
Eğlenceli, genç, dinamik, kendine özgü: Moxy İstanbul
Moxy, Marriott grubunun genç, enerjik ve modern yaşam tarzını yansıtan bir alt markası olarak dünya çapında da dikkat çekiyor. Markanın temel DNA’sı “serbest ruhlu, eğlenceli ve sosyal” bir deneyim sunmak üzerine kurulu. Şimdi bunu İstanbul gibi tarihi, kültürel ve çok katmanlı bir şehirle birleştirdiğimizde, ortaya çok ilginç bir sentez çıkıyor. Otelin tasarım dili Moxy’nin tipik “endüstriyel şıklık” anlayışını taşıyor; açık beton, metal detaylar, neon ışıklar ve cesur renkler… Ancak burada İstanbul’a özgü dokunuşlar da var, örneğin geleneksel Osmanlı desenlerinden ilham alınmış motifler, lokal sanatçıların eserleri, hatta bazı vintage Beyoğlu detayları (eski sinema afişleri, nostaljik objeler) sosyal alanlarda dikkat çekiyor. Otelin, Beyoğlu gibi şehrin kalbi olan bir semtte yer alması, Moxy’nin “şehirli ve meraklı gezgin” hedef kitlesine doğrudan hitap ediyor.
LOKAL DOKUNUŞLAR
Moxy Istanbul Taksim de, lokal dokunuşlar önemli. Menüde Türk mutfağından atıştırmalıklar yer alırken, otelin playlist’lerinde yerli bağımsız müzisyenlere de sıkça rastliyoruz. Bar Moxy’de kokteyller bile yerel aromalarla yeniden yorumlanıyor. Moxy otelleri genelde canlı etkinlikleriyle tanınıyor. İstanbul’daki versiyonunda da yerel DJ performansları, sanatçılarla buluşmalar ya da mini sergilerle bu dinamik devam ediyor. Hedefimiz, genç ve yaratıcı zihinleri buluşturmak.

GEÇMİŞİN İZLERİ HER KÖŞEDE
Otelin tarihi Afrika Han’da konumlanması, hem geçmişin izlerini koruma hem de çağdaş bir otel markasının enerjisini yansıtıyor. Bu tür projelerde tasarım yaklaşımı genellikle “koruyarak dönüştürme” prensibiyle şekillenir. Moxy gibi genç, dinamik ve şehirli bir markayla tarihi bir yapıyı birleştirmek ise dikkatli bir denge gerektiriyordu. Taş duvarlar ve kemerli geçitler gibi özgün mimari ögeler korunurken, bunların yanına pop-art detaylar, neon ışıklar ve endüstriyel mobilyalar kullanılmış. Bu bilinçli kontrast, misafirlere hem nostaljik hem de yenilikçi bir atmosfer sunuyor.
Sosyal alanların yeniden işlevlendirilmesi ise Moxy’nin “topluluk merkezi” anlayışıyla birebir örtüşüyor. Modern müdahaleler görünür kılınarak yapının tarihi ile çağdaş dokunuşlar arasında bilinçli bir ayrım yaratılmış. Bu, yapının tarihine saygı duruşu niteliğinde! Ayrıca misafirlerin yapının geçmişini keşfetmelerini sağlamak amacıyla bilgilendirici panolar, interaktif ekranlar ve sanal turlar gibi yöntemler de entegre edilmiş.
ESTETİK DENGE
Moxy Istanbul Taksim’in oda ve genel mekân tasarımı, minimalizm ile konforu bir arada sunan akıllı çözümler üzerine kurulu. Aslı Dayıoğlu liderliğindeki Designist Architecture imzalı projede, modern ve endüstriyel estetik, tarihi Afrika Han’ın karakteriyle harmanlanmış. Lobi, bar ve perakende alanları yalnızca birer geçiş noktası değil; aynı zamanda sosyalleşme, çalışma ve dinlenme için canlı birer platform. Grab & Go konseptiyle desteklenen bu akışkan yapı, modern gezginin hızlı ve esnek yaşam tarzına uygun olarak şekillendirilmiş. Endüstriyel unsurların tarihi yapının dokusuyla kurduğu estetik denge, Moxy’nin tasarım anlayışını ortaya koyuyor.
SOSYAL ETKİLEŞİM ALANLARI
Moxy Istanbul Taksim, klasik otel restoranlarının dışında, sosyal etkileşimi merkezine alan bir yeme-içme deneyimi sunuyor. Grab & Go konseptiyle tasarlanan self-servis alanlar, günün her saatinde pratik bir şekilde atıştırmalık ve içecek almayı mümkün kılıyor. Otelin lobi ve bar alanları ise, misafirlerin sosyal etkileşimde bulunabilecekleri, rahatça vakit geçirebilecekleri şekilde düzenlenmiş. Bu alanlar, gündüz ve gece boyunca çeşitli buluşmalara ev sahipliği yapacak şekilde de tasarlanmış.












