
Dr. Nazan Cihan: “Kendi yolunu kendi çizenlerdenim”
Mesleki disiplini, güçlü duruşu ve ilham veren yaşam tarzıyla dikkat çeken Dr. Nazan Cihan için 2025, çok daha derin ve kişisel bir anlam taşıyor. Annesini kaybetmenin üzüntüsünü yaşarken; hayata tutunmanın, üretmenin ve dengeyi korumanın gücünü bir kez daha keşfediyor.
HELLO!: 2025 sizin için nasıl geçti? Neyi ifade ediyor?
Nazan Cihan: 2025 maalesef annemi kaybettiğim yıl oldu, 15 Nisan’da aramızdan ayrıldı. Çok iyi bir annem vardı. Bu kayıp benim için tarifsiz bir acı, büyük bir üzüntü oldu. Bunun dışındaki her şey teferruat açıkçası. Canım annemi, hiç beklemediğimiz ani bir rahatsızlık sebebiyle kaybettik. Daha öncesinde çok sağlıklı bir bireydi. Onu çok severek anıyorum, dünyalar iyisiydi annem.
HELLO!: Annenizle nasıl bir ilişkiniz vardı?
N. Cihan: Annemle güzel ve dengeli bir ilişkimiz olduğunu düşünüyorum. Çok iç içe değildik ama ihtiyacımız olduğunda birbirimizin en güzel şekilde yanındaydık. Anne sevgisini bana ihtiyacım olan zamanda, ihtiyacım olan şekilde ve en güzel biçimde hissettiren bir anneydi. Birbirimize bağlı ama bağımlı olmayan güzel bir ilişkimiz vardı.
Benim kendi sosyal hayatım, annemin kendi akrabalık ilişkileri ve sosyal hayatı vardı; kendi içimizde çok dengeli, çok mutluyduk. Her gün annesini arayan, her yaşadığını annesine anlatan kızlardan değildim. Annem bizi çok özgüvenli ve güçlü yetiştirdi, babam da öyle tabii. Kariyer sahibi bir doktor olmamda önemli payı var. Bir çocuk annesinden ne beklerse onun tam karşılığıydı benim annem. Anne gibi anneydi.
HELLO!: Herkesin üzüntüyle baş etmek için kendince yöntemleri vardır. Siz nasıl geçirdiniz bu süreci?
N. Cihan: Mesleğim beni ayakta tuttu diyebilirim. Tabii ki aile bireyleri ve sosyal çevrem de oldukça önemli rol oynadı. Mesleğimi severek yapıyorum ve çalışmak insanı anda tutuyor. İyi insanlar biriktirmiş olduğumu da gördüm bu süreçte. Sosyal çevre, arkadaşlarım bana hep çok iyi geldi.
HELLO!: Çapa Tıp Fakültesi’nden mezun başarılı bir radyoloji uzmanısınız. Bize biraz başarının sırrından bahseder misiniz?
N. Cihan: Öncelikle çok çalışmak ve disiplinli olmak önemli elbette. Hedefe odaklanmak, başarıyı çok istemek, hayatının merkezine almak. Dürüst olmayı çok önemserim ayrıca. Bu şekilde hareket ederek başarının anahtarını elde etmek mümkün. Bir de azimli olmak gerek; hırs değil, azim. Bu ikisi farklı şeyler. Azimli bir insanımdır, tuttuğumu koparırım. Bunu akıllı ve kararlı bir şekilde yaparım. Anlamsız şeyleri takıntı etmekten de imtina ederim. Takıntılı insanlardan uzak dururum. Bu da bir başarı anahtarıdır aslında.
HELLO!: Çok fit görünüyorsunuz. Formunuzu nasıl koruyorsunuz?
N. Cihan: Haftada iki gün fitness, iki gün kardiyo yapıyorum. Uzun yıllardır düzenli bir spor hayatım var. Spor, kişiyi hem fiziksel hem de zihinsel olarak dengede tutar. Ben de büyük keyif alarak spor yapıyorum. Seviyorum da ayrıca, beni mutlu ediyor. Beslenmeme de çok önem veriyorum tabii. Doktor olduğum için bu konuda ayrıca bilgiliyim. Sağlıklı beslenme eğitimi de aldım bir dönem. Bu konuda da bir iç disipline sahibim.
HELLO!: Dijital dünya ile artık erişebileceklerimizin sınırı yok. Siz bu mecrayı kullanırken nelere önem veriyorsunuz?
N. Cihan: Sosyal medya, biraz herkesin sosyal kimliği gibi oldu günümüzde. Ben kişisel sayfam olarak kullanıyorum, içimden geldiği gibi samimi bir şekilde. Bu da çok sevildi, doktor kimliğimi herkes biliyor zaten. Zaman zaman faydamın dokunabileceği yardım etkinlikleri, dernek faaliyetleri gibi şeyler de paylaşıyorum. Fakat mesleki iş tanıtım sayfası olarak kullanıyorum. Benim için Instagram, samimi, kişisel bir paylaşım alanı. İletişim çağında sosyal medyanın önemi büyük, ben de severek kullanıyorum ve faydasına inanıyorum.
HELLO!: Pek çok kadına da ilham oluyorsunuz. Peki kendi yolculuğunuzda sizi en çok etkileyenler kimlerdi?
N. Cihan: Ben ilham olmak için doğmuşum, hep yolları açan oldum. Kimsenin izinden gitmek bana göre değil. Kendi yolunu kendi çizenlerdenim açıkçası. Kendime de sadece annemin iyi bir eş, iyi bir anne olmasını ilham alabilirim. Onun dışında hayattaki duruşum çok kendine özgüdür.
HELLO!: Kendi ayakları üzerinde duran başarılı, bekar bir kariyer kadınısınız. İlk günden bu yana nasıl bir serüvendi bu sizin için? Kendinizi tanıma yolculuğunda yaşadıklarınız size neler öğretti?
N. Cihan: Kendi ayaklarımın üzerinde durmak, ekonomik bağımsızlığımı kazanmış olmak, hayatta hayalini kurduğum her şeyi kendi çaba ve gayretimle elde etme imkanı verdi bana. Elbette ki zorlanarak geçtiğim yollar beni daha güçlü ve saygı duyulan bir insan haline getirdi. Kimseyle yarışmadan, kalbimi karartmadan kendi yolumda gitmenin güzelliğini ve hayal ettiğim pek çok şeye hatta daha fazlasına ulaşmanın keyfini yaşayabileceğimi öğrendim.
HELLO!: Şu an hayatınızın nasıl bir dönemindesiniz?
N. Cihan: Kariyerimde rahat, dingin ve kendinden emin bir dönem geçiriyorum. İnsanların bana saygı duyduğu, fikirlerimin önemli mecralarda değer gördüğü güzel bir dönemimdeyim. Özel hayatımda annemin eksikliği ve bu kayıp, beraberinde ‘acaba’lar oluşturdu zihnimde. Hayata dair bir sürü sorular… Genel olarak vaktim, iş hayatı, davetler, sosyal sorumluluk projeleri, röportajlar, televizyon ve dergi çekimleri ile dolu dolu geçiyor. Keyifliyim esasen.
HELLO!: Moda ve trendlerle aranız nasıl?
N. Cihan: Zevkli olduğumu söylerler. Genelde kıyafetlerim, giyim zevkim dikkat çeker. Çocukluğumdan beri hep güzel giydirildim. Ailemde de bakımlı, şık görünmek, uyumlu ve güzel giyinmek hep vardı. İçsel olarak da yatkınım buna. Modayı ve trendleri takip ederim. Kendi zevkim ile onları uyarlarım, moda anlamında yatırımlar yaparım.
HELLO!: İş ve sosyal medyadan uzak bir gün sizin için nasıl geçer?
N. Cihan: Sevdiklerim yanımda; güzel bir gün batımı, Boğaz manzarası keyfi, güzel yemekler, soft bir müzik ve kaliteli sohbetler.
HELLO!: 2025’i geride bırakırken 2026’dan beklenti ve hayalleriniz nedir?
N. Cihan: Aşk, sevgi, mutluluk, keyif, neşe, sağlık, bol para...
Benzer Haberler

Ebru Yücebaşoğlu & Themis Zouganeli’den İstanbul’da Özel Pop-Up: Akdeniz zarafeti şehre taşındı

4. Yılında yaratıcılığı kutlayan Sofralar Sergisi

Gazeteci, Yapımcı ve Yazar Aslıgül Atasağun: “Dinlediğim her hikâye, benim için dönüştürücü oldu”









