
Dirrahium: Normanlar ve Bizanslılar karşı karşıya
Yularıdaki fotoğraf: Bizans imparatoru için girdikleri Dirrahium Muharebesi’ni kaybeden Varyag Muhafızları’nın bir Ortaçağ tasviri
Aleksios Komnenos, 4 Nisan 1081’de 24 yaşında iken tahta çıktığında zaten kendini kanıtlamış bir generaldi. 14 yaşında katıldığı ilk savaştan o tarihe kadar henüz yenilgi yüzü görmemişti. Ancak yetenekli genç komutanın devraldığı imparatorluk, önceki gücünden çok uzaktaydı ve adeta eski halinin bir gölgesi gibiydi. On yıl önce Malazgirt’te alınan yenilgi, Bizanslılara bir daha asla tam anlamıyla toparlanamayacakları çok büyük bir darbe indirmişti.

Fotoğraf: Robert Guiscard, Bizans İmparatorluğu’nu istila etmeden önce Sicilya ve Güney İtalya topraklarını yöneten devletler için dehşet saçan bir savaş ağasıydı
Adriyatik Denizi’nin karşı kıyısında, günümüzde güney İtalya olan topraklara yerleşen Robert Guiscard, yırtıcı bir köpekbalığı gibi sudaki kanın kokusunu alıyordu. Norman Dükü Robert Guiscard, yeni imparatorun savaşçı gücünü muhtemelen biliyor olsa da bu onu hiçbir şekilde caydırmayacaktı. Aleksios Komnenos’un tahta çıkmasından önce imparatorluk sınırları içinde yaşanan kaosun farkında olan Guiscard, Konstantinopolis’in özellikle de kendisi gibi üstün bir general için biçilmiş kaftan olduğunu düşünüyordu.
Dük bir önceki yazdan beri sefere hazırlanıyordu ve 1.300 seçkin Norman şövalyesinden oluşan çekirdeğin etrafında birkaç bin yaya askeri örgütleyerek yeni bir ordu kurdu. Bu ordu ve donanma, Mayıs 1081’de Bizans topraklarına yelken açmaya hazırdı.
Komnenos tarafından kurulan devasa imparatorluk ordusu, Norman kuvvetlerinden sayıca üstündü ve birkaç farklı birlikten oluşuyordu. Bunların arasında imparatorun gaddar muhafızları Varyaglar da vardı. Bir zamanlar sadece Rus ve İskandinav Vikinglerden oluşan bu ürkütücü birliğe, Normanların 1066’da İngiltere’yi fethinden sonra sürgüne gönderilen Anglosakson savaşçıları da akın etmişti. Bu askerlerin çoğu anavatanlarını kaybettikleri için öfkeliydi ve kana susamışlardı.
Guiscard ve askerleri İngiltere’yi fetheden Normanlar arasında bulunmamışlardı ama bu durum intikam peşindeki sürgündeki Anglosakson savaşçılar için hiç de önemli değildi.
İki kuvvet, 18 Ekim 1081’de Dirrahium (günümüzde Arnavutluk’un Durrës şehri) surlarının dışında karşı karşıya geldi. Bizans ordusunun önünde ve merkezinde Varyag Muhafızları, arkalarında ise onlara destek sağlayan atlı okçular bulunuyordu. Guiscard’ın bir süvari birliğine ileri atılıp zekice bir geri çekilme manevrası yapmasını emretmesiyle çatışma başladı. Ancak söz konusu süvari birliği bu hileyi gerçekleştiremedi ve Bizans’ın atlı okçuları tarafından püskürtüldü.
Hiddetli Varyaglar daha sonra düşman piyadelerine öylesine acımasız bir saldırıda bulundular ki Norman tümeni yakındaki kıyı şeridine püskürtüldü. Anglosakson savaşçılar için intikam artık çok yakındı ama düşmanlarını öldürme hevesine kapılan bu seçkin muhafızlar, kuvvetlerinin geri kalanından çok daha önde ilerlemek gibi bir aptallık yaptıklarını fark edemediler.
Normanlar bu durumdan faydalanmakta gecikmedi. Guiscard’ın efsanevi karısı Sichelgaita, bu muharebede yaralanmış olmasına rağmen birlikleri toplamayı ve Varyagların ilerleyişini durdurmayı başardı. Bu anlarda Guiscard, muhafızların ne kadar tecrit edilmiş halde kaldıklarını gördü ve askerlerine hemen düşmanın açıkta kalan kanatlarına saldırmalarını emretti. Bunun sonucunda tüm muharebe hatlarının çökmesi nedeniyle Varyaglar bir felaket yaşadılar.
Ağır zırhları içinde savaşmaktan tamamen bitkin düşen muhafızların kaçmaktan ve muharebe alanının yakınlarındaki bir kilisede barikat kurmaktan başka çareleri kalmamıştı. Ancak Normanlar, kana susamış düşmanlarının bu kadar kolay kaçmasına izin vermedi ve binanın etrafına odun yığmaya başladı. Normanlar kiliseyi ateşe verdikten sonra Varyagların cehennemden kurtulmaya çalışmasını beklediler. Bazı Varyaglar dışarı kaçtılarsa da bunlar anında öldürüldüler.
Diğerleri alevlerden kaçmak için çatıya tırmandı. Ancak adamların toplam ağırlığı çatının çökmesine neden oldu ve diri diri yananların dışında kalanlar ezilerek öldüler.
Bizans ordusunun geri kalanı da iyi durumda değildi ve muharebe kaybedildi. İmparator Aleksios Komnenos başından yaralandı ama yine de yakalanmaktan kurtulmayı başardı. Dirrahium’da yaşanan genç imparator için saltanatının başlarına denk gelen büyük bir yenilgi olsa da bu deneyim onu yıldırmayacak ve kendisi imparatorluğun en büyük hükümdarlarından biri olmaya devam edecekti. Aynı şekilde, ağır kayıplarına rağmen Varyaglar Bizans ordusunun güçlü bir birliği olarak kaldılar. Çok sayıda İngiliz bu birliğin unsurlarını oluşturmaya devam etti. Bu askerlerin güçlerini yeniden kazanabilmelerinin en önemli nedeni, Guiscard’ın şansının yaver gitmemesiydi. Muharebenin üzerinden beş yıldan daha az bir süre geçtikten sonra Guiscard’ın kuvvetleri bir salgın hastalık yüzünden harap oldu. Kendisi ise 17 Temmuz 1085’te hayatını kaybetti.












