Haber kapak görseli
Genel
5 dk okunma süresi
Mindfulness

Hayatınızı baştan yazmaya var mısınız?

Yaşamımızda yeni bir sayfa açmak, hayallerimizin peşinden gitmek için bazen bir yol haritasına ihtiyaç duyarız. Aslı Akyazıcı imzalı “Hayatını Baştan Yaz”, işte bu haritada takip etmemiz gereken durakları 101 maddede bizlerle buluşturuyor.

Kişisel gelişim alanında aldığı tüm eğitimleri, deneyimlerinden edindiğim bilgilerle harmanlayarak bir kitapta birleştiren kişisel gelişim uzmanı ve yazar Aslı Akyazıcı, “Sil Baştan” adlı çalışmasının ardından şimdi de “Hayatını Baştan Yaz” isimli kitabını okuyucuların beğenisine sundu. Çocukluğundan beri kitaplarla iç içe bir hayatı olduğunu, okumayı seven bir ailede büyüdüğünü söyleyen Akyazıcı, “Böylece yazma tutkum çok küçük yaşlarda gelişti. Dolayısıyla benimki edebiyattan kişisel gelişime olan bir yolculuk aslında!” diyor. Aslı Akyazıcı ile yeni kitabı hakkında merak ettiklerimizi konuştuk.

“Hayatını baştan yaz!” Kitabınızın ismi hayli iddialı. Sizi bu kitabı yazmaya yönelten sebepler nedir?

Kitabı yazmamdaki asıl amaç, 101 madde ile bir yol haritası oluşturmaktı, ki bunu da başardığımı düşünüyorum. Her biri ayrı ayrı çok değerli, uygulanabilir maddeler. Gerçekten başlığı kadar iddialı ve dolu bir kitap. Bu kitabı oluştururken dünya ve Türk edebiyatından isimlerin, birçok doktorun, bilim insanının, kişisel gelişim uzmanının fikirlerine ve tezlerine yer verdim. Bunları kendi süzgecimden geçirdim, deneyimlerimle harmanladım ve bu 101 sihirli maddeyi oluşturdum. Her insanın hayatında gerçekten baştan yazmak istediği bir hikayesi olduğuna inanıyorum. Bunun mümkün olduğunu istediğimiz an kalemi elimize alıp, kendi hikayemizi yazma şansımız olduğunu bu kitapla göstermek istedim. Şunu artık herkesin anlaması lazım ki hayat sadece bir tane. Kendimiz olmalıyız, kendimizi geliştirmeli ve kendi hayatımızın kahramanı olmalıyız. Bu hayatta sahip olduğumuz potansiyeli ortaya çıkabilecek tek kişi aslında biziz. O yüzden de her zaman kendimize hedefler koymalı, cesur adımlar atmalı, konfor alanlarımızdan çıkmalı ve kendimizi geliştirmeliyiz. En değerlisi, kendimize yaptığımız yatırımdır. Kitabımda hiçbir zaman, hiçbir şey için geç olmadığını, istediğimiz zaman hikayemizi ve yolumuzu değiştirebileceğimizi, geçmiş deneyimlerimizden aldığımız derslerle yola çok daha güçlü devam edebileceğimizi açık bir şekilde anlattım.

Kitabı oluşturan maddeleri seçerken nelerden yararlandınız?

Olaylara her zaman geniş bir pencereden bakmayı tercih eden biri oldum benim için tüm bakış açıları çok değerlidir. Kitabın her maddesinde, yazdığım tezi doğrulayacak değerli bilim insanlarının görüşlerine de yer verdim. Bana göre kişisel gelişim, kesinlikle tek yönlü bir süreç değil. Çok farklı yönlerle ele alınması gereken bir yolculuk ve bütün bilgilerin tüm tekniklerle birlikte kullanılması, deneyimleri göz ardı etmeden birleştirmesi ve belli bir haritası çıkarması çok önemli. Yani hayat için 101 kural! Hayatı dolu dolu yaşamak, doğru hedefler koymak için hatalarımızdan ders çıkarmak yola umutla devam etmek için 101 sihirli madde... Aslında şu an çağımızda bilgiye ulaşmak çok kolay. İnternet sayesinde istediğimiz her bilgiye ulaşabiliyoruz ama önemli olan ihtiyacımız olduğu zaman bize yararı olacak bilgiye ulaşmak. Bu maddeleri oluştururken tabii ki kendi hayat deneyimlerinden de çok faydalandım ve umuyorum kitabım kendinizi tanıma ve gerçek potansiyelinizi ortaya çıkarma konusunda önemli bir yardımcı olur. Gerçek bir hayat sürmenin en ön koşulu her zaman önce kendini tanımak, sevmek ve değer vermekten geçer. Unutmayın, hayatınızın başrolü de yazarı da sizsiniz! Bugüne kadar belki istemediğiniz şeyler yaşadınız ama bundan sonrası için her şey sizin elinizde.

Önerileriniz aslında birçoğumuzun bildiği ancak gerçekleştirmekte zorlandığımız davranışlar. Bu önerileri yerine getirmek için neler yapmak gerekiyor?

Dünyayı bir sahne olarak düşünürsek, şu an durduğumuz yer de odak noktamız! Aslında tüm spotlar bize doğru çevrilmiş. Biz varsak, hayatımız da var. Oyun hem senaryosunu yazıyoruz hem de oynuyoruz. Bir hikayemizin olması bizim için çok önemli ama onu nasıl şekillendirdiğimiz bundan daha da önemli. Bazı insanlar hayatlarını sadece yaşayarak geçirir. Onun için yaşamak nefes almaktır. Bazı insanlar da hayatı her yönüyle, tüm renkleriyle, bütün duygularıyla yaşamak ister yani herkesin dünyayı algılayış biçimi, doğduğu, büyüdüğü eve, kişisel özelliklerine ve birçok etkene bağlı olarak değişebilir. Öncelikle kendi hikayemizin yazarı olmalıyız. Yoksa başkalarının hayatlarında figüran olarak kalırız. Hayatımız baştan yazmamız için hayallerimiz, hedeflerimiz olmalıdır. Tabii ki aslında kitapta yazılan maddeler hepimizin teknik olarak bildiği ama uygularken zorlandığı davranışlar. Bu da tamamen bizim geçmişte bilinçaltımıza kodlanmış yanlış inanç kalıpları, yanlış deneyimler sonucu oluşan travmalarımızın bugün bizde yarattığı duygu, düşünce ve blokajlardan dolayı gerçekleşiyor. Eğer biz kendimizi, geçmişimizi çok iyi tanırsak ve kendimize uygun doğru hedefler koyarsak, hayatımızda her şeyin yolunda gittiğini görürüz. Her şeye önce kendimizi tanımakla, sevmekle ve kabullenmekle başlamalıyız. “Değişmeyen tek şey değişimdir” sözünü cok severim. Esnek ve değişimlere açık olmalıyız. Unutmayalım ki esnek olan sisteme hakim olur. Esnek olan da kırılmaz. Her zaman gelişmeye açık olmalı, cesur adımlar atmaktan korkmamalıyız. Kendi değerimizi bildiğimiz ve kendimi tanıdığımız sürece direksiyon hep bizim elimizde olur O yüzden de kendi hikayemizin yazarı oluruz.

Okurlara önerilerinizden biri de en az üç yakın arkadaşın olsun. Günümüzde ise ilişkilerin samimiyetsizliğinden dem vuruluyor. Bu önerinin gerçekleşmesi sizce mümkün mü?

Evet, şu an yaşadığımız çağda ilişkilerin samimiyetsizliği, insanların birbirine olan yapmacık davranışları çok ön planda ama ben yine de kendini tanıyan, kendine değer veren her bir kişinin hayatında en az üç yakın arkadaşı olabileceğine inanıyorum. “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” atasözünü herhalde bilmeyenimiz yoktur. İşte arkadaşlık, insan hayatında bu kadar belirleyici bir ilişki faktörüdür. Hepimiz kendimize yakın gördüğümüz, hayata aynı pencereden baktığımız, iyi anlaştığımız, yanında kendimizi olduğumuz gibi ortaya koyabildiğimiz kişilerle arkadaşlık kurarız. Daha çok bize benzeyen tarafları, ortak noktalarımız olan, beraber bir şeyler paylaşabildiğimiz kişileri kendimize yakın arkadaş olarak seçeriz. Bu da tabii ki hayatı aynı yolda, yan yana yürümeyi kolaylaştıran bir faktördür. Ailemizi biz seçemeyiz, çoğunlukla iş arkadaşımızı ve akrabalarımızı da seçemeyiz. Ama arkadaşlarımız; tamamen özgür irademizle seçip, ilişki kurduğumuz insanlardır. O yüzden de bize en iyi biçimde yansıtan kişilerdir. Benim hayatımda arkadaşlarımın rolü çok büyüktür. Hem iyi hem de kötü zamanlarımda duygularımı onlarla paylaşmak, desteklerini almak her zaman bana çok iyi gelir. Bana göre iyi dost biriktirmek yeri doldurulamaz bir zenginliktir, yakın arkadaşlar çok önemlidir. Çünkü yakın arkadaşlar bizim seçtiğimiz ailemizdir. Hayatta her anlamda iyi ilişkiler kurmak bizi yukarı taşıyan, mutluluğa ve başarıya götüren yolda çok değerli bir etkendir. O yüzden her zaman söylediğim gibi iyi arkadaşlar çok değerlidir.

Aslı Akyazıcı Kimdir?

İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan Aslı Akyazıcı, yüksek lisans eğitimini ise İngiltere’de tamamladı. Psikoloji ve kişisel gelişime ilgisi İngiltere’de başlayan Akyazıcı, yaşam, ilişki ve kariyer koçluğunu yanı sıra NLP cw EFT konularında da eğitim aldı. ICF’ten ACC unvanlı yaşam koçu olan Aslı Akyazıcı, halen Bahçeşehir Üniversitesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü’nde doktora eğitimine devam ediyor.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo