Haber kapak görseli
Genel
5 dk okunma süresi
Auto Show

Gelecek, Elektrikli Olmanın Ötesi

Mercedes tarihindeki en büyük yatırımla başlayan CLA platformu ve stratejik hamlesinin ilk SUV formu: GLC…

Mercedes-Benz’in yeni elektrikli GLC’sini, ürün gamına eklenen bir başka model olarak okumak, markanın elektrifikasyon stratejisinin temel dinamiklerini ve mühendislik felsefesindeki paradigma değişimini gözden kaçırmak anlamına gelebilir. Stuttgart’ın içten yanmalı motor ICE platformlarından türev EQA, EQB, EQC gibi modellerden, tamamen amaca yönelik geliştirilmiş bir elektrikli araç mimarisine geçişinin en somut ve kitlelere yönelik en önemli yeniliği…

Auto Show Dergisi / Ekim-Kasım 2025

Geleneksel GLC’nin pazar başarısını ve çok yönlülük mirasını devralan bu yeni model, markanın Mercedes Modular Architecture MMA platformunun yeteneklerini orta segment SUV pazarının rekabetçi sahasına taşıyarak, teknoloji ve verimlilik çıtasını yeniden tanımlamak istiyor.

Bir mühendislik analizinin başlangıç noktası daima platformdur. Elektrikli GLC, salt bir güç ünitesi değişiminin ötesinde, yapısal bir değişikliğin mimari ve hacimsel optimizasyonunu temsil ediyor. Geleneksel bir şasiye batarya ve elektrik motorları entegre etmek yerine, “skateboard” prensibiyle tasarlanan bu yeni mimari, temel mühendislik avantajlarına sahip. Dingil mesafesindeki 84 mm’lik artış, yalnızca bir uzunluk verisi değil; içten yanmalı motor, şanzıman ve egzoz gibi komponentlerin elimine edilmesiyle elde edilen hacimsel avantajların doğrudan bir sonucu olmuş.

Bu optimizasyon, önde 13 mm ve arkada 47 mm gibi ölçülebilir bacak mesafesi kazanımlarına dönüşürken, yükseltilmiş tavan çizgisiyle birleşerek S-Klasse’ye referans veren bir yaşam alanı ferahlığı sunmasını sağlamış. 570 litrelik arka ve 128 litrelik frunk hacmi, platformun paketleme verimliliğinin ve fonksiyonel üstünlüğünün altını çiziyor.

Yeni GLC’nin en disruptif yeniliğinin, metal veya kompozit gövdesinde değil, silikon çiplerinde yattığını da söylememiz gerek. Mercedes-Benz’in merkezi işlem birimi üzerine kurulu yeni nesil “zeki” işletim sistemi MB.OS, otomobili donanım odaklı bir makineden, Software-Defined Vehicle - SDV yazılım tanımlı bir araca dönüştürmüş. Saniyede 254 trilyon işlem kapasitesine sahip süper beynin işlemcileri, aracın lidar, radar, kamera gibi sensörlerinden gelen verileri anlık olarak işleyerek, sürüş destek sistemlerinden batarya termal yönetimine kadar her alt sistemi koordine eden bir merkezi sinir sistemi görevi görür.

Bu mimari, kullanıcı alışkanlıklarını öğrenen yapay zeka algoritmaları ve OTA Over-the-Air bulut tabanlı güncellemeler sayesinde, aracın teknolojik ömrünü uzatıyor ve satın alındığı günkü yeteneklerinin ötesine taşıma potansiyeli sunuyor. Konsol boyunca kesintisiz tek parçalı olarak uzayan 99,3 santimetrelik MBUX Hyperscreen, estetik bir unsur olmanın ötesinde, karmaşık verilerin sürücüye ve yolculara en sezgisel şekilde sunulmasını hedefleyen bir insan makine arayüzü HMI felsefesi olarak tarif ediliyor. 11 farklı tema ve 162 LED’li ambiyans aydınlatması gibi unsurlar, salt görsel bir zenginlik değil, sürüş modu, şarj durumu veya potansiyel tehlike uyarıları gibi bilgileri sürücünün çevresel görüşüne dahil eden sinestezik bir iletişim metodu olarak da düşünülmüş.

Malzeme cephesinde ise Vegan Paketi’nin bağımsız bir kuruluş tarafından sertifikalandırılması, markanın sürdürülebilirlik metriklerini ve Çevresel, Sosyal ve Yönetişim ESG hedeflerini gerçekçi bir ürün özelliğine dönüştürme bilimini yansıtıyor. Bununla da; lüks algısının malzeme kalitesinden, malzemenin etik ve ekolojik kökenine evrildiğini artık resmen görmeye başlıyoruz. Diğer yanda Energizing Comfort programları, sürücünün ruh haline göre ışık, ses ve koltuk masajı ayarlarını senkronize ediyor. Microsoft ve Google’ın yapay zeka çözümlerini entegre eden yeni MBUX sanal asistanının, sürücüyle adeta bir dost gibi sohbet edebilmesi ve takip sorularını anlayarak akıcı bir iletişim sağlaması da, artıları arasında… Arka koltukta yolculuk edenler için video akışı, Disney+ erişimi ve 40’tan fazla uygulama, yolculuğu sıradan bir ulaşımdan çıkarıp mobil bir yaşam alanına dönüştürüyor. GLC 400 4Matic ile 700 kilomet reyi aşan menzil ve 360 kW’a varan gücün yanında 2,4 tonluk çekme kapasitesi, elektrikli bir SUV için dikkat çekici bir mühendislik başarısı…

Bu, batarya ve şasi termal yönetim sistemlerinin kabiliyetini ortaya koyarken; sürüş dinamikleri ve enerji yönetimindeki uzun yılların birikimi adeta hatırlatılıyor. Havalı süspansiyon ve maksimum 4.5 dereceye kadar arka aks yönlendirme kombinasyonu, düşük hızlarda dönüş çapını küçülterek manevra kabiliyetini artırırken, yüksek hızlarda yanal stabiliteyi optimize eden klasik bir çözümü modern bir yorumla sunuyor. Asıl teknik inovasyon ise fren sisteminde “One-Box” olarak adlandırılan brake-by-wire sisteminde yatıyor. Fren pedalı hissini hidrolik basınçtan ayırarak, rejeneratif frenleme ile mekanik frenleme arasında pürüzsüz ve fark edilmez bir geçiş sağlanmış. Enerjinin %99’undan azlasının geri kazanılabilmesi, verimliliğe ne denli önem verildiğini kanıtlıyor. Terrain Mode’un “şeffaf kaput” özelliği ise artırılmış gerçeklik AR teknolojisinin, arazi sürüşünde büyük kolaylık sağlayacaktır.

Elektrikli araçların temel performans kriterlerinden biri olan şarj kabiliyeti, GLC’de 800V mimari üzerine kurulmuş. Enerji mimarisinde bu yüksek voltajlı sistem, P=VxI formülündeki gibi aynı kW gücü için daha düşük Amper akımı gerektirerek, şarj tekniğinde optimum seviyeleri yükseltiyor. Bu da daha ince kablolama, daha az ısınma ve en önemlisi, daha istikrarlı ve yüksek hızda DC şarj anlamına geliyor. 10 dakikada 300 km menzil ekleyebilme kapasitesi de, bu mimariyle mümkün olabiliyor.

MB.Charge ağının rezervasyon fonksiyonu ve V2H - Vehicle-to-Home ile V2G - Vehicle-to-Grid çift yönlü şarj yeteneği de aracı, mobil bir enerji depolama birimi olarak daha geniş bir enerji ekosistemine entegre etme imkanına kavuşturuyor. Yeniden yorumlanan çok büyük krom panjurun içinde ışık oyunları, omuz çizgilerindeki heykelsi form ve belirgin çamurluk kemerleri, yeni Digital Light teknolojisine sahip yüksek çözünürlüklü farları, direksiyon üzerindeki ergonomik dokunsal kontroller, AGR sertifikalı koltukları da, notlarımızda yıldız koyduğumuz özellikleri…

Merkezi işlemcili yazılım mimarisi, yüksek voltajlı enerji platformu ve kullanıcı odaklı HMI tasarımıyla bu yeni Mercedes, 138 yıllık mekanik mühendislik mirasını, yapay zeka ve dijitalleşme ile sentezleyerek bir sonraki çağa nasıl taşıdığının rafine ve teknik örneği… Hareket ederken öğrenen ve adapte olan bir yüksek bilişim platformu…


SONUÇ OKAN ALTAN / ALMANYA

Yeni elektrikli Mercedes-Benz GLC, yalnızca premium elektrikli SUV segmentine yönelik iddialı bir oyuncu değil; aynı zamanda markanın gelecekteki tüm modellerine temel teşkil edecek olan teknolojik omurganın bir vitrini gibi lanse edildi.


© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo