Haber kapak görseli
Genel
6 dk okunma süresi
İstanbul Life

Nevşah Fidan Karamehmet’ten kadınlara ilham veren efsane gösteri

Davranış Bilimleri üzerine eğitim veren, insanların düşünce alışkanlıklarını değiştirerek yaşamlarını dönüştürmelerine yardımcı olan ve “Yaşamı Ustaca Yaşama Eğitimleri” düzenleyen Nevşah Fidan Karamehmet, bu kez tek kişilik sahne şovu “Efsane Gösteri!” ile izleyenlerin karşısında. “İyi bir oyuncu olduğumu biliyordum” diyen eğitmen, erkeklerle kadınlar arasındaki ilişkilerin karmaşıklığına odaklandığı bu gösteride izleyenlere eğlenceli anlar vaat ediyor.

Davranış bilimleri, yaşamı ustaca yaşamak ve kendini dönüştürebilmek, yazarlık.... Tüm bunları başarıyla gerçekleştirdikten sonra, tek kişilik oyununuz “Efsane Gösteri!” ile sahnedesiniz. Bu girişimi neden istediniz?

Ben yaşam amacını, burada olma sebebini net bir şekilde kavramış, yeteneklerinin, zekâsının ve yaratıcı gücünün farkında bir kadınım. 25 senedir, öğrettiklerimi, elbette kendimde uyguluyorum ve yaşamımın tüm alanlarında emin adımlarla ilerliyorum. Kafasına koyduğu her şeyi gerçekleştirebilen, bu nedenle çoğunluğun ilham aldığı bir kadınım. Diğer kadınlara örnek olmak, onlara rehberlik, liderlik etmek ve bunu yapmak isteyen kadınlara yol göstermek, benim dünyada olma sebebim. NFK-Efsane Gösteri! de tam olarak bu amaçla ve aslında biraz kendiliğinden, vakti geldiği için çıktı ortaya. Yetenekli bir oyuncu olduğumu biliyorum. Yıllardır, eğitimlerimde, konuşmalarımda, kendi yaşamımdan örnekler vererek hem rolden role, duygudan duyguya giriyorum hem de öğrencilerime “İleri Seviye Mucize Kursu”nda, duygusal arınma yolculuğunda belli duyguların içine girmelerine destek olarak arınmalarını sağlıyorum. Bir yanda da kitaplarım var. Bu sayede, benim için senaryo yazmak, kendi yaşamımdan esinlenerek, mizah yapmak hiç zor olmadı; çünkü zaten eğitimlerimde de mizah yapıyorum. Anlattığım hikâyeleri, tek bir senaryoya dönüştürdüm profesyonellerden destek alarak, Londra’da müthiş bir ekip kurdum ve bir prodüksiyona dönüştürdüm.

“HAYATI YÜZDE 100’ÜMÜ ORTAYA KOYARAK YAŞIYORUM”

Sahnede kendinizle dalga geçip, ironi yaptığınız yerler olmasına rağmen her konuda çok iddialı duruyorsunuz. Gerçekten iddialı mısınız? İddianız nedir?

Ben bu yaşamda kendimi gerçekleştiriyorum ve bunu yüzde 100’ümü koyarak yapıyorum. Yaşamımın her anını dolu dolu, anlamlı bir şekilde, üreterek, yaratarak, neşe ve ilham içinde, yüzde 100 tatmin, sağlık, güzellik içinde yaşıyorum. İnsanı kendisi olmak ve özgürce yaşamak, içinden gelen her şeyi yapmak, geriye baktığında tek bir pişmanlığının bile olmaması, ‘’yine olsa yine yapardım’’ diyebilmesi, öyle tatmin ediyor, ruhunu öyle doyuruyor ki, bunun, o seviyede yaşamayan, istediklerini yapamayan, kendini kısıtlayan, “elalem ne der’’ kaygısı ise, kendi için değil, tribünler için yaşayan insanların anlama ihtimali yok. Başkalarının bana “iddialı” demeleri hem çok normal hem de güzel. Elbette. Kendisini limitleyen ve içinden geldiği gibi yaşamayan, kapasitesini sonuna kadar kullanmayan bir insan, bunu yapana baktığında, elbette iddialı, fazla güçlü, yüksek egolu bir tip görecek. Bunu söyleyenler, kapasitelerinin, güçlerinin yüzde 10’unu bile kullanmıyor.

Neden bu gösteriyi yaptınız?

Çünkü vakti gelmişti. Çünkü gerçekten kadın olmanın ne demek olduğunu anlatmam gerekiyordu. Kadın ama güncellenmiş bir kadın; sahip olduğu gücün farkında olan, yaşam enerjisiyle bağlantı kurabilen ve gerçek potansiyelini gerçekleştiren kadın. Ona “Yeni Nesil Kadın” demek istiyorum. Aslında bu kadın fabrika ayarlarına geri dönmüş, doğal ritmindeki kadim kadındır.

Peki, ne oldu da ayarlarımız bozuldu?

Biz kadınlar küçüklüğümüzden itibaren nasıl davranmamız gerektiği konusunda katı bir eğitim görürüz. “Öyle yapma”, “öyle oturma”, “öyle konuşma”, “her lafa atlama”, “kibar ol”, “az konuş”, “alttan al”, “yumuşak başlı ol”, “çok iddialı olma”, “göze batma”, “başkalarına öncelik ver”, “önce aileni düşün” ve daha neler neler… Bu katı eğitim ve zorlamalar doğal yazılımımızı bozar, üzerine virüslü bir program gibi adapte olur ve zihnin işleyişini değiştirir. Kadın, kendi öz benliğinden, potansiyelinden, yaratıcı gücünden uzaklaşır, kaybolur. Eril dünyanın eril enerjisine boyun eğmiş ya da o enerjiye uymaya çalışırken kendini kaybetmiş kadınlar haline gelirler ki, tatminsiz, mutsuz ve hastadırlar artık. Kendi şifa güçlerinden bile yararlanamazlar. Kadın sanki kendini yaşamaya gelmemiş de, topluma, ailesine, kocasına hizmet etmek için var edilmiştir! Ancak orijinal yazılım kadının her zaman içindedir. Tek yapması gereken bir antivirüs programıyla zihnini formatlamak ve orijinaline geri dönmektir. Özüne dönen kadın sezgilerini kullanabilir, mantıksal bir açıklama yapmadan “sadece bilme” konusundaki o esrarengiz yeteneğini keşfedebilir, yeteneğini geliştirir, yapmaktan ziyade olmak yolunda ilerler. Binlerce yıllık kadim kadın bilgeliğinin kaynağına varır. İşte “Yeni Nesil Kadın”, orijinal yazılımına dönen kadındır. Ve her kadının bu öze, orijinal yazılıma ulaşabileceğini vaat ediyorum.

Ben bunu kendi yaşam yolculuğumda zor yoldan öğrendim. Birçoğunuz gibi ben de derinbağlar, nişanlar ve hatta evlilikler yaşadım ve bunların dağılmasını izledim. Her bir dağılmada bir parçamı kurtarıp, üzerine yeniden kendimi inşa ettim. Bu inşa sırasında virüslü tuğlaları atıp, yerine özümden aldığım orijinal taşları yerleştirdim. Kolay olmadı; yüzlerce eğitim, onlarca mentor, binlerce kitap bana yardım etti. Bu oyun, benim parçalarıma ayrılıp tekrar birleşmemin ti’ye alınmış bir hikâyesidir. Bu deli dolu kadın aslında “Yeni Nesil Kadın”ı var etme yolculuğunu yaptı ve bu yolculuğa çıkmaya cesaret edemeyen binlerce kadını yüreklendirmek için yaşamını tüm dürüstlüğü ve çıplaklığıyla bu oyunda gözler önüne seriyor. Finalde “olduğum kadın” sizlerin de tanımasını istediğim kadındır: “Yeni Nesil Kadın.”

Efsane Gösteri! ile ilgili ne tür planlarınız var?

Avrupa’da ve Türkiye’nin birçok ilinde gösteriyi bekleyenler var. Ekim sonu Türkiye turnesi, Kasım’da Avrupa turnesi bekliyor beni.

Bir yandan da uluslararası çapta çalışmalar, girişimcilik, yazarlık, sahne... Tüm bunlar el ele nasıl yürüyor?

Ben her işimi, kendimi hazır hissettiğimde gerçekleştiriyorum. Önce ben çözüyorum, sonra benim çözdüğüm durumlar başkasına da fayda sağlıyor. Örneğin “İlişki Bilinci” adlıkitabımı birçok ilişkisi olmuş, en sonunda ruh eşini bulmuş, 15 senedir her anına şükrettiği bir evliliği olan bir kadın olarak yazdım. 20 sene önce yazamazdım. Henüz kendi ilişkilerimi yürütemezken, kime ilişki konusunda rehberlik edebilirim ki? Veya bir girişimci olarak başarılı olduğum şirketlerim ve başarılı yatırımlarım olmasa, “İş Yaşamında Ustalık” adlı eğitim yolculuğunu sunmazdım.

“MANİFEST ETMEK ERKEKLERE AİT BİR DURUM”

Yeni bir kitabınız var. Konusu nedir?

Bu ay Amerika’da yayınlanacak kitabım “Next Level Woman: Burn The Rulebook, Build Your Empire”, isminden de anlaşılacağı üzere kadınlara sesleniyor ve onlara cesur bir çağrı yapıyor: “Bildiklerini unut!”

Hayatta başarılı olmak için bugüne kadar bize öğretilen tüm formüller aslında erkekler tarafından yazıldı. Bu kurallar, erkeklerin nasıl başarılı olacaklarını anlatıyor; oysa kadın için geçerli değiller. Ben bu kitapta diyorum ki: “Erkeklerin koyduğu kuralları bırak, beni dinle. Çünkü ben bunu başarmış bir kadınım.”

Örneğin; manifestatio’ kelimesi kadınlarla ilgili değil. Erkekler “manifest” eder çünkü onların yaratıcı gücü yoktur. Onlar hedef koyar, plan yapar, aksiyonla sonuç alırlar. Bunun için de koçluk gibi meslekler ve sistemler geliştirmişlerdir. Ama kadın “manifest” etmez, yaratır. Çünkü rahmi vardır. Bedeninde bir canlıyı yaratma mucizesine sahip, “Yaradılışa eşlik eden” bir varlıktır. Kadın var oluşunda, doğrudan Yaradan’la ve evrensel yaşam enerjisiyle bağlantıdadır.

Ne yazık ki günümüzde birçok kadın, erkek gibi çalışmaya, sürekli çabalamaya inandırılmış durumda. Bu da kadınları yalnız, mutsuz ve hasta yapıyor. Oysa kadın, ancak kendi doğasına uygun formüllerle başarılı olabilir. Next Level Woman işte bu unutulmuş formülleri hatırlatıyor. Kadınlara şöyle diyor: “Erkek sistemlerini bırak. Bir kadın gibi; zarafetle, az ama öz çalışarak, bolca dinlenerek, içindeki yaratıcı güce dönerek hayatını bir mucizeye çevirebilirsin. Dilediğin her şeyi, varoluşunun yaratıcılığıyla yaratabilirsin.”

© 2025 bmag - Tüm hakları saklıdır.

Iyzico ile ÖdeIyzico Logo