Haber kapak görseli
Genel
5 dk okunma süresi
HELLO!

Yunan müziğinin efsane ismi Natasa Theodoridou İstanbul konseri öncesi konuştu

İçeriği Paylaş

Yunan müzik tarihinde iz bırakan sanatçı, basın toplantısı için geldiği İstanbul’da, bu şehre duyduğu ilgiyi ve Harbiye Açıkhava konseri öncesindeki heyecanını HELLO! ile paylaştı.

Röportaj: Kemal Atılgan

Yunan müziğinin güçlü ve duygusal sesi Natasa Theodoridou, yıllara yayılan kariyerinin birikimini 7 Haziran’daki Harbiye Açıkhava konseriyle İstanbul’a taşıyor. Drama’dan Selanik’e, küçük sahnelerden Atina’nın en büyük müzik salonlarına uzanan yolculuğunda ilk üç albümüyle platin plak kazanma başarısına ulaşarak Yunan müzik tarihinde iz bırakan sanatçı, basın toplantısı için geldiği İstanbul’da HELLO! ile özel bir söyleşi yaptı.

HELLO!: Sizi bugünlere taşıyan müzikal yolculuğunuzun en başına dönersek… Sahneyle kurduğunuz o ilk bağ nasıl başladı?

Natasa Theodoridou: Selanik’te büyüdüm ve müzik, hayatımın her zaman içinde olan bir şeydi. İlk kez okul etkinliklerinde ve küçük yerel organizasyonlarda sahneye çıktığımda, bunun benim için ne kadar özel bir his olduğunu fark ettim. Seyirciyle o ilk temas, o karşılıklı enerji… Sanırım o an, sahnenin benim hayatımın vazgeçilmez bir parçası olacağını anladım. Daha sonra Selanik’teki gece mekanlarında sahne almaya başladım. Orası benim için gerçek bir okul gibiydi. Hem kendimi geliştirdim hem de dinleyiciyle nasıl bir bağ kurmam gerektiğini öğrendim.

HELLO!: Her güçlü kariyerin ardında zorluklar vardır. Sizin yolculuğunuzda en çok sınandığınız dönem hangisiydi?

N. Theodoridou: Tüm mesleklerde olduğu gibi bizim mesleğin de zorlukları var. Pandemi dönemi, sanırım pek çok sanatçı gibi benim kariyerimde de en zorlayıcı süreçlerden biri oldu. Yunanistan’da müzik, hayatın her anına eşlik eden, gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçası. Bu nedenle dinleyicilerimden uzak kalmak, özellikle üretmeyi ve sahnede şarkı söylemeyi seven biri olarak beni derinden etkiledi. Ancak her zorluğun aşılabileceğine inanıyorum. Bu süreçte, komşum olan buzuki sanatçısı meslektaşımla birlikte sosyal medya üzerinden canlı yayınlar yapmaya başladık. Bu yayınlar sayesinde, beni dinleyenlerle, her yaştan ve her kesimden insanlarla yeniden bir araya gelme fırsatı buldum.

HELLO!: Yıllar içinde büyük başarılara imza attınız. Sizin için ‘dönüm noktası’ dediğiniz özel bir an var mı?

N. Theodoridou: Elbette, kariyerimde dönüm noktası olarak gördüğüm çok özel bir dönem var. Atina’ya taşınma kararı benim için büyük bir adımdı. Orada önemli besteciler ve sanatçılarla tanışma ve çalışma fırsatı buldum; bu da müzikal yolculuğumu bambaşka bir noktaya taşıdı. 1997 yılında ilk albümümü çıkardığım an ise her şeyin değiştiği andı diyebilirim.

HELLO!: Müziği hayatınızda nasıl konumlandırıyorsunuz? Sizin için bir tutku mu, bir kaçış mı, yoksa bir yaşam dili mi?

N. Theodoridou: Müzik benim hayatımın ta kendisi. Kendimi müzik aracılığıyla ifade ediyorum; hayatımın farklı yönlerini ve anlarını yine müzikle anlamlandırıyor ve süzgeçten geçiriyorum.

HELLO!: Duygusal yoğunluğu ve anlatım gücüyle öne çıkan Yunan müziği sizce bu kadar evrensel bir etkiyi nasıl yaratıyor?

N. Theodoridou: Melodiler dili bilmeseniz de sizi hisle doldurur, hayatınızın belirli anlarına eşlik eder, ruhunuza dokunur. Müziği de evrensel yapan budur.

HELLO!: İlk albümünüzdeki Natasa ile bugünkü Natasa arasında nasıl bir değişim ve dönüşüm var?

N. Theodoridou: Bu 30 yıl benim için uzun bir yolculuk oldu; her anını tadını çıkararak, dolu dolu yaşadım ve bu süreçte anlamlı bir gelişim gösterdim. Müzik, yaşayan bir organizma gibi… Onu sürekli takip eder ve elde edilen başarılara sığınıp rahatlamaz ve daha iyisi için devam ederseniz, kaçınılmaz olarak siz de onunla birlikte evrilirsiniz.

HELLO!: İstanbul’da sahne almaya hazırlanıyorsunuz… Bu şehirde konser vermek sizde nasıl duygular uyandırıyor?

N. Theodoridou: Bu, Türkiye’deki üçüncü konserim olacak. Şimdiye kadar kapalı konser salonlarında dinleyicilerimle buluştum. Ancak bu yıl Harbiye Açıkhava’nın o eşsiz atmosferini soluyarak sahne almak benim için ayrı bir heyecan ve mutluluk olacak. Açık havada, o güçlü enerjiyle dinleyiciyle buluşmayı sabırsızlıkla bekliyorum. Şehrinizi sadece sanatçı olarak değil kişisel olarak da ziyaret ediyor, buradaki arkadaş ve dostlarımı görüyorum. Nostaljik, büyülü havası olan bir şehir.

HELLO!: Türk dinleyicisinin size gösterdiği ilgiyi nasıl yorumluyorsunuz? Türkiye ile aranızda nasıl bir bağ hissediyorsunuz?

N. Theodoridou: Dinleyicilerin ilgisi ve sevgisi, bizim için adeta bir motivasyon kaynağı, tetikleyici bir güç. Onlardan aldığımız enerji, sahnede her seferinde daha iyisini yapmak için ilham veriyor. Türk dinleyiciler gerek Atina’da, gerek Selanik’te sahne aldığım programlarda beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Bu güçlü bağ sayesinde bu kez ben onların yanına, Türkiye’ye geliyorum. Onlarla kendi şehirlerinde buluşacak olmak benim için çok özel ve anlamlı.

HELLO!: Yalın ile çok beğenilen bir düet yaptınız, Harbiye’de konserinize gelerek sürpriz yapabileceğini de açıklayarak heyecan uyandırdı. Yalın ile buluşma nasıl gerçekleşti?

N. Theodoridou: Yalın, hayranlık duyduğum, son derece değerli bir sanatçı. Tanışmamız ortak bir dost aracılığıyla gerçekleşti. Kasım 2024’te beni İstanbul’daki konserine davet etti ve birlikte sahne aldık. Bu, benim için büyük bir mutluluktu. Bu vesileyle dostluğumuz başladı. Harbiye konserimde olası bir katılımı benim için büyük bir onur olur.

HELLO!: Türkiye’den takip ettiğiniz ya da müziğini beğendiğiniz başka isimler var mı? Türk müziğinin sizi en çok etkileyen yönü ne oldu? Bu müzikle kurduğunuz kişisel bağdan söz edebilir misiniz?

N. Theodoridou: Yukarıda da bahsettiğim gibi Yalın meslektaştan ziyade benim için bir dosttur; kendisini, müziğini, sahnesini takdir eder ve takip ederim. Ajda Pekkan ve Sezen Aksu da senelerce takip ettiğim, müziklerini dinlediğim meslektaşlarımdır. Onlarla da iş birliği yapabilmek benim için büyük onur olacaktır.

HELLO!: Sahne öncesi rutininiz nasıldır? O an gelmeden önce sizi dengeleyen ya da motive eden küçük ritüelleriniz var mı?

N. Theodoridou: Sahnemin olduğu günler tamamen müziğe adanmıştır. Adeta bir asker disipliniyle hareket ederim; çok az konuşurum. Mutlaka vokal çalışması yaparım ve beni onurlandırarak konsere gelen dinleyicilerin beklentilerine layık olabilmek için titizlikle hazırlanırım.

HELLO!: İstanbul konseriniz öncesinde sizi dinlemeye gelecek hayranlarınıza nasıl bir gece vaat ediyorsunuz?

N. Theodoridou: Büyülü bir gece olacak. İstanbul dinleyicisi çok sıcak ve dışa dönük… Hep birlikte büyük ve derin bir bağ kurup ruhlarımızı melodilerle dolduracağız. Hepimiz için unutulmaz bir gece olacağına inanıyorum.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo