
Roma'da aşk dolu bir "evet": İbrahim Selim ve Ayşe Şeyma Keten'in düğününden özel kareler
Yazı: Gökçe Ateş Kantarcı Fotoğraflar: Studio Morgana
Bazı aşk hikayeleri büyük tesadüflerle başlar ama onları unutulmaz kılan, aynı hayallere inanmak ve o hayalleri birlikte yaşamaya cesaret etmek belki de. İbrahim Selim ile Ayşe Şeyma Keten de yollarının kesiştiği ilk günden bu yana paylaştıkları neşeyi, heyecanı ve sevgiyi şimdi ömür boyu sürecek bir birlikteliğe dönüştürdü. 27 Haziran günü, Roma’nın büyüleyici atmosferinde, en yakın dostlarının eşliğindeki romantik nikah ve ardından gerçekleşen düğünleri ise bu masalsı hikayenin en güzel sayfasıoldu.
Nikah töreni Roma’daki Caracalla – Sala Vignola Mattei’de gerçekleşirken, kutlamanın adresi ise Hotel de Russie’nin büyüleyici bahçesi Le Jardin oldu. Vera Weddings by Esra Zor’un organizasyonunu üstlendiği düğüne yaklaşık 40 davetli katıldı. Yurt dışında gerçekleşen düğünün hazırlık aşamasını ve zorlandığı noktaları sorduğumuz Ayşe Şeyma Keten, “Zorlandığım bir an olmadı aslında, Esra Hanım her konuda çok yardımcı oldu” diyor. Klasik seremoni müziği eşliğinde nikah alanına yürüyen çift, canlı gitar ve piyano ezgileriyle romantik bir atmosferde unutulmaz bir gece yaşadı.

Ayşe Şeyma Keten, Sezanur Akay imzalı Akay Bridal gelinliğiyle zarif bir görünüm sergilerken; saçını Natalia Darina, makyajını ise kendisi yaptı. İbrahim Selim ise Faruk Saraç imzalı damatlığıyla davetlilerden tam not aldı. Gelinin nikah şahitliğini yakın arkadaşı Efil Rüser üstlenirken, damadın şahidi ise yine yakın bir arkadaşı olan Ali Yürürer’di.
Çiftin aşk hikayesi ise İbrahim Selim’in sunduğu ‘İbrahim Selim ile Bu Gece’ programında başlamış. Programa ekipten birinin arkadaşı olan ve izleyici olarak katılan Ayşe Şeyma Keten ile o akşam tanışan Selim, o günden sonra yollarının hiç ayrılmadığını söylüyor. Çift, “Hayallerimiz, güldüklerimiz, üzüldüklerimiz, heyecanlandıklarımız ortak olunca, beraber köklenmek istediğimize karar verdik” diyor.
Evlilik teklifi de en az düğün kadar samimi bir şekilde gerçekleşmiş. Çift, yılbaşı ağacını süsleyip önünde fotoğraf çektirirken, sıradan başlayan akşam bir anda hayatlarının en özel anlarından birine dönüşmüş. Ayşe Şeyma Keten o günü şöyle anlatıyor: “Ev halimizleydik; yılbaşı ağacımızı hazırladıktan sonra, önünde anı fotoğrafı çektirirken bir anda işler gelişti ve değişti. Çok tatlı, gerçek ve romantikti.”

Gelinliğini seçerken aklında bazı fikirler olsa da kararını ilk provada veren Keten, beğendiği iki farklı tasarımı bir araya getirerek kendisine özel bir model hazırlatmış. “Gelinlik konusunda aklımda aşağı yukarı bir şeyler vardı ama tam olarak nasıl bir şey giymek istediğime, ilk denemeye gittiğimizde karar verdim. Bir gelinlik denedim, modelini beğendim. Sonra bir gelinlik daha denedim, onun da dantelini beğendim derken ikisinin karışımı olan bir tasarım dikilmeye başlandı.” İbrahim Selim’in gelinliği daha önce görüp görmediğini sorduğumuzda ise “İlk gittiğimde İbrahim de geldi ve bana yardımcı oldu ama dikilmeye başlandıktan sonra bir daha düğün öncesine kadar hiç görmedi” diyor.
Çift için günün en unutulmaz anı ise birbirlerini ilk kez gelinlik ve damatlık içinde gördükleri dakikalardı. Heyecanlarını gözyaşlarıyla gizleyemeyen ikili, o anı hayatlarının en özel anılarından biri olarak anlatıyor. Ayşe Şeyma Keten, birbirlerini nikah öncesi ilk gördükleri an yaşadığı duyguyu “Kalbim duracak gibi oldu; çünkü ben de onun damatlığını o ana kadar hiç görmemiştim. Hem o beni görünce beğenecek mi acaba, nasıl hissedecek hem de acaba o nasıl bir damatlık seçti diye merak içindeydim. Karşılaştığımız ilk an gözyaşlarımızı tutamadık zaten. Damatlığı çok şıktı ve içinde şahane görünüyordu” diyerek tarif ediyor.

O ilk andan sonra nikah masasına yürürken neler hissettiğini sorduğumuzda ise şöyle devam ediyor: “Rüya gibiydi her şey… O yüzden içimden ‘Gerçekten oluyor galiba’ diye diye yürüdüm nikah alanına. Bir de tabii inşallah heyecandan bayılmam diye bol bol tekrar ediyordum.” İbrahim Selim de bu özel anları şöyle anlatıyor:
“Genzim yandı ve gözümden yaşlar döküldü hemen; durduramadım, neşeli bir coşku hissettim. Çok heyecanlandım, elimi kolumu nereye koyacağımı unuttum, dizlerim titredi.”
Roma’da, yemyeşil bir bahçede en sevdikleri insanlarla kutladıkları düğünü İbrahim Selim, “Neşeli, heyecanlı ve huzurlu bir gün” olarak tanımlıyor. Ayşe Şeyma Keten ise o günü anlatırken, “Sabahtan, insan ne olacağını kestiremediği için ufak da olsa kaygılanıyor ama kendini akışa bırakınca her şeyden keyif almaya başlıyorsun. O yüzden, tam olarak ‘rüya’ gibiydi. Önce biz, sonra herkes o kadar mutluydu ki… En sevdiklerimizle Roma’da, müthiş bir bahçede doyasıya eğlendik. Gerçekten çok romantik ve keyifliydi” diye devam ediyor.

Gece yarısı biten düğünün ardından afterparty, sabah 04.30’da McDonald’s’ta sona ermiş. Ne kadar yorulduklarını sorduğumuzda Ayşe Şeyma Keten, “O kadar çok eğlendik ki yorgunluğumu fark etmem iki günümü aldı diyebilirim. Koşturmaktan anlamamışız tabii ama eve gelince kesintisiz bir gün uyumak istedim” diyerek anlatıyor.
Balayı için çiftin planı ise Türkiye’nin güneyine doğru çıkacakları keyifli bir araba yolculuğu. Yeni hayatlarına başlayan İbrahim Selim ile Ayşe Şeyma Keten’in ortak dileği ise oldukça net: Neşe, huzur, sağlık, başarı, bol seyahat, aşk dolu ve kök saldıkları uzun yıllar…
Benzer Haberler

Parıltının yeni adresi: “Tasarımlarımızı daha geniş bir deneyim alanına taşımanın mutluluğunu yaşıyoruz”

Grimaldi Sarayı'nda, daha önce yayımlanmamış kareleriyle Monako Prensesi Charlene

Sosyal medya ve beslenme









