Haber kapak görseli
Genel
1 dk okunma süresi
History Of War

Nazi Almanyası ve din: Hitler’in kiliselerle çatışmasının perde arkası

Hitler resmi olarak inancını terk etmese de, Nazi yönetimi kısa sürede hem Protestan hem Katolik kiliseleri hedef alan sert bir politika benimsedi. Reich Kilisesi projesi, İtiraf Kilisesi’nin direnişi, Vatikan’la yapılan anlaşma ve Papa XI. Pius’un tarihi tepkisi…

Din Naziler için karmaşık bir problemdi. Alman nüfusunun neredeyse %60’ı Protestan’dı ve bunların da çoğu Alman Evanjelik Kilisesi çatısı altındaydı. Naziler 1933’ten itibaren bu yapıyı merkezi bir Reich Kilisesine dönüştürmeye çalıştı.

Ancak pek çok papaz bu girişimi hoş karşılamadı. Yaklaşık 5.000 muhaliften oluşan bir grup, Nazilerin din işlerine karışmasına karşı çıkarak İtiraf Kilisesini kurdu. Öte yandan, Almanya nüfusunun yaklaşık %30’unu kapsayan Roma Katolik Kilisesi daha da karmaşık bir meseleydi çünkü liderleri Almanya’da değil, Roma’daydı.

Başlangıçta Hitler Katoliklerle işbirliği yaparak Vatikan’la bir anlaşma imzaladı. Papalık Nazi iktidarını tanıdı, karşılığında Naziler de Almanya’daki Katolik Kilisesinin işleyişine karışmayacağına söz verdi. Ancak Naziler Katoliklere karşı düşmanca tutumlarını sürdürdü ve 1934’teki meşhur Uzun Bıçaklar Gecesi’nde Fritz Gerlich gibi önde gelen bazı dini figürleri katlettiler.

İlişkiler 1937’de tamamen bozuldu. Papa XI. Pius, artan Nazi baskısı karşısında Katolik Kilisesinin daha fazla sessiz kalamayacağına karar vererek piskoposlarına bir mektup yazdı ve Nazilerin Katolikliğe yönelik tutumunu eleştirdi. Tahmin edileceği üzere Naziler bu girişimi hoş karşılamadı. Alınan sert önlemler, 1939’a gelindiğinde Katolik Kilisesinin Almanya’daki etkisini büyük ölçüde azaltmıştı. Kilise Üçüncü Reich’a karşı hiçbir zaman etkili bir direniş gösteremedi.

Ludwig Müller, 1933 yılında Almanya Piskoposu olarak atandı.

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo