Haber kapak görseli
Genel
3 dk okunma süresi
İstanbul Life

İstanbul’da 24 saat

Şef, dijital içerik üreticisi, ayurveda ve sağlıklı yaşam koçu İdil Yazar’ın İstanbul’da bir gününü nasıl geçirdiğini sorduk.

İstanbul’da bir gününüz nasıl geçiyor?

Günüm mutlaka büyük bir bardak su, güzel bir kahve, kısa bir journaling ve sabah sporu ile başlar. Yoga, koşu ya da Lagree… Bu rutin benim için sadece beden değil, zihin için de bir yenilenme hali. Spordan sonra gün, ya çekimlerle ya da toplantılarla devam ediyor. Bir yandan da CNM’de aldığım Naturopathic Nutrition eğitimine çalışıyorum. Öğle saatlerinde genelde ya mutfaktayım, ya bir çekimdeyim, ya da üyesi olduğum spor kulübünde bilgisayar başındayım. Akşamları da yavaşlama, dinlenme zamanım.

Sabah güne nasıl başlıyorsunuz? Kahvaltı için favori adresleriniz var mı?

Ali uyanmadan önce kalkmak bana çok iyi geliyor. Sessizlikte bir an durmak, güneşin doğuşunu izlemek, ılık bir bardak su ve ardından iyi bir kahve… Son dönemde 3x3 metodunu uyguluyorum: 3 niyet, 3 şükür ve 3 hedef belirleyerek güne başlamak bana hem odak hem huzur veriyor. Kahvaltıyı genellikle evde yaparım. Ama yetişemiyorsam Smooth-e More’dan güzel bir smoothie ya da Ninda’dan ufak bir atıştırmalık ve kahve almayı severim. Hafta sonları Ali’yle Bebek Kahve’de ‘feast’ konsepti yapmayı severiz. Kitaplarımızı ve oyun kartlarımızı alıp uzun bir kahvaltı keyfi yaparız.

Spor yapıyor musunuz, günün hangi saatinde?

Spor yapmayı çok seviyorum ve her gün yapıyorum. Sabah sporu favorim. Şu aralar akşamüstleri tenis oynamaktan da büyük keyif alıyorum. Bazen güne koşuyla başlayıp, akşam yogayla bitiriyorum. Harika bir uyku için çok güzel bir reçete.

“Yeni restoranlar keşfetmeyi çok severim”

Öğle saatlerinde genelde nerede olursunuz? Yemek için nereyi/nereleri tercih edersiniz?

Günün o saatlerinde ya mutfakta tarif çalışıyorum, ya çekimde oluyorum, ya da bilgisayar başında. Öğle yemeği için Lucca benim için vazgeçilmez. İnsanın 20 senedir gittiği bir mekânın olması çok güzel bir duygu. Adeta ikinci evim gibi; hep iyi hissettiren bir yer. Clubhouse’un açık büfesini de çok seviyorum, o da evimde hissettiğim başka bir yer.

Bir öğleden sonrası için planınızda neler olur?

Sabah insanı olduğum için, gündüz baya iş halletmiş oluyorum. Ali saat 16-17 civarı eve geliyor. Ben de genelde ona göre organize oluyorum. İşlerimi toparlıyorum. Çok beyin gücü istemeyen hafif toplantılar ya da basit organizasyon işlerimi hallediyorum. Eğer çekimim yetişmediyse Ali stüdyoya geliyor. Biraz toparlanarak geçiyor.

Akşamları genellikle neler yapar, nerelere gidersiniz?

Akşamları biraz daha yavaşladığım, hem evle hem Ali’yle ilgilendiğim, küçük ritüellerin olduğu zamanlar. Akşam yemeği, Ali’ye beslenme çantası hazırlıyorum:) Bazen anne yarın bütün sınıfa waffle sözü verdim gibi istekleri olabiliyor. Hava güzelse yemek sonrası Ali’yle kısa bir yürüyüş yapmayı çok severiz.

Restoran keşfetmeyi de çok severim! Haftada bir iki kez yeni bir yer denemek ya da sevdiğim bir mekâna gitmek bana keyif verir. Karaköy Lokantası akşam yemeği için çok sevdiğim bir yer. Diğer günlerde ise biraz müzik, biraz kitap ve güzel bir sohbet bana yetiyor.

Benim İstanbulum

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Çağdaş Dans mezunu olan oyuncu, dansçı ve koreograf Aslı Melisa Uzun, şu anda Bilgi Üniversitesi’nde Sinema ve Televizyon yüksek lisans eğitimine devam ediyor ve ilk kısa filmini çekmeye hazırlanıyor. Yetenekli oyuncu ile İstanbul’da yapmayı en çok sevdiği şeyleri konuştuk.

Haber: Sevda Barandır Sungurtekin

Fotoğraflar: Vero Bielinski, Gökay Çatak




© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo