Haber kapak görseli
Genel
3 dk okunma süresi
B-Mag

Genç yaşta kalp krizi artışı: 'Kırık kalp' sendromu gerçekten var mı?

İçeriği Paylaş

Obezite, elektronik sigara kullanımı, diyabet, kronik stres ve uyku bozuklukları gibi risk faktörlerinin genç yaşlarda giderek daha sık görülmeye başladığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Begüm Öztürk, kalp krizi yaşının düşmesinde yaşam tarzı değişikliklerinin önemli rol oynadığını söyledi.

Son dönemde genç yaşlarda yaşanan kalp olayları, kalp sağlığının yalnızca ileri yaşların konusu olmadığını yeniden gündeme taşıdı. Genç yaşta kalp krizi hâlâ nadir görülse de obezite, sigara, elektronik sigara, diyabet, uykusuzluk, kronik stres ve hareketsiz yaşam gibi risk faktörlerinin daha erken yaşlarda ortaya çıkması dikkat çekiyor.

Genç yaşta kalp krizi riskini artıran faktörler neler?

Kalp krizi çoğu zaman tek bir nedene bağlı gelişmez. Birçok risk faktörü yıllar içinde damar yapısını etkileyerek kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlayabilir.

Özellikle sigara ve elektronik sigara kullanımı, obezite, metabolik sendrom, diyabet, prediyabet, kontrolsüz hipertansiyon ve yüksek LDL kolesterol düzeyleri genç yaşta kalp krizi riskini artırabilen başlıca faktörler arasında yer alır. Genetik lipid bozuklukları da bazı kişilerde riskin çok daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabilir.

Bunun yanında hareketsiz yaşam tarzı, düzensiz uyku, kronik stres ve bazı uyarıcı maddelerin kullanımı da kalp sağlığını olumsuz etkileyebilir.

Kırık kalp sendromu gerçekten var mı?

Yoğun duygusal stresin kalp üzerinde etkileri olduğu bilimsel olarak bilinmektedir. Halk arasında “kırık kalp sendromu” olarak bilinen Takotsubo kardiyomiyopatisi, ani ve şiddetli stres sonrasında gelişebilen geçici bir kalp kası hastalığıdır.

Ancak genç yaşta görülen kalp krizlerinin büyük bölümü yalnızca duygusal nedenlerle açıklanamaz. Çoğu zaman stresin yanı sıra sigara kullanımı, hipertansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği veya genetik yatkınlık gibi biyolojik risk faktörleri de tabloya eşlik eder.

Bu nedenle bir kişinin sağlık geçmişi ve tıbbi değerlendirmesi bilinmeden, yaşanan kalp olaylarının yalnızca üzüntü veya psikolojik nedenlerle ilişkilendirilmesi doğru bir yaklaşım değildir.

Kronik uykusuzluk kalbi nasıl etkiliyor?

Modern yaşamın en önemli sorunlarından biri olan uyku eksikliği, yalnızca yorgunluk hissine neden olmaz. Uzun süreli uykusuzluk; kan basıncının yükselmesine, stres hormonlarının artmasına, inflamatuar süreçlerin tetiklenmesine ve insülin direncinin gelişmesine katkı sağlayabilir.

Ayrıca damar fonksiyonlarında bozulma ve kalp ritmi üzerinde olumsuz etkiler de ortaya çıkabilir. Bu nedenle kaliteli uyku, kalp-damar sağlığının korunmasında temel yaşam alışkanlıklarından biri olarak kabul edilir.

Sürekli çalışan zihin kalbi yorabilir mi?

Yoğun iş temposu, gelecek kaygısı, ekonomik baskılar, sosyal stresler ve zihnin sürekli alarm halinde olması vücudun stres yanıtını sürekli aktif tutabilir.

Bu durum kalp hızının artmasına, tansiyonun yükselmesine ve stres hormonlarının uzun süre yüksek seviyelerde kalmasına neden olabilir. Yıllar içinde bu tablo damar sağlığını olumsuz etkileyebilir ve mevcut risk faktörlerinin daha hızlı ilerlemesine katkı sağlayabilir.

Bu nedenle kalp sağlığının korunmasında yalnızca fiziksel değil, psikolojik iyilik hali de önemli bir yer tutar.

Kadınlar ve erkekler kalp krizini farklı hissedebilir

Kalp krizi belirtileri kadınlar ve erkeklerde her zaman aynı şekilde ortaya çıkmayabilir.

Erkeklerde daha sık göğüste baskı, sıkışma hissi ve sol kola ya da çeneye yayılan ağrı görülürken; kadınlarda nefes darlığı, aşırı halsizlik, bulantı, sırt, boyun veya çene ağrısı gibi daha farklı belirtiler ön plana çıkabilir.

Bazı kadınlar bu belirtileri hazımsızlık, yorgunluk veya stres kaynaklı yakınmalar olarak değerlendirebildiği için tanı sürecinde gecikmeler yaşanabilmektedir.

Kalp sağlığını korumak için ne yapılmalı?

Kalp-damar hastalıklarının önemli bir kısmı önlenebilir risk faktörleriyle ilişkilidir. Sigaradan uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, ideal kiloyu korumak, kaliteli uyumak ve stres yönetimine önem vermek kalp sağlığını destekleyen temel adımlar arasında yer alır.

Genç yaşta olmak kalp hastalıklarına karşı mutlak bir koruma sağlamaz. Bu nedenle risk faktörlerinin erken dönemde fark edilmesi ve kontrol altına alınması, ilerleyen yıllardaki kalp-damar hastalığı riskinin azaltılmasında büyük önem taşır.



© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo