
Grozni'nin yok oluşu
Fotoğraf: Rus birlikleri Grozni’nin yaklaşık 30 km güneyindeki Çeçen mevzilerini topçu ateşine tutarken, Ocak 2000 - Alamy, Getty
Yukarıda bahsi geçen 1999’daki bombalama eylemlerinin arkasında kim olursa olsun, Putin artık Çeçenistan’da ikinci bir savaş yürütmek için Rus halkının desteğine sahipti. Ruslara söz verdiği gibi, taarruz büyük bir hava bombardımanıyla başladı. Eylül 1999 boyunca yüzlerce sorti yapıldı. Grozni havaalanı çalışamaz hale getirildi. Ayrıca petrol rafinerileri, köprüler, telekomünikasyon merkezleri ve elektrik santralleri vurularak ülkenin altyapısı kademeli olarak yok edildi. Saldırılar sırasında sivil bölgeler de hedef alındığı için yüzlerce kişi öldü ve birçoğu Gürcistan ya da Dağıstan’a kaçan yaklaşık 100.000 kişi mülteci durumuna düştü.
Sonunda Putin 1 Ekim’de, Çeçenistan Devlet Başkanı Aslan Maskhadov ve hükümetinin gayrimeşru olduğunu ilan ederek kara harekâtının başladığını bildirdi. Yaklaşık 80.000 Rus askeri sınırı geçti. Çok az direnişle karşılaşan Rus birlikleri dört gün içinde Terek Nehri’ne ulaşarak Çeçenistan’ın kuzey kesimini ele geçirdiler. Maskhadov’un barış çağrısının Putin tarafından reddedilmesinin yanı sıra, Çeçenlerin NATO’nun olaylara müdahale etmesine yönelik talepleri de kabul görmedi.
1994’te yaptıkları hatalarını tekrarlamaktan çekinen Ruslar temkinli bir şekilde ilerlediler. 12 Ekim’de Terek Nehri’ni geçerek önlerine çıkan her şeyi ezmek için ağır toplarla ateş açıp hava saldırıları düzenlediler. Rus birlikleri kendilerine sağlanan ateş desteği altında iki ayrı yönden yaptıkları taarruzla Grozni’ye yaklaştılar. Yüz binlerce sivil bu ilerleyiş sırasında ya güneye kaçtı ya da toplama kampı olarak nitelendirilen bölgelere yerleştirildi. Sivillerin toplama kamplarına yerleştirilmelerinin amacı Çeçen milislerle halk arasındaki bağı kesmekti.

Fotoğraf: Rus askerleri Grozni’deki Minutka Meydanı’nın yıkıntıları arasında dinleniyor, Şubat 2000
16 Ekim’e gelindiğinde Ruslar Tersky Tepeleri’ni ele geçirmişti. Stratejik konumdaki bu sırt sayesinde Grozni, Rus topçularının menzili içine girdi. Artık şehri bombalayabilen Ruslar, Grozni’ye her gün tahminen 4.000 civarında mermi ve roket atıyorlardı. Bu bombardımanlardan beş gün sonra bir Scud füzesi, Grozni’nin kalabalık pazar yerine isabet ederek 140 kişinin ölümüne ve yüzlercesinin yaralanmasına neden oldu. Bundan sekiz gün sonra Rus uçakları, Bakü-Rostov otoyolunda bir mülteci konvoyuna saldırarak 25 kişiyi öldürdü. Sivillere yönelik bu katliam, savaşın tekraren en çok yayınlanan görüntülerinden biri haline gelecekti.
Grozni’nin yaklaşık 40 km doğusunda bulunan Çeçenistan’ın ikinci büyük şehri Gudermes, yerel savaş ağalarının taraf değiştirmesinin ardından 12 Kasım itibariyle Rusların eline geçti. Birinci Çeçen Savaşı sırasında defalarca Rus saldırılarına direnen ve sembolik önemi haiz Bamut Köyü dahil olmak üzere, daha küçük yerleşim yerleri de Rus birliklerinin eline geçti.
Aralık ayının başlarında, Rus kuvvetleri Grozni’yi kuşatmıştı. Rus birliklerinin komutanı General Viktor Kazantsev, şehrin başarılı bir şekilde abluka altına alındığını ileri sürüyordu. Grozni Kuşatması artık ciddi bir şekilde başlamıştı ve sert geçecek kış boyunca devam edecekti.
Topçu ve hava saldırılarında Grozni halkının üzerine yağmur gibi mermi yağıyordu. Şehir sakinlerinin birçoğunun artık çok az yiyeceği vardı ve bu insanlar elektrik olmayan bodrumlarda saklanıyordu. Şehrin mahalleleri sistematik olarak yerle bir edilirken, meskûn mahal muharebeleri için özel olarak eğitilmiş Rus piyade birlikleri, hayatta kalanları avlayarak harap olmuş sokakları tarıyorlardı.
Rusya’nın sahip olduğu ateş desteği çok güçlüydü ve şiddetli direniş sergilemelerine rağmen Çeçen komutanlar bir kez daha geri çekilmeye ve savaşı dağlara taşımaya karar verdiler.
4.000 savaşçıdan oluşan bir Çeçen birliği, 31 Ocak 2000’de güneybatı Grozni’deki Rus hatlarını yararak geçmeye çalıştı. Ancak bu birlik Rus birlikleri tarafından açıkta yakalandı. Savaşçılar kaçarken yaklaşık 1.000 kayıp verdiler ve iki gün sonra Grozni düştü.
Çeçenler yeniden bir araya geldiklerinde, Birinci Çeçen Savaşı’nda kendilerine çok fayda sağlamış olan gerilla taktiklerini uygulamayı sürdürdüler. El yapımı patlayıcılar (EYP), Çeçen savaşçılarını takip eden Rus güçlerine karşı etkili bir silah haline geldi. Rusların ayaklanmaya karşı yürüttükleri operasyonu acımasız ve sertti. Saldırıya geçen Rus birlikleri, 5 Şubat’ta Grozni’nin Novye Aldi mahallesinde gerçekleştirdikleri katliamda 82 kişi öldürüldü. 9 Şubat’ta, Şali kentindeki bir yönetim binasına düzenlenen füze saldırısı yaklaşık 150 sivilin ölümüne neden oldu. Bu arada, Ruslar o kadar yaygın şekilde vakum yaratan termobarik bomba kullanıyorlardı ki, İnsan Hakları İzleme Örgütü Moskova’ya bu silahı kullanmayı durdurma çağrısı yaptı.
Şubat ayının sonunda, Çeçen savaşçıların sayısı tahminen 2.000’e düştüğünde, Rus komutanlar Çeçenistan’daki “terörle mücadele operasyonunun” sona erdiğini ve zafer kazanıldığını ilan ettiler. Bir ay sonra Putin, oyların neredeyse %54’ünü alarak Rusya başkanı seçildi. İlk icraatlarından biri Çeçenistan üzerinde doğrudan federal kontrolü yeniden tesis etmek ve Rus yanlısı bir hükümet kurmak oldu.
Rusya savaşı 2002’de resmen bitirmiş olsa da Çeçenistan’ın sürgündeki lideri Ahmed Zakayev, düşmanlıkların sona ermesi çağrısında bulunmak için 2009 yılını bekledi. Yedi yıl daha zaman zaman yaşanan çatışmaların ardından, Rusya ancak o zaman askerlerini nihayet Rusya’ya geri getirebildi. Şiddetli Çeçen direnişi ezilmiş ancak bunun için korkunç bir bedel ödenmişti. Ruslar 1.250-5.000 arasında asker kaybetti; ayrıca binlerce Rus askeri de yaralandı. Çok daha fazla sayıda Rus askeri çatışmanın vahşeti yüzünden o kadar büyük travma geçirdi ki, bunlar için Çeçen Sendromu olarak bilinen yeni bir psikolojik rahatsızlık tanımlandı.
Elbette Çeçenler için acı daha da büyüktü. Tahmini olarak 10.000 Çeçen savaşçı öldürülmüş ve 50.000 sivil katledilmiş; ayrıca yüz binlerce sivil yaralanmış veya yerinden edilmişti. Bu arada Grozni, 2003 yılında BM tarafından dünyanın en çok tahrip edilmiş şehri olarak tanımlandı. Şehir bugün bile hâlâ savaşın etkisindedir. Halen zalim bir diktatör olan Ramazan Kadirov tarafından yönetilen Çeçenistan, Rusya Federasyonu’nun en fakir cumhuriyeti olmaya devam ediyor.












