Haber kapak görseli
Genel
3 dk okunma süresi
History Of War

İntikam Ateşini Yakan Saldırının Perde Arkası

Amerikan kararlılığını yok etmeyi amaçlayan saldırı, eşi görülmemiş bir intikam arzusunu tetikledi.

Nick Soldinger

Sabah saat 10’da ilk Japon uçakları Oahu’nun yalnızca 300 kilometre kuzeyinde demirlemiş uçak gemilerine geri dönmeye başlamıştı. İkinci dalgadaki uçaklar da onların peşinden geliyordu. İlk dalgayı yöneten Komutan Fuchida saldırının üçüncü dalgasının da başlatılması için ısrarını sürdürse de Amiral Nagumo buna karşı çıktı. Amerikan uçak gemilerinin yerini bilmediği için havadan gelebilecek bir saldırıya karşı açıkta kalmaktan çekiniyordu. Risk almayıp geri çekilmeyi seçti. Japon filosu yalnızca birkaç saat önce belirdiği engin mavi okyanusa doğru geri çekildi.

Ancak Hawaii’de yerel halk bir işgale hazırlanmaya başlamıştı. Japon paraşütçü birliklerinin saldırdığı ve amfibi çıkarmaların yapıldığına dair söylentiler yayılmıştı. Saat 12.30’da Honolulu Emniyet Müdürlüğü, Hawaii’nin başkentindeki Japon Büyükelçiliğine baskın düzenledi ve diplomatların harıl harıl belgeleri yakmakta olduğunu gördü. Bu sırada hükümet ajanları da Hawaii’deki Japonların evlerine baskınlar yaparak telsiz cihazlarını toplamaya başlamıştı. Hawaii’de yaşayan çok sayıda Japon’un yeni saldırıları koordine etmek üzere Japon kuvvetleriyle iletişim kurabileceğinden korkuyorlardı. Aynı günün ilerleyen saatlerinde Hawaii Valisi Joseph Poindexter, Başkan Roosevelt’le telefonda görüştü. Görüşmenin ardından, o zamanlar henüz ABD eyaleti olmayan Hawaii’de sıkıyönetim ilan edildi ve adanın tüm kontrolü Amerikan ordusuna devredildi.

Bu sırada Oahu büyük bir kargaşa içindeydi. Uçak enkazları pistleri kaplamış, hem askeri hem de sivil binalar harabeye dönmüştü. Hastane çalışanları binlerce yaralıya yetişmekte zorlanıyordu. Pearl Harbor’da ise kurtarma ekipleri, alabora olmuş USS Oklahoma gemisinde mahsur kalan 461 askeri kurtarmak için çabalıyordu. Saatler süren umutsuz girişimlerin ardından, baş aşağı dönmüş zırhlıdan yalnızca 32 denizci sağ çıkarılabildi. Ertesi gün Roosevelt, ABD Kongresinin ortak oturumunda o meşhur konuşmasını yaptı (üstteki metin).

Saldırı öncesinde Amerika Birleşik Devletleri bölünmüş bir ülkeydi. 1929 Wall Street İflası’nın ve ardından gelen Büyük Buhran’ın etkilerini hâlâ üzerinden atamamıştı. Ancak bu saldırı ülkeyi bir anda kenetledi. Artık bir dünya savaşı olduğu açıkça belli olan bu çatışmaya Amerika’nın karışmamasını isteyen sesler bir anda kesiliverdi. Vatansever Amerikalılar savaş çağrısına “Pearl Harbor’ı unutma!” çığlıklarıyla yanıt veriyordu. Öyle ki, Temsilciler Meclisinde Roosevelt’in Japonya’ya savaş ilanı çağrısına yalnızca bir üye ret oyu verdi.

ABD ekonomisi aniden savaş moduna geçti, büyük bir silah ve mühimmat üretim seferberliği başlatıldı. İleride “askeri-endüstriyel kompleks” olarak anılacak yapı böylece doğmuş oldu.

Üç gün sonra Japonya’nın müttefikleri Almanya ve İtalya da Amerika’ya savaş ilan etti. ABD Kongresi bir haftadan kısa bir sürede ikinci kez savaş kararı aldı. Düşmanlıkların başlamasından iki yılı aşkın bir süre sonra ABD, dünyayı kasıp kavuracak bu savaşa resmen katıldı.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo