
Masal gibi: Cotswolds
Afife Selen Selçuk
Cotswolds, ona ilgi gösteren tüm ünlülerden ve yıldızlardan bağımsız olarak yükselişte. Bölgenin kendine has çekiciliği, art arda sıralanan endüstri devrimlerine rağmen romantik dönem sanatında sıklıkla işlenen samimi İngiliz kırsalına has dokusunu korumuş olması, burayı sükunet, nostalji ve estetik arayanlar için eşsiz bir tatil destinasyonu haline getiriyor. Güneyinden kuzeyine gitmek arabaya 1,5 saat sürüyor. En popüler köylerin çoğu merkezde ve kuzeyde. Geniş bir alana yayılmasına rağmen Cotswolds’ta toplam 85 bin kişi yaşıyor. Bu da kent dokusu ve doğa manzarasının çağlar öncesindeki güzelliğini korumasının sebeplerinden biri.

Yan yana dizilmiş evler
Bölgeye yayılan evlerin çoğu, Orta Çağ’ın başlarına, yani 14’üncü yüzyıl ve sonrasına tarihleniyor. Cotswolds taşı, mimarinin temel ögesi. Bu taş, evlerin karakteristik görünümünü sağlaması dışında yerel iklim şartlarına dayanıklı olması sebebiyle yapıların günümüze ulaşabilmesinin en önemli sebeplerinden biri. Bölge, tarih boyunca zengin yün tacirleri ve tekstil tüccarları için önemli bir merkez olmuş. İki yüzyıl boyunca, sadece yün değil aynı zamanda ipek, tütün ve çeşitli inşaat taşları da dahil olmak üzere ticari ürünleriyle ünlenmiş. Bu zenginlik, evlerin büyüklüğü, mimari detayları ve kalitesine yansıyor. Geleneksel İngiliz kır evi mimarisinde Tudor evleriyle ilişkilendirilen bu kulübeler dik çatı, büyük pencereler ve iç içe geçmiş taş detaylarıyla dikkat çekiyor. İnci gibi yan yana dizilmiş eğimli çatılara sahip kübik yapılarla tanımlanan sokaklar, adeta bir masaldan çıkmış izlenimi veriyor.

İlk kez gidenlere
Cotswolds’a gitmenin ve bölgede dolaşmanın en iyi yolu araba kiralamak. “Araba kullanamam” diyorsanız kasabalar arası otobüs ve tren seferleri de gayet sık ve makul. Şehir ve köylerde çoğu otopark ücretsiz. Mağazaların çoğu Pazar günleri kapalı. Aktiviteler ve dışarıda yemek yemek için her zaman önceden rezervasyon yaptırmalısınız. Çoğu pub köpek dostu. Hafta sonları İngiliz turistler de bölgeye geldiği için özellikle cumartesi günleri her yer kalabalık oluyor. Turistik mevsim olan ilkbahar-yaz aylarına kıyasla Aralık, genellikle sakin bir dönem. Yeni yılı nispeten huzurlu ve sakin, yine de eğlenceli geçirmek isteyenler için kaçırılmaması gereken bir deneyim. Sıcaklıklar gündüz -2°C ile 8°C arasında değişiyor. Geceleri daha soğuk oluyor. Bolca kar, bu mevsimde beklenen bir durum.
En çok fotoğraflanan yer neresi?
Google’a Cotswolds yazdığımızda, karşımıza ilk çıkan görseller genellikle Castle Combe köyünden oluyor. Bu, adeta 1600’lerde donup kalmış, küçük, pitoresk bir kasaba. Sosyal mekân adına birkaç çay salonundan başka bir şey yok ama sadece çam ormanıyla kaplı bir tepenin eteğinden kasabaya giren ünlü Windrush Nehri üzerindeki köprünün masalsı görüntüsünü akla kazımak için bile ziyaret etmeye değer.

Öne çıkanlar
Tadına doyulmaz manzaralar: Cotswolds, pitoresk manzaralarıyla biliniyor ve Aralık ayında özellikle kar ve pus, zaten güzel olan uçsuz bucaksız kır manzaralarına efsanevi bir tat katıyor. Köyler, Noel için çılgınca süsleniyor. Yani fotoğraf çekmeyi sevenler için tam bir cennet.
Şömine konforu: Aralıkta, Cotswolds bölgesinde sadece otellerde değil; bar, restoran, çay salonu fark etmez, hemen her iç mekânda şömine ateşinin davetkâr atmosferi sizi sarıp sarmalıyor.
Masalsı köyler: Cotswolds köyleri yıl boyunca masalsı görkemini korusa da Aralık ayında festival ışıkları ve süslemelerle göze, ruha ekstra sihirli görünüyor. Bölgenin hemen her köşesinde Noel pazarları ve etkinlikler düzenleniyor. Bu pazarlar sadece turizm amaçlı değil, halk Noel’i ve yılbaşını geleneklere uygun şekilde kutluyor
Kır yürüyüşleri: Evet, soğuk. Ancak Aralık ve Şubat arasındaki dönem, Cotswolds kırsalında yürüyüşler için güzel bir zaman. Bıçak gibi keskin ayaz ve uzaktaki ağaçların üzerine inmiş kırağı ile desteklenen kar manzarası eşsiz ve sakin bir yürüyüş deneyimi vaat ediyor.

Nerede kalmalı?
Cotswolds’ta, küçük ailelere uygun kibrit kutusu gibi kulübelerden büyük kır malikanelerine kadar, farklı boyutlarda evler var. Özellikle pandemiden sonra “deneyim turizmi”nin öne çıkmasıyla her geçen gün artan alternatif konaklama talebi, İngiliz Country stilinin en güzel örneklerini barındıran bu bölgedeki ev sahiplerinin aile yadigarı tarihi kulübe ve malikanelerini yenileyip kiralamasıyla karşılanıyor.












