Haber kapak görseli
Genel
3 dk okunma süresi
İstanbul Life

İstanbul’un sıfır noktasında milli mücadele ruhu: Taksim Cumhuriyet Müzesi

8 Ağustos 1928 tarihinde açılışı gerçekleştirilen Cumhuriyet Anıtı ile millî mücadele ruhunu ebedileştiren, Cumhuriyet’in ilk modern meydanlarından olan Taksim Meydanı, şimdi de bölgenin merkezileşmesinde önemli bir rolü olan Taksim Maksemi içinde açılan Cumhuriyet Müzesi ile bu kimliğini pekiştiriyor.

Taksim Meydanı, hem İstanbul’un hem de Türkiye’nin en önemli kamusal alanlarından biri. Meydan’ın simge yapılarından Taksim Maksemi, İBB Miras’ın restorasyon ve yeniden işlevlendirme çalışmalarının ardından İBB Cumhuriyet Müzesi olarak kapılarını açtı. Cumhuriyet’in 100. yılına armağan edilen müze; millî mücadele yıllarından Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan kapsamlı içeriği, Atatürk’ün kişisel eşyalarını da barındıran koleksiyonu ve ev sahipliği yapacağı etkinliklerle Cumhuriyet ruhunu ziyaretçileriyle buluşturuyor.

Beyoğlu İstiklal Caddesi ve Taksim Sokağı’nın kesiştiği köşede konumlanan Taksim Maksemi, 1732-33 yılları arasında I. Mahmud tarafından inşa ettirildi. Sekizgen planlı olan maksem, Beyoğlu-Galata, Tophane-Fındıklı ve Kasımpaşa’nın su ihtiyacını karşılayacak suyun depolanıp dağıtıldığı bir yapıydı. Su dağıtımı (taksim) özelliği sebebiyle meydana ismini veren maksem, turistlerin pek bilmediği, ancak kent sakinlerinin yakından tanıdığı bir yapı. Bu mimari ve kültürel miras, artık sosyal yaşantıdan ekonomiye, tarihten ticari ve siyasal gelişmelere kadar bir dizi tema dahilinde Türkiye’nin toplumsal gelişimini anlatan sergilerle adından söz ettirecek.

Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri, İBB Genel Sekreter Yardımcısı, Taç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Polat, projenin ortaya çıkış sürecini şu sözlerle anlatıyor: “Müze, başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun

bizzat fikrini ürettiği, tüm sürecini hassasiyetle sahiplendiği bir projedir. Kendisi, Cumhuriyetin 100. yılına anlamlı ve kalıcı projeler armağan etmemizi istiyordu. Bizler de hem Cumhuriyetin 100. yılına hem de İstanbul’a çok yakışacak bu müzeyi hayata geçirmeyi çok arzu ettik. Arkasında yoğun bir emek barındıran bu kıymetli müzenin, İstanbul’un sıfır noktası diyebileceğim Taksim Cumhuriyet Meydanı’nda bulunması bizim için ayrıca anlamlı.” Polat sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu müze ile Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ve günümüze uzanmış bir İstanbul mirasının sürekliliğini sağlayarak geleceğe taşımakla kalmadık, aynı zamanda maksemin adını verdiği ve ruhundan beslendiği meydanla ilişkisini güçlü bir şekilde yeniden vurgulamış olduk. Taksim Maksemi; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ve günümüze uzanan, tanıklık ettiği her dönemle etkileşim içinde olan ve farklı zamanlar arasında köprü kuran bir yapı. Böyle bir yapıda hayat bulan bu müze de tıpkı Cumhuriyet’in kendisi gibi toplumu bir bütün olarak ele alan, kaynaştıran, eşitleyen bir kamusal mekân olmalıydı. Çünkü Cumhuriyet sadece 1923’te kurulan yeni bir rejimin adı değil, bugünün bizatihi kendisidir; bu toprakların ayakta kalma mücadelesidir. Dolayısıyla burayı tasarlarken durağan, seyirlik bir müzeden ibaret olmamasına özen gösterdik. Tüm kuşaklara mensup ziyaretçiler için deneyim odaklı, yaşayan, sürekli kendini yenileyen bir müze olmasını hedefledik.”

Müzede neler var?

Cumhuriyet’in değerlerini ve kazanımlarını yansıtan kapsamlı içeriğiyle Kurtuluş’tan Kuruluş’a uzanan bir Cumhuriyet yolculuğu sunan müzenin Atatürk’ün müşir üniforması, çizmesi, triko süveteri, kalpağı gibi kişisel eşyalarını içeren koleksiyonuyla da ziyaretçiler için özel bir deneyim mekânı olması amaçlanıyor. Özellikle çocukların ve gençlerin bu müzeyi gezdiklerinde Cumhuriyet tarihini özümsemesini hedefleyen bir program tasarlanmış.

Uzun yıllar İBB Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi olarak hizmet veren Taksim Maksemi, İBB Miras’ın yürüttüğü kapsamlı restorasyon ve yeniden işlevlendirme çalışmalarının ardından 2024 yılında “İBB Cumhuriyet Müzesi” olarak şehre kazandırıldı.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo