
Normandiya’nın ele geçirilmesi
Jonathan Gordon
Fransa’nın kurtuluşu aslında garanti değildi. D-Day’in (harekâtın başlama günü) yaklaştığını herkes biliyordu: Amerikalılar, İngilizler, Fransızlar ve en önemlisi de Naziler… Aylardır Müttefik Devletler çıkarmanın nerede yapılacağına dair sahte istihbaratlar yayıyordu ama bir çıkarmanın olacağı kesindi.
Belirsiz olan şey, bu harekâtın ne kadar başarılı olacağıydı. İkinci Dünya Savaşı’yla ilgili Normandy ‘44 ve Big Week gibi birçok kitap yazan tarihçi James Holland, sürecin adım adım ilerlediğini söylüyor. “D-Day’de en büyük öncelik başarısız olmamaktı. Bu hedef her şeyin önündeydi.” diyor. “Evet, kimse çıkarma cephesinde planlanan başarıyı tam anlamıyla elde edemedi ama insanlar D-Day’in hedeflerine fazla odaklanmış durumda.”

Holland’ın bahsettiği şey, belli başlı toprakların alınamamış olması. Örneğin, Amerikan birlikleri Carentan’ı, İngiliz ve Kanadalılar Caen’i almak istiyordu. Bu hedeflere sonraki gün ve haftalarda ulaşılacaktı ama ilk günden gerçekleşmediler. Almanların işgale verdiği karşılık yavaş ve tutarsız olmasına rağmen arazi oldukça zorluydu. Londra ve Washington’da kim ne kadar homurdanırsa homurdansın, D-Day’in birinci hedefi yerine getirilmişti. “Herkes iç bölgelere girdi, herkes bir tutunma noktası sağladı, kanatlar güvenceye alındı.” diye açıklıyor Holland. “Kim ne derse desin, D-Day inanılmaz bir başarı ve taktiksel bir sürprizdi.”
Bu tutunma noktasını elde ettikten sonra Müttefik Devletler “Büyük Savaş” yaklaşımını uygulamaya koyabildi: 150.000 askerle açtıkları yolu ellerindeki her türlü tıbbi, mekanik, lojistik destek, hava ve deniz desteğiyle takviye ettiler. “Burada bir yarış söz konusu çünkü Müttefikler maddi açıdan ezici bir üstünlüğe sahipti.” diyor Holland. “Bundan en ufak bir şüphe yok. İngiltere’de milyonlarca asker, yüz binlerce araç, binlerce tank ve top, hava kuvvetleri mevcuttu. Ama tek seferde ya da iki seferde ne kadarını karşıya geçirebileceğiniz, deniz taşımacılığının sınırları yüzünden önemli bir faktör.” Öyleyse, Almanya karşı saldırıya başlamadan önce Müttefikler bu kaynakları Manş Denizi üzerinden Fransa’ya taşıyabilecek miydi?

Neyse ki Fransa genelinde düzenlenen bombardımanlar ulaşım ve iletişim altyapılarını çoktan harap etmişti. Ebette çıkarmanın Normandiya’da yapılacağını belli etmemek için bombardıman hedefleri geniş bir alana yayılmış, bu da Alman tepkisini yavaşlatmıştı. Ama artık D-Day başladığına göre Müttefikler çok daha hassas ve nokta atışı hareket edebilirdi.
“D-Day geldiğinde artık sır kalmaz, yani geniş bir alanda hareket edip tüm olasılıkları kapsamak ve düşmanı şaşırtmak zorunda kalmazsınız. Artık çıkarmanın Normandiya’da olacağı belli olduğuna göre dikkatinizi Normandiya’ya giden yollara verebilir, oraya yönelen Alman birliklerine odaklanabilirsiniz. Gündüz vakti harekete geçtikleri an, avcı uçakları ve bombardıman uçakları onları darmadağın edebilir.”

Bu yaklaşımın başarısını anlamak için, işgal başladıktan sonraki ilk iki haftada Müttefiklerin Normandiya’da sıfırdan inşa ettiği 12 havaalanını örnek vermek yeterli. Bu sayede bombardıman uçaklarının uçuş süresi ciddi oranda azaldı. Bütün bunlar, Normandiya’da kontrolün artık Müttefiklerin elinde olduğunu gösteriyordu. Ancak Almanların tepkisi kendilerinden beklenmeyecek şekilde gerçekçilikten uzaktı. Bu yüzden savaş gittikçe yıpratıcı ve sancılı bir hale geldi.
“Almanların tepkisi garip ile gerçekten kötü arasında değişiyordu. Nasıl iş çıkardıklarına bakarsanız, daha kötüsünü yapamazlardı.” diye özetliyor Holland. “D-Day’den önceki süreçte yapılan bazı varsayımlar daha önce Almanlarla yaşanan çatışmalara dayanıyordu. Bu varsayımlar, ilk tutunma sağlandıktan sonra Almanların kademe kademe geri çekileceklerini öngörüyordu.”
Ama Hitler’in başka bir planı vardı: Almanların sahile yakın savaşması gerektiğine karar vermişti. Her metrekare için mücadele edeceklerdi. Aslında bu çok mantıksız çünkü bu yüzden Normandiya harekâtının büyük bölümünde Almanlar denizdeki savaş gemilerinin menzilinde kaldılar. Oysa geri çekilseler böylesine büyük bir ateş gücüyle yüzleşmeleri gerekmeyecekti.” Ama adım adım geri çekilmek yerine Almanlar mevzilerini korumaya çalışınca savaş yavaşladı ve iş inada bindi.

“Müttefik Devletlerin Normandiya’daki çabalarına neden pek olumlu bakılmadığını merak ediyorsanız, bunun nedeni Haziran ve Temmuz boyunca çok fazla ilerleme kaydedilmemiş gibi görünmesidir.” diyor Holland. “Ama aslında çok iyi iş çıkardılar çünkü cepheye ulaşan o çok kritik panzer birliklerini sürekli yıpratıyorlardı ve bu birliklerin organize bir karşı saldırı düzenlemesine hiç izin vermediler. Panzerler bunu başarsaydı çok tehlikeli olabilirlerdi.”
Yurt içinde artan eleştirilere rağmen Eisenhower ile Montgomery durumu kontrol altında tutmayı başardı ve sahadaki askerler büyük cesaret sergiledi. “Sonuçta, 1944 yılında ister Alman ister Amerikalı ister İngiliz olun, son derece güçlü ve ölümcül silahlara karşı savaşmak başlı başına tehlikeli bir işti. Ne kadar yoğun ateş desteğiniz olursa olsun, ön cephedeki birliklerin yine de ilerlemesi gerekiyordu. Siperlerinden ve gizlendikleri yerlerden çıkıp açık arazide düşman ateşi altında ilerlemeleri gerekiyordu. Bu aşırı tehlikeli bir iş. Pek çok insan yaralanıyor ve ölüyordu. Buna rağmen kayda değer bir ilerleme kaydetmek son derece zordu.”

Tanınmanız gerekenler
1.Bertram Ramsay
Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutan Yardımcısı
Ramsay, 1938’de emekli olduktan sonra Winston Churchill’in isteğiyle donanmaya geri döndü ve Manş ötesi askeri trafiğin savunmasıyla görevlendirildi. Daha sonra Dunkerque tahliyesi ve Normandiya çıkarmasının komutasını üstlendi.
2.Arthur Tedder
Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutan Yardımcısı
RAF’te hava kuvvetleri mareşali olarak görev yaparken, Ocak 1944’te Eisenhower’ın yardımcısı olarak Müttefik Seferi Kuvvetleri Yüksek Komutanlığına katıldı. Sicilya ve İtalya işgallerinde Eisenhower ile çalışmıştı.
3.Dwight D. Eisenhower
Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı
Eisenhower, planlama ve organizasyon yetenekleriyle ABD silahlı kuvvetlerinde hızla yükseldi. Overlord Harekâtı’na katılan tüm kuvvetlerin yönetimi ve koordinasyonundan sorumluydu.
4.Bernard Montgomery
Kara Kuvvetleri Başkomutanı
Tartışmalı bir figür olmasına rağmen D-Day ve Overlord Harekâtı için kara kuvvetlerinin komutasına getirildi. Amerikan, İngiliz ve Kanadalı kara birliklerinin Normandiya’daki genel hedeflerini planlayan kişiydi.
5.Trafford Leigh-Mallory
Hava Kuvvetleri Başkomutanı
Ağustos 1943’te Normandiya planlamasına katıldı. D-Day öncesi Alman takviyelerini engellemek için bombardıman planlarını hazırladı. Çıkarma sonrasında ise kara birliklerini desteklemek üzere orduyla koordineli çalıştı.
Görseller: Getty Images (pilots, US infantry Omaha beach)












