Haber kapak görseli
Genel
4 dk okunma süresi
History Of War

Mussolini’nin Afrika saldırısı: Etiyopya işgalinin ardındaki Ascari’ler

İçeriği Paylaş

Mussolini’nin Afrika Saldırısı, Roma İmparatorluğu’nun görkemini yeniden canlandırma hayalinin önemli bir parçasıydı. 1935’te başlayan Etiyopya İşgali sırasında İtalyan ordusunun yanında savaşan Eritreli Ascari’ler, cesaretleri ve savaşçı kimlikleriyle tarihe geçti.

Faşizm, uyuşmazlıkların çözümü ya da çıkar sağlama aracı olarak savaşa ve şiddete karşı olmak anlamına gelen pasifizm doktrinini reddeder. Sadece savaş, tüm insan enerjisini en yüksek seviyeye çıkarır ve onun gerilimlerine göğüs germe cesaretini gösteren insanlara asalet damgasını vurur. Faşistler, hayatı bir görev, mücadele ve fetih olarak görürler.”

Benito Mussolini 1932’de bu sözleri yazdığında, iktidarda henüz on yılını doldurmamıştı. Ancak bu kısa sürede, hem İtalya’nın silahlı kuvvetlerini büyüttü hem de ulusal yaşamın merkezinde bir militarizm tutkusu oluşturdu.

Kendini Latincede lider anlamına gelen Duce olarak nitelendiren Mussolini 1922’de iktidarı ele geçirdiğinde İtalya kargaşa içindeydi. Birinci Dünya Savaşı’nda galip tarafta yer almış olmasına rağmen savaş ülkeyi neredeyse parçalanma noktasına getirmişti. İtalyan toplumu derin bir kutuplaşma yaşıyordu ve ekonomi berbat haldeydi. Bu şartlar altında Mussolini, orduyu güçlendirerek işsizliği azaltmayı ve ulusal gururu artırmayı umuyordu. Kısa vadede, bu hamle ona ülkesindeki rejim muhaliflerini ezerek daha büyük bir birlik duygusu yaratma konusunda yardımcı olacaktı. Öte yandan kendisi bu hamleyi uzun vadede, İtalya’yı Roma İmparatorluğu’na rakip olacak bir sömürge süper gücü haline getirmek için kullanmayı amaçlıyordu. Bu imparatorluğun başında ise kara gömlekli Sezar olarak kendisi yer alacaktı.

Mussolini, 1935 yılının Ekim ayına gelindiğinde bu vizyonunu gerçeğe dönüştürmeye hazırdı. Bu maksatla yarım milyon İtalyan askerini Habeşistan’ı (günümüzde Etiyopya) işgal etmek için o bölgeye gönderdi. Kuzeydeki Eritre ve doğudaki Somali’den sınırı geçen İtalyan orduları, yüzlerce tank ve uçak ile binlerce topa sahipti. Mussolini, Etiyopya’nın direnişini kırmak için zehirli gazın yaygın olarak kullanılmasını da emrettiğinden, İkinci İtalya-Etiyopya Savaşı tarihin en orantısız çatışmalarından biri oldu. 500.000 Etiyopyalı asker ve sivilin öldürüldüğü yedi ay içinde İtalyanlar bütün ülkeyi fethettiler. Mussolini’nin Etiyopya’yı fethetmek için kullandığı kuvvetler arasında, İtalya’nın Regio Corpo Truppe Coloniali (RCTC), yani Kraliyet Koloni Birliği’ne bağlı binlerce asker de vardı. İtalya’nın Eritre, Somali ve 1912’de işgal edilen Libya’daki sömürge topraklarından askere alınan kişilerden teşkil edilen bu Afrika birlikleri, 19. yüzyılın sonlarından beri İtalyan silahlı kuvvetlerinin bir parçasıydı. İtalyan subaylar ve astsubaylar tarafından komuta edilen RCTC, esas olarak modern Avrupa silahlarıyla donatılmış süvari, hecin süvar (develi süvari) ve piyade tümenlerinden oluşuyordu. Etiyopya’nın işgali sırasında, hafif topçu ve zırhlı araç birlikleri de RCTC’nin saflarına eklendi.

Muhtemelen İtalyan askerleri arasında yüksek kayıpları önlemek için, RCTC birlikleri bu sefer sırasındaki taarruzlarda sıklıkla kullanıldı. Bunun önemli bir örneği, Nisan 1936’daki Ogaden Muharebesi idi. Muharebe esnasında makul bir ilerleme kaydeden İtalyan Ordusu, bir süre sonra Birinci Dünya Savaşı’nın ünlü Alman tahkimatlı mevzilerine atfen “Hindenburg Duvarı” şeklinde nitelendirilen, Etiyopyalıların çok sağlam bir savunma hattıyla karşılaştı. Güney cephesinin komutanı General Rodolfo Graziani, İtalyan birliklerini bu mevziyi aşmak için görevlendirmek yerine, Etiyopya hattını kırmak için 20.000’den fazla Somalili ve Libyalı asker gönderdi. On gün süren şiddetli çatışmaların ardından 25 Nisan’da muharebe sona erdiğinde, 5.000 Etiyopyalı hayatını kaybetmiş, RCTC birlikleri ise 2.000 kayıp vermişti.

Güneyde bunlar yaşanırken, General Pietro Badoglio’nun komuta ettiği kuzey cephesindeki İtalyan kuvvetleri güneye doğru Eritre’den Addis Ababa’ya ilerliyorlardı. General Badoglio yaklaşık beşte birini RCTC birliklerinin teşkil ettiği 125.000 kişilik kuvvetiyle ülke topraklarını nispeten kolay bir şekilde ele geçirdi ve 5 Mayıs’ta Etiyopya’nın başkentini aldı. Addis Ababa’nın düşüşü savaşı fiilen sona erdirdi ve böylece İtalyan Doğu Afrika kolonisi doğdu. Somali ve Eritre ile birleştirilen Habeşistan, Mussolini’yi hayaline bir adım daha yaklaştırdı.

Addis Ababa’nın ele geçirilmesine yardımcı olan RCTC birliklerinin ezici çoğunluğu Ascari adı verilen Eritreli askerlerden oluşuyordu. Bu son derece yüksek motivasyonlu ve saldırgan askerler, RCTC’nin en iyileri olarak kabul ediliyordu. Ascari adı, eski Arapçada asker anlamına gelen kelimeden türemişti. Bu korkutucu savaşçıların savaş geleneği, 17. yüzyıldan 1885’te İtalya’nın Eritre’yi fethetmesine kadar Osmanlılar için savaşan ve “Başıbozuk” olarak adlandırılan gruba kadar uzanıyordu.

İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesinden ve 1941’de Müttefiklerin İtalyan Doğu Afrika’sını işgal etmesinden sonra, Eritreli askerlerden oluşan Ascari neredeyse efsanevi bir statüye ulaştı. Amedeo Guillet’in komutası altında, Gruppo Bande Amhara, Afrika Boynuzu’ndaki İngiliz kuvvetlerine karşı iki yıl boyunca yorulmadan bir gerilla savaşı yürüttü. Kötü şöhretiyle “Şeytan Komutan” lakabını kazanan Guillet’in komutası altında Eritreliler, gözü kara cesaretleri ve yiğitlikleriyle ün kazandılar. 1941 yılının Ocak ayında Eritre’nin Cheru kentinde meydana gelen ünlü bir olayda, sadece kılıçlar, el bombaları ve tüfeklerle bir İngiliz zırhlı koluna saldırdılar. Bu, tarihte, İngiliz birliklerinin tam teşekküllü bir süvari saldırısını püskürtmek zorunda kaldıkları son olaydı. Savaştan sonra, emrinde görev yapmış askerlerin kahramanlıklarını tartışırken Guillet, birlikleri hakkında şöyle dedi: “Eritreliler, Prusyalılara özgü her türlü kusurdan arınmış Afrikalı Prusyalılardır.” Bu, Avrupalı bir aristokrattan gelen gerçekten de büyük bir övgüydü.

Images: Alamy, Getty

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo