
Modern Coachbuilder İşi
Alpina markasının 2022 yılında BMW Group’a entegrasyonu, kurucu Bovensiepen ailesi için sanılanın aksine bir bitiş değil, mühendislik miraslarını daha niş bir alana taşıyan yeni bir başlangıcın habercisi olmuştu.
Auto Show Dergisi / Ekim-Kasım 2025
Ailenin “coachbuilding” geleneğine modern bir yorum getiren bu yeni yapılanmanın ilk ürünü olan Bovensiepen Zagato, Alman aktarma organları ve şasi mühendisliğinin, İtalyan karoser tasarım ve üretim sanatıyla birleştiği hibrit bir felsefeyi temsil ediyor. Bu proje, seri üretim dinamiklerinden uzaklaşarak, otomotiv zanaatkarlığını en üst seviyede yeniden tanımlama amacını taşıyor. Bu yeni girişimin genetik kodlarını anlamak için, Alpina’nın tarihsel konumlandırmasını irdeleyelim…
1983 yılında Almanya Federal Motorlu Taşıtlar Dairesi Kraftfahrt-Bundesamt tarafından resmi bir otomobil üreticisi olarak tanınan Alpina, modifiye edilmiş BMW’ler yerine kendi şasi numarasına sahip araçlar üreten bir “Manufaktur” statüsündeydi. Üretim süreci, Buchloe’deki tesislerde motorun hassas mekanik ve elektronik optimizasyonundan geçip BMW’nin montaj hattına gönderilmesi ve nihai iç mekan kişiselleştirmesi ile son kontroller için tekrar Buchloe’ye dönmesi gibi karmaşık bir lojistik operasyon içeriyordu. Bu metodoloji, üretim adetlerini doğal olarak sınırlarken, diğer tarafta her bir aracın mühendislik bütünlüğünü garanti altına alıyordu.

Alpina’nın felsefesi, BMW’nin M departmanından daima net bir şekilde ayrışmıştır. M GmbH, yüksek devir çeviren, atmosferik veya yüksek basınçlı turbo motorlarla maksimum güç çıkışını ve pist performansını hedeflerken; Alpina, “Grand Touring” konseptine sadık kalarak, alt devirlerden itibaren kullanıma hazır yüksek tork platosu ve zahmetsiz hızlanma kabiliyetine odaklanmıştı.
E60 jenerasyonundaki M5’in yüksek devirli atmosferik S85 V10 motoruna karşılık, Alpina B5’in kompresör beslemeli V8’i, benzer tepe güç değerlerini çok daha geniş bir devir bandına yayılan torkla sunarak, bu felsefe farkına işaret etmişti. İkonik 20 kollu jant tasarımı, direksiyona entegre vites değiştirme düğmelerine öncülük eden “Switch-Tronic” sistemi ve özgün renk paletleri, bu mühendislik yaklaşımının görsel tezahürleri olmuştu. İşte bu derin mühendislik birikimi, G82 kodlu BMW M4 platformu üzerinde yükselen Bovensiepen Zagato projesinin temelini oluşturdu. Ancak burada amaç, mevcut bir modeli iyileştirmekten ziyade, Zagato’nun radikal tasarım diliyle tamamen yeni bir kimlik yaratmakmış.
Milano merkezli tasarım evinin şef tasarımcısı Norihiko Harada’nın yaklaşımı, Alman mühendisliğinin rijit ve fonksiyonel altyapısını, İtalyan “carrozzeria” geleneğinin akıcı ve heykelsi yüzeyleriyle birleştirmeyi hedeflemiş. Bu doğrultuda, BMW’nin karakteristik böbrek ızgarası tamamen elimine edilerek, yerini aerodinamik verimliliği artırmak üzere tasarlanmış tek parça geniş bir hava girişine bırakmış.

Tamamı karbon fiber kompozit malzemeden imal edilen gövde panelleri, sadece ağırlığı düşürmekle kalmaz, aynı zaman da gövdenin burulma direncine de katkı sağlarken; Zagato’nun imzası niteliğindeki “double bubble” tavan yapısı, aerodinamik akışı optimize ediyor. Ayrıca yapısal rijitliği artırıyor ve kasklı kullanım için gereken baş mesafesini ortaya çıkarıyor. Yeniden tasarlanan aydınlatma grupları, kaputtaki “U” formlu hava çıkışı ve arka tasarımdaki keskin hatlarla bütünleşen entegre “ducktail” spoyler, aracın yüksek hız stabilitesini artıran fonksiyonel tasarım unsurları…
Kaputun altında, BMW’nin S58 kodlu 3.0 litrelik, çift turbo beslemeli sıralı, altı silindirli motor saklanıyor. Ancak Bovensiepen mühendislerinin motor yönetim ünitesi ECU üzerinde yaptığı yeniden kalibrasyon ve muhtemelen emme-egzoz sis temlerindeki modifikasyonlar sonucunda, güç 611 HP’ye, tork ise 700 Nm’ye yükseltilmiş. Bu artış, aracın 0-100 km/s hızlanmasını 3,3 saniyeye indirirken, maksimum hızını 300 km/s’nin üzerine taşıyabiliyor.
Gücün yola etkin bir şekilde aktarılması ve sürüş dinamiklerinin optimize edilmesi amacıyla, Bilstein ile ortak geliştirilen, elektronik kontrollü adaptif amortisörler kullanılmış. Comfort, Sport ve Sport Plus modları arasında geçiş yapabilen bu süspansiyon sistemi, sönümleme sertliğini ve geri sekme oranlarını anlık olarak ayarlayarak farklı sürüş senaryolarına uyum sağlıyor.
Performans paketini tamamlayan Akrapoviç titanyum egzoz sistemi ise, standart sisteme göre %40’lık bir ağırlık tasarrufu sunmasının yanı sıra, optimize edilmiş geri basınç değeri sayesinde egzoz gazı tahliyesini hızlandırarak motorun verimliliğini artırıyor. Bu mühendislik bütünlüğü, “unsprung” kütleyi azaltmak üzere tasarlanmış 20 inçlik dövme alaşım jantlar üzerinden yola aktarılıyor.
Her bir aracın 250 saati aşan bir el işçiliğiyle tamamlanması ve üretimin son derece sınırlı tutulacak olması, Bovensiepen Zagato’yu standart bir süper otomobilden ziyade, ısmarlama bir mühendislik ve tasarım objesi olarak konumlandırıyor. Bovensiepen ailesi bu projeyle kendi bağımsız yol haritasını çizerken, BMW bünyesine katılan Alpina markasının geleceği ise eski Volvo ve Polestar tasarım şefi Max Missoni’nin vizyonuna emanet edilmiş.

SONUÇ
OKAN ALTAN / ALMANYA
BMW’nin Alpina’nın yeni stratejisini 2026’da açıklaması beklenirken, Bovensiepen ismini, hem köklerine sadık kalması beklenen Alpina’da, hem de bu gibi sınırları zorlayan özel projelerde duymaya devam edeceğiz.












