
İstanbul’da yaz sergileri rotası
Hazırlayan: Selin Özavcı Tokçabalaban

‘Nihayet’, Meshru
Hüseyin Arıcı’nın MeshRu’daki kişisel sergisi ‘Nihayet’, kayıp, dönüşüm ve fanilik kavramlarını çok katmanlı bir anlatıyla buluşturuyor. Polimer kil, yağlı boya, akrilik ve buluntu objelerle üretilen eserlerde fareler, kurbağalar, kertenkeleler ve salyangozlar gibi canlı figürleri dikkat çekiyor. Bu katmanlı anlatıda sanatçının yüzeylerinde tekrar eden karınca figürü ise, geçicilik kavramını görünür kılan güçlü bir metafor olarak öne çıkıyor. Sergi, hafıza, aidiyet ve bırakabilme hâli üzerine şiirsel bir düşünme alanı açıyor.

‘Concentrate’, Ruzy Gallery
İstanbul’da yaşayan Britanyalı sanatçı Tom Fellows’un Ruzy Gallery’deki kişisel sergisi ‘Concentrate’, malzemenin dönüşümü ve zamanın yüzeyde bıraktığı izleri odağına alıyor. Resim ve heykel arasında konumlanan işler; katmanlama, sıkıştırma ve aşındırma süreçleriyle şekilleniyor. Her bir iş, görünür ya da görünmez katmanlarda önceki müdahalelerin izlerini taşımayı sürdürüyor. Fellows’un mekâna özgü yerleştirmeleri, izleyiciyi malzemenin hafızası ve yoğunlaşma fikri üzerine düşünmeye davet ediyor.

‘Against Transparency’, Shiva Zahed Gallery
İranlı sanatçı Ahmad Rafi’nin Shiva Zahed Gallery’deki kişisel sergisi ‘Against Transparency’, görünürlük ve gizlilik arasındaki gerilimi ele alıyor. Perde, örtü ve silik figürlerle dolu resimler aracılığıyla sanatçı, her şeyin görünür olması gerektiği fikrine karşı çıkıyor. Sergi, günümüzün gözetim ve görünürlük çağında Édouard Glissant’ın ‘opaklık hakkı’ kavramı üzerine düşündüren güçlü bir seçki sunuyor.

‘Çatallanan Yollar’, SANATORIUM
Sergen Şehitoğlu’nun SANATORIUM’daki kişisel sergisi ‘Çatallanan Yollar’, adını Jorge Luis Borges’in ünlü hikâyesi Yolları Çatallanan Bahçe’den alıyor. Metal yerleştirmeler, büyük ölçekli fotoğraflar ve video çalışmalarını bir araya getiren sergi, günümüzün gözetim, yönlendirilmiş seçimler ve çıkışsızlık hissi üzerine kurulu dünyasını bir labirent metaforu üzerinden ele alıyor. Matematiksel sistemlerden ilham alan sanatçı, izleyiciyi hem fiziksel hem zihinsel bir yolculuğa eşlik etmesi için çağırıyor.

‘Summer Love’ 9’, Ekavart Gallery
Ekavart Gallery’nin gelenekselleşen yaz sergisi ‘Summer Love’ 9’uncu edisyonunda, farklı kuşaklardan sanatçıları ortak bir yaz ruhunda buluşturuyor. Küratörlüğünü Dr. Feride Çelik’in üstlendiği, 12 çağdaş sanatçının yer aldığı güncel sanat pratiklerinden oluşan eser seçkisi aşk, hafiflik, hatıralar ve mevsimin iyimser enerjisi farklı estetik yaklaşımlarla yorumlanıyor.

‘Barı-n/m-ak’, Müze Gazhane
Müze Gazhane’de gerçekleşen ‘Barı-n/m-ak’ sergisi, hayvan hakları, kent yaşamı ve birlikte var olma meselelerini çağdaş sanat aracılığıyla gündeme taşıyor. Hicran Aksöz küratörlüğünde 27 sanatçının eserlerini bir araya getiren sergi, ‘kentte kimler barınabilir?’ sorusunu merkezine alıyor. Türler arası dayanışma, yaşam hakkı üzerine düşünmeye çağıran sergi sonunda sağlanacak destekle acil ihtiyaç malzemeleri temin edilecek.

‘Dönüş Kontaminasyonu’, G-art Galeri
Yonca Karakaş’ın G-art Galeri’de gerçekleşen ‘Dönüş Kontaminasyonu’ başlıklı sergisi, insanlığın geleceğe dair tahayyüllerini şekillendiren felaket anlatılarını mercek altına alıyor. Fotoğraf, video ve enstalasyonlardan oluşan sergi, savaşlar, çevresel krizler ve yok oluş senaryolarının kolektif hafızadaki etkilerini sorgularken, görünmeyen risklere ve alternatif gelecek olasılıklarına dikkat çekiyor.

Karadeniz Vapuru, www.karadenizvapuru.com
12 Haziran 1926’da İstanbul Galata Rıhtımı’ndan büyük bir uğurlama töreniyle denize açılıp, 86 gün boyunca 12 ülkede 16 limana yanaşan Karadeniz Vapuru şimdi bir çevrimiçi proje olarak görülebiliyor. Güvertesinde Kütahya çinilerinden Hereke halılarına, tütün ürünlerinden güzel sanatlar eserlerine uzanan kapsamlı bir sergi olarak dünyayı turladı. Bona’dan Londra’ya, Hamburg’dan Leningrad’a, Stockholm’den Cenova’ya uzanan bu rotada gemi yalnızca ticari değil, diplomatik ve kültürel bir elçi işlevi gördü. 5 Eylül 1926’da yaklaşık on bin millik yolculuğunu tamamlayarak İstanbul’a dönen vapurun hikâyesi, koleksiyonla ilgili detaylı bilgi ve sefer rotası karadenizvapuru.com adresinden izlenebiliyor. Yıllar içinde sabırla bir araya getirilen Güneş Ali Hiçdurmaz Koleksiyonu, Karadeniz Vapuru’nun bıraktığı izleri bugüne taşıyan son derece nadir materyallerden oluşuyor: Seferin tam ortasında yazılıp postalanan mektuplar, uğranılan limanlarda dağıtılan özgün sergi tanıtım broşürleri, gezi boyunca çekilmiş fotoğraflar, yolculuğu dönemin gözüyle belgeleyen önemli gazeteler ve koleksiyonculuk dünyasında nadiren rastlanan kıymetli efemeralar keşfedilmeyi bekliyor.












