
Kaostan kaçış: İstanbul’da saklandığım gizli köşeler
Yazı: Yelda İpekli
Fotoğraflar DB Arşivi
Poyrazköy
İspatlayamam ama sahiden ilk müdavimlerindenim. Kışın, yazın, karadan, denizden; yağmur altında, güneşli havada, güneş batarken… Her zaman, her haliyle güzel. Hafta içi gitmenizi tavsiye ederim. Çünkü restoranların deniz kenarındaki masaları kalkmış oluyor ve yürüyüş yapabileceğiniz bir sahil size kalıyor. Buranın gökyüzü başka, ritmi başkadır. Boğaz’a kuzeyden giren gemileri ilk selamladığınız yerdir. Üçüncü köprü inşaatını orada seyrettiğim çok olmuştu.
İstanbul’un ortasındaki İsviçre / Chalet, Swissotel the Bosphorus
120 yıllık bir dağ evini söküp İstanbul’un ortasına kurmuşlar. Kışın arada bir iglolarla bahçeyi de havaya sokuyorlar. Şöminesi, dokusu ve sunduğu lezzetlerle Swissotel’in arkasından dolanıp Chalet’nin kapısına geldiğimde vizesiz İsviçre’ye ulaşmış gibi hissederim. Bir anda yoğun İstanbul’dan sakin Alpler’e uzanmış gibi olurum.
Emirgan’ın sokakları
Sokak dolaşmaya bayılırım. Özellikle sonu koruya çıkan Emirgan sokakları kaçış rotalarımdan biri.
Haliç vapuru
Bana çok iyi gelen bir program: Üsküdar’dan kalkan ve sekiz durağa sahip Haliç vapuruna binip gezmek... Bu seyir, tarihte gezinir gibi, bir filmin içinden akar gibi şehri dışarıdan seyretmenin en iyi yolu. Vapur ulaşımı hep özeldir ama bu hat, simit ve çayla daha da nostaljik oluyor ve sizi zamandan koparıyor. Vapurla Adalar ve Beykoz hattı da şahanedir ama “Haliç hattını bir deneyin” derim.

Polenezköy’de yürüyüş
Şehrimizin en popüler yeşil alanı Belgrad Ormanı olabilir ama bu rota daha yeşil, daha orman orman gibi geliyor bana. Polonezköy’de yapılacak şey çok belki ama sabah erken bir saatte gürültüden, keşmekeşten kaçıp ormana sığınmak ruha en iyi geleni. Hele yağmurla beslenen toprak bu kadar güzel kokarken.
Gün bitiminde İsokyo
Zorlu AVM içindeki Raffles otelin içindeki bu şahane restoran da gizli köşelerimden. Adı, İstanbul ve Tokyo’nun birleşiminden ortaya çıkan mekân lezzetleriyle de farklı seçenekler sunuyor. Biraz yerel, biraz egzotik, biraz Uzakdoğu… Tam bir sentez. Hizmet kalitesi ve ambiansıyla günü sonlandırmak için güzel bir spot.

Kanlıca’da keyif
Kanlıca iskelesinde İsmailağa Kahvesi vardır. Denizin kıyısında çaydanlıkla çay servisi yapılan bu tarihi kahvehane, aynı zamanda meşhur Kanlıca yoğurdunu pudrasıyla tadacağınız en şahane nokta. Buradan ayrılabilirseniz Mihrabat Korusu’na da uğrayın. Şehrin gizli ve yeşil tepesinden karşı yaPolenezköy kaya bir bakın.












