
Çözüm kabulde: İyileşmenin anahtarı kendini sevmek
SELEN KEÇELİ
50 milyondan çok satan “Düşünce Gücüyle Tedavi” kitabı ile dünyaya yeni ve olumlu bir vizyon kazandıran Louise L. Hay öyle önemlidir ki, olumlama ya da kişisel gelişim deyince akla ilk onun adı geliyor. Hay tarafından yazılan kitap, sahip olduğumuz hastalıklara farklı bir açıdan bakmamızı sağlıyor. Yazara göre, her hastalığı kendi düşünce kalıplarımızla biz yaratıyoruz. Eğer o düşünce kalıbını keşfedip, kabul edip, değiştirebilirsek, hastalık da ortadan kalkmış oluyor. Yazar kanser hastalığına yakalanınca, kendi düşünce ve davranış kalıplarını değiştirerek iyileşmiş. Bu süreçte öncelikle hastalığı kabul etmiş. “Neden ben?” değil, “Bana ne öğretmeye, neyi fark etmeme, hangi hayat dersini almama vesile oluyorsun?” bakış açısıyla karşılamış başına gelenleri. İsyan ederek, yargılayarak ya da kızarak değil! Aslında tüm hastalıkların özünde, onlara karşı takındığımız tavırlarımız vardır. İsyanlarımız, öfkelerimiz, hazmedemediklerimiz yani kabul edemediklerimiz!
Kendinizi onaylayıp, kabul edin
Batıda yapılan araştırmalarda; belirli hastalıkların, belirli psikolojik yapıların içinde olan kişilerde daha fazla görüldüğü, örneğin; mide problemlerinin aşırı stresten, böbrek sorunlarının kronik eleştirme alışkanlığından, bel ağrılarının ağır sorumluluk altında olmaktan, karaciğer probleminin de öfkeden kaynaklandığı saptanmıştır. Louise L. Hay, kitabında tüm hastalıkları ve bunlara neden olan düşünce kalıplarını tek tek belirtmiş, bunların yerine geliştirilecek yeni düşünce kalıplarını da ortaya koymuş. Aslında çözüm çok basit: Kendimizi olduğumuz gibi onayladığımız, sevdiğimiz ve kabul ettiğimiz zaman, her şey yoluna giriyor. Küçük mucizeler her yerde görülüyor. Sağlığımız düzeliyor, daha çok kazanıyoruz, ilişkilerimiz daha doyumlu hale geliyor, kendimizi çok yaratıcı biçimlerde ifade etmeye başlıyoruz. Tüm bunlar çabalamadan, kendiliğinden oluyor. Kendini sevmek ve onaylamak, güven ortamı yaratmak, kendine güvenmek, layık olduğunu düşünmek ve kabul etmek, kafamızın içinde bir düzen yaratır. Bu da yaşamımızda daha sevecen ilişkiler, yeni bir iş, yaşayacağımız yeni ve daha güzel bir yer sağlar hatta kilolarımızı bile dengeler.
Kendilerini ve bedenlerini seven insanlar ne kendilerini ne de başkalarını kötüye kullanır. Kendini onaylama ve kabul etme, hayatımızın her boyutunda olumlu değişimlerin olması için temel anahtarlardır. Kabul etmek, olanı olduğu gibi kabul edebilmek en önemli noktadır. Direnmeyi bırakıp, bu neden benim başıma geldi demek yerine; bu bana ne anlatmak istiyor, buradan almam gereken ders nedir diyebildiğimiz an her şey yeniden başlar. Kendini sevmenin ilk adımı, hiçbir şey için kendinizi eleştirmemektir. Olumsuz eleştiri, bizi tam da değiştirmek istediğimiz davranış kalıbının içine hapseder. Kendimize gösterdiğimiz anlayış ve şefkat, bu kısır döngüden çıkmamızı sağlar. Unutmayın, yıllardır kendinizi eleştiriyor ve bir işe yaramadığını görüyorsunuz. Bir de kendinizi onaylamayı deneyin. Görün bakalım neler olacak!
Louise L. Hay, kitaplarında kendimizi sevmenin ne kadar önemli olduğundan bahsediyor ve diyor ki, “Aynaya bakıp kendimize ‘Seni seviyorum’ demek başlangıçta zor ya da saçma gelse de zamanla bu bir alışkanlığa dönüşüyor. Vücudumuzdaki en beğenmediğimiz parçaları bile sevmeye ve kendimizle barışmaya başlıyoruz”. Yani yapacağımız; aynaya bakıp kusurlarımızı bulmak, başımıza gelenlere isyan etmek yerine “Her halinle çok güzelsin, seni kabul ediyorum ve seni çok seviyorum” demek. Gerçekten de kendimizi sevmek, sonunda bizi mutlu edecek seçimler yapmamızı sağlayacak diyen yazar pozitif düşünmenin, kabulde olmanın stresi azalttığına dikkat çekiyor.

Sorunlarla yüzleşin, hastalıklardan korunun
Sağlığımızı korumak için düşüncelerimizin gücünden faydalanmak gerekiyor. Birtakım hastalıklara neden olan sorunlar ve bunların nasıl değişebileceğine dair bilgiler şöyle…
- Akciğer sorunları
Olası neden: Hayatı kabul etmemek, depresyon, üzüntü, dolu dolu bir yaşama kendini layık görmeme.
Yeni düşünce modeli: Hayatım mükemmel bir denge içinde. Hayatı dolu dolu yaşamaya hakkım ve kapasitem var.
- Alzheimer
Olası neden: Yaşamı terk etme arzusu, hayatı olduğu gibi kabul edememek.
Yeni düşünce modeli: Her şey doğru zaman ve mekan sıralaması içinde gelişiyor. Her şey olması gerektiği gibi oluyor.
- Kanser
Olası neden: Derin acı, kırgınlık, sır, bedeni kemiren hüzün, nefreti içine gömmek.
Yeni düşünce modeli: Geçmişle ilgili her şeyi sevgiyle affediyorum. Yaşamımı mutlulukla doldurmayı seçiyorum. Kendimi seviyorum.
- Karaciğer sorunları
Olası neden: Sürekli şikayet etmek, kendini kandırmak, haklı çıkmak için başkalarında hata bulmak.
Yeni düşünce modeli: Kalbim açık olarak yaşamayı seçiyorum. Baktığım her yerde sevgiyi görüyorum.
- Karın ağrıları
Olası neden: Korku, başlamış bir olayı, süreci durdurmak.
Yeni düşünce modeli: Hayatın akışına güveniyorum. Güvencedeyim.
- Mide bulantısı
Olası neden: Bir fikri ya da deneyimi kabul edememe, korku.
Yeni düşünce modeli: Güvendeyim. Hayatın bana daima iyilikler getireceğine güveniyorum.
Her gün çalışabileceğiniz bir olumlama kalıbı
Hayatın sonsuzluğunda, bulunduğum noktada her şey mükemmel, bütün ve tam. Her günün her anında, benden daha büyük bir gücün içimden akıp geçtiğine inanıyorum. Bu evrende yalnızca bir aklın olduğunu bilerek ondaki bilgeliğe kendimi açıyorum. Tüm çözümler, tüm yanıtlar, tüm iyileşmeler, her türlü yaratıcılık ondan geliyor.
Bilmem gereken her şeyin bana açıklanacağının, ihtiyacım olan her şeyin doğru zaman, mekan ve sırayla geleceğinin bilincinde olarak, bu güce ve akla güveniyorum. Dünyamda her şey iyi ve güzel...
Not: Sabah ilk uyandığınızda ve gece yatarken son yaptığınız bu çalışma olmalıdır. Olumlamanın hafif ama kulaklarınızın da duyabileceği şekilde okunması gereklidir.












