
“İstanbul’un fısıltı gazetesi insanı meşhur eder”
Yazı: Ekin Türkantos
Müzik kariyerindeki yolunu nasıl özetlersin?
Hayatımın kırılma noktası gitar çalmayı öğrendikten çok kısa bir süre sonra, 18 yaşındayken sahneye çıkmaya başlamamdır. İnsanların gösterdiği ilgi ve sahne büyüsü beni çok hızlı bir şekilde kendine bağladı ve müziğin benim için doğru bir yol olduğunu fark ettim. Diğer kırılma noktası ise 2015 senesinde katıldığım ‘O Ses Türkiye’ yarışması oldu. Yarışma öncesinde sahnede gitar çalıp amatör bir şekilde performans sergiliyordum. Yarışma boyunca ayakta ve çok iyi bir orkestrayla şarkı söyleme fırsatı elime geçince kendimi çok daha rahat ve mutlu hissettim. Sonrasında gitar çalmayı bırakıp kendi ekibimi kurdum. “Dinleyicilerimle kurduğum iletişim sayesinde sahne performansım gelişmeye ve kitlem büyümeye başladı” diyebilirim.
Deneyimle birlikte gelişen sahne duruşunu ve sesini nasıl yorumlarsın?
Müzikte öğrenebileceğimiz şeylerin sınırı yok. Buna şarkı söylemek de dahil. Müziğe başladığım dönemde söylediğim şarkılardaki yorumum ve ses rengimle, şu anki arasında inanın uçurum var. Şarkı söylemek duygu, hissiyat işi. Hayatta yaşadığınız birçok şey, söylediğiniz şarkıların içinde karşınıza çıkıyor. İki gün önce farklı yorumladığınız bir şarkıyı iki gün sonra bambaşka bir duyguyla yorumlayabiliyorsunuz. Kendimi her gün geliştirmeye çabalıyorum ve geriye dönüp baktığımda kat ettiğim mesafe beni mutlu ediyor.
‘İstanbul'un müzik hayatı kendi gibi karışık’
İstanbul gece hayatında uzun zamandır sahne alıyorsun, nasıl bir dinleyici kitlesi var?
İstanbul’da müzik hayatı şehrin kendisi gibi; inanılmaz karmaşık ve akış çok hızlı. Semte, mekâna, kitleye göre söylediğiniz şarkıların tarzı değişebiliyor. Özellikle Nişantaşı, Cihangir gibi semtlerde insanlar kaliteli müziği net olarak biliyor ve tercih ediyor. Eğer orkestranız iyiyse ve sahneye hakimseniz sizi benimsiyorlar ve asla yalnız bırakmıyorlar. Nerede olursanız olun gelip sizinle eğlenmek istiyorlar. Hatta samimiyet düzeyine göre size şarkı listeniz konusunda yönlendirmeler yapıp güncel kalmanızı bile sağlıyorlar. En güzeli de çevrelerindeki herkesi bu eğlenceyi paylaşmaya davet ediyorlar. Siz ismen ülkece tanınan bir sanatçı olmasanız bile İstanbul’un fısıltı gazetesi sizi kendi içinde meşhur etmiş oluyor.
Şehrin dinamiği gece yaşamını nasıl etkiliyor?
Son birkaç yıldır İstanbul’un eski enerjisi yok. Bunda pandeminin, ekonomik koşulların ve tabii gençlerin değişen eğlence tercihlerinin etkisi büyük. Birkaç yıl önce insanlar haftada dört-beş gün dışarıda eğleniyordu, şimdilerde bu çok azalmış durumda. Dolayısıyla sektör bundan negatif etkileniyor.
Sahne formatın, şarkı seçimlerin nasıl?
Sahne formatım çok net. Kaliteli ve eğlenceli bir repertuvar üzerine kurulu, 1990’lar, 2000’ler ağırlıklı... Ortamın eğlence seviyesine göre rock şarkılarla nabzı yükselterek insanları olabildiğince deşarj etmeye gayret gösteriyoruz. Kısacası, herkesi mutlu göndermek istiyoruz.












