. 35 kişilik dev bir ekiple Türkiye’yi gezen, bir toplumun kültürünü sanatla yansıtırken ekonomik değer de yaratan bir girişim bu. Sahne şovları, dekor, kostüm, oyunculuk ve zengin repertuvarıyla güçlü bir marka diyebiliriz. Özetle; ailemden ve eğitimimden aldığım tüm bilgi birikimini CEM-iyet Gazinosu’nda birleştirdim.

Cemiyet Gazinosu’nun bundan sonraki programı nasıl devam edecek? Sırada hangi şehirler var?

Şu anda 5 yıldızlı otellerde ve konseptimize uygun özel mekânlarda turnemize devam ediyoruz. Ferdi Özbeğen, Zeki Müren, Orhan Gencebay, Müslüm Gürses gibi ustaların eserlerinden oluşan bir Gazino Albümü geliyor. Albüm sonrası açık hava konserleri planlıyoruz. Daha önce Azerbaycan ve Kıbrıs’ta sahne aldık. Bu yıl hedefim projeyi Avrupa’daki Türk seyircisiyle de buluşturmak.

İleriye yönelik projelerinizden bahsedebilir misiniz?

Gazino Albümü’nün yanı sıra yeni pop şarkılarım geliyor. Daha güçlü, daha sahne odaklı projeler hazırlıyorum. “Cem Belevi ile Cemiyet Gazinosu”nu daha da büyütmek hedefim. Müzikal formata taşıyıp bir film projesine dönüştürmek istiyorum. Benim için önemli olan her zaman üretmek ve değer yaratmak.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo