Haber kapak görseli
Genel
4 dk okunma süresi
HELLO!

Mücevher tasarımcısı Ayşe Rodoslu: "gerçek lüks; gösterişte değil, anlamda gizlidir"

İçeriği Paylaş

Mücevher tasarımcısı Ayşe Rodoslu, doğanın yaratıcı gücünden ilham alan ve ışığın sembolizmini taşıyan yeni koleksiyonlarıyla kadının içsel gücünü, dönüşümünü ve çok katmanlı kimliğini görünür kılıyor.

Röportaj: Gökçe Ateş Kantarcı

Ayşe Rodoslu’ya göre mücevher yalnızca estetik bir obje değil; kadının yaşam yolculuğunu, dönüşüm anlarını ve içsel ışığını taşıyan, yaşayan bir sembol. Doğanın döngüsünden, mitolojiden ve kadınların çok boyutlu kimliğinden beslenen tasarımları; zarafet ile gücü aynı formda buluşturuyor. ‘Gaia’ koleksiyonunda toprağın üretken enerjisi, ‘İris’te ise ışığın ve sezginin dili hayat bulurken; her parça kadının kendi hikayesini hatırlatan anlamlı bir imzaya dönüşüyor.

HELLO!: Mücevher tasarımı çoğu zaman kadınların hikayelerini, güçlerini ve duygusal miraslarını taşıyan bir sanat formu olarak görülüyor. Sizce bir mücevher parçası, bir kadının içsel gücünü ve kimliğini görünür kılmada nasıl bir rol oynar?

Ayşe Rodoslu: Her tasarım, kadının iç dünyasıyla kurduğu görünmez bağı görünür kılar. Doğa, kendi döngüsünde yaratıcıdır. Kadının yaratma yetisi ise bu evrensel gücün insandaki en somut tezahürlerinden biridir. Yeni sezon için tasarladığım ‘Gaia’ koleksiyonumda da doğanın yaratıcı gücünden ve kadının kudretinden ilham alarak yola çıktım. ‘Gaia’, Toprak Ana’dır, üretkenliği, köklenmeyi ve yaşam enerjisini temsil eder. Bu koleksiyondaki formlar, kadının içsel dayanıklılığını ve dönüşüm kapasitesini simgeler. Tıpkı doğa gibi kadın da hem yumuşak hem dirençlidir hem kırılgan hem sonsuz bir güç taşır. Bir mücevher parçası, bazen bir dönüm noktasının, bazen bir yeniden doğuşun hatırlatıcısıdır. Kadın onu taktığında yalnızca süslenmez; kendi hikayesini hatırlar.

HELLO!: Tasarımlarınızda zarafet ile güç arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz? Bir mücevherin kadının kendini ifade etme biçimine katkısı sizce nedir?

A. Rodoslu: Zarafet ve güç aslında birbirinin karşıtı değil, aynı enerjinin iki farklı ifadesi. Tasarımlarımda bu dengeyi form diliyle kurarım. Akışkan, yumuşak hatların içinde güçlü ve belirgin detaylar gizlidir. ‘İris’ koleksiyonum bunun en güçlü örneklerinden biri. İris renkleri hem estetik bir inceliğe hem de mitolojik anlamda cesaret ve bilgelik sembolüne sahip. Koleksiyondaki ışık yansımaları, gökkuşağı renkleri ve katmanlı yüzeyler, kadının çok boyutlu kimliğini temsil ediyor. Tercih ettiği mücevher kadının o gün nasıl hissettiğini dünyaya anlatır. Bazen sessiz bir özgüven, bazen iddialı bir duruş, bazen de zarif bir mesafe… Çünkü mücevher, kadının kelimelere ihtiyaç duymadan kendini ifade etme biçimidir.

HELLO!: Kadınlardan ilham alan bir tasarımcı olarak, günümüz kadınının gücünü ve özgünlüğünü yansıtan en güçlü sembol sizce hangisi?

A. Rodoslu: Günümüz kadınının en güçlü sembolü bana göre dönüşümdür. Kadın artık günümüzde tek bir kimlikle tanımlanmıyor, tanımlanması mümkün değil. Hem üretken hem yaratıcı hem lider hem şefkatli olabiliyor. Bu çok katmanlı yapı, tasarımlarda da organik formlar ve katmanlı detaylarla hayat buluyor. ‘Gaia’nın toprakla ve yaşam döngüsüyle kurduğu bağ, ‘İris’in ışık ve sezgiyle kurduğu ilişki günümüz kadınının iki temel gücünü temsil eder; köklenmek ve yükselmek.

HELLO!: Sizin için bir mücevher yalnızca estetik bir obje mi, yoksa bir kadının hayat yolculuğunu anlatan kişisel bir sembol mü?

A. Rodoslu: Benim için mücevher, yalnızca estetik bir obje değil, kadının kendi hikayesini üzerinde taşıdığı bir sembol vekesinlikle bir yolculuktur. Bir yüzük bir başlangıcı, bir kolye bir hatırayı, bir küpe ise bir cesaret anını simgeleyebilir. Mücevher, zamanla birlikte anlam kazanan, yaşayan bir objedir. Ben de koleksiyonlarımı tasarlarken bu detaya çok dikkat ediyorum; kadının yalnızca dış güzelliğini değil, içsel ışığını da görünür kılmak. Çünkü gerçek lüks, gösterişte değil; anlamdadır. Ve her kadın, kendi hikayesinin en değerli mücevheridir.

HELLO!: ‘Gaia’ ve ‘İris’ koleksiyonlarından bahseder misiniz? Nasıl parçalar var ve hangi malzemelerle hayat buluyor?

A. Rodoslu: ‘Gaia’ koleksiyonu, altın ile smoky (dumanlı kuvars) ve pırlanta taşlarla kullanılmasıyla doğanın güçlü ve sakin ruhundan ilhamla tasarlandı. Kahverengi smoky taşların toprakla kurduğu bağ altının ışıltısıyla buluştu. Kolye küpeler ve yüzükten oluşuyor. ‘İris’ koleksiyonu ise antik mitolojiden ilhamla, gökyüzünü yeryüzüne bağlayan tanrıçanın zarafetini modern zamanlara taşıyor. İris, tanrıların elçisi, renklerin ve ışığın simgesi. Her taş, onun gökkuşağından süzülerek gelen bir mesajı gibi. Altının sıcaklığıyla çerçevelenmiş renkli taşlara ametist, sitrin, aquamarin, garnet, safir taşları eşlik ediyor. Kadınların içsel gücünü, zarafetini ve farklı ruh hallerini yansıtıyor. Koleksiyonlarım 184 Dereköy Bodrum adresindeki mağazamda ve www.ayserodoslu. com web sitemizde sunuluyor.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo